İflasın anatomisi: Neden çöktüler?

Tarih boyunca onuruyla, inancıyla ve yiğitliğiyle anılan mazlum Kürt halkı, son on bir yıldır ruhsuz yapının elinde tarihin en büyük trajedisini yaşıyor.

DOĞRUHABER Gazetesinin analizi:

Kırk yıllık bir kan ve nefret siyasetinin sonunda PKK’nın vardığı nokta, sadece askeri bir mağlubiyet değil, topyekûn bir zihniyet iflasıdır!

Onca yıl "halkların özgürlüğü" maskesiyle yürütülen bu kirli savaşın finalinde; ellerinde kalan tek şey, darmadağın olmuş bir hayal ve emperyalist güçlerin masasında meze edilmiş bir örgütsel yapıdır. Dağlarda verdikleri sözde mücadeleyi, Suriye’nin düzlüklerinde birer "paralı asker" olarak tamamlayanlar, bugün teslim bayrağını çekerken aslında kendi halkına verdikleri zararın hesabını verememenin de ezikliğini yaşıyorlar. Kendi çocuklarını dahi ateşe atmaktan çekinmeyen bu yapı, sığındığı okyanus ötesi güçlerin kendilerini ilk fırsatta feda edeceğini anlayamayacak kadar basiretsiz çıkmıştır. 40 yılın özeti; boşa giden on binlerce can, hüsranla biten ideolojik fanteziler ve asil bir halkın sırtına saplanan ihanet hançeridir!

Bu yalancılar kapımıza geldiği zaman bunun hesabını sormayacak mıyız?

Suriye’de dış güçlerin gölgesinde bir "fantezi dünyası" kurmaya çalışan PYD, bugün kendi yarattığı enkazın altında kalmıştır. 11 yıldır verilen sınırsız desteğin 11 günde buharlaşması, bir "kahramanlık" hikayesinin değil, bir "proje" iflasının öyküsüdür. Nerede askerlerin? Nerede o övündüğün savaşçıların, silahların? Nedir bu arkana bile bakmadan cephelerden kaçışların?

PYD, bölge halkının ruhuna, dinine ve geleneklerine aykırı bir ideolojik gömlek dikmeye çalıştı. Ancak zorla silah altına alınan çocuklarla, yabancı güçlerin gölgesinde ve halka zulmederek kurulan bir yapı; gerçek bir orduyla karşılaştığında 11 yıllık birikimini 11 günde terk etmek zorunda kaldı. Çünkü kökü dışarıda olanın, toprağa tutunması imkansızdı!

İflasın Anatomisi: Neden Çöktüler?

  • İdeolojik Fanatizm: Bölge halkına yabancı, Marksist-Leninist temelli ve tepeden inme bir ideolojiyi zorla dayattılar.
  • İnanç ve Gelenek Düşmanlığı: Coğrafyanın bin yıllık İslam geleneğine, aile yapısına ve aşiret hukukuna savaş açtılar.
  • Çocuk Savaşçılar Utancı: Kendi ideolojileri için küçük çocukları ailelerinden koparıp cepheye sürecek kadar alçaldılar.
  • Halkı Ateşe Atmak: "Halk savaşı" yalanı altında, savaştan anlamayan sivilleri profesyonel orduların önüne sürerek katliamlara kapı araladılar.
  • Batılı Fanteziler: Ortadoğu’nun gerçeğini değil, Batılı efendilerinin duymak istediği seküler masalları sahada uygulamaya çalıştılar.
  • Stratejik Ahmaklık: ABD desteğinin sonsuz olduğunu sanıp, kullanıldıktan sonra kenara atılacak birer piyon olduklarını göremediler.
  • Düzenli Ordu Olamamak: Silah yardımıyla milislik yapmayı ordu kurmak sandılar; hiyerarşi ve disiplinden yoksun bir yapıdan öteye geçemediler.
  • Gerilla Yalanı: Yıllardır "gerilla eğitimi" aldıklarını iddia etmelerine rağmen, profesyonel bir güç gördüklerinde savaşmayı hatırlayamayacak kadar beceriksizleştiler.
  • Halka Zulüm: Bölgedeki Arap, Türkmen ve hatta kendilerinden olmayan Kürtleri zorla göç ettirip mülklerine çöktüler. Arapların şehirlerini işgal ettiler.
  • Sürekli Kaçış Modu: Savunma hattı kurmak yerine, bedel ödememek için her çatışmada bölgeyi terk edip kaçmayı gelenek haline getirdiler.
  • Kürtlere İhanet Suçlaması: Kendi akılsız stratejilerine destek vermeyen her Kürdü "hain, satılmış, ajan" olarak yaftalayıp, halkı kendi içinde böldüler.
  • PR Balonu: Kendilerini dünyaya "yenilmez" diye pazarlayıp, sahada ilk kurşunda dağıldılar.
  • israil Dostluğu: Müslüman coğrafyasında işgalci siyonistler ile saf tutarak tüm bölge halklarının nefretini ve öfkesini kazandılar.
  • Acziyet ve Ağlama Kültürü: Sıkıştıkları her an "siviller ölüyor" edebiyatı yaparak halkı yardıma çağırdılar. Bir askeri yapının sivilin arkasına saklanması korkaklığın zirvesidir!

Bedel Ödemeden Terk Edilen Topraklar

PYD, kurulduğu günden beri hiçbir bölgeyi kanıyla, canıyla değil, birilerinin ricasıyla almıştır; o destek kesildiğinde ise arkasına bakmadan kaçmıştır:

  • Afrin: "Aşılmaz kalemiz" dediler, harekât başlayınca lider kadro ilk uçakla kaçtı.
  • Resulayn ve Tel Abyad: Tüneller kazdılar ama içinden sadece kaçmak için çıktılar.
  • Son Çöküş: Bugün Tel Rıfat’tan Münbiç’e, Fırat’ın doğusuna kadar her noktada aynı panik hâkim. Haseke, Kamışlı, Kobani… Buralarda da ancak Amerika’yı devreye sokarak, ağlayıp sızlayarak kirli antlaşmalarla tutunabildiler! Bir taraftan kahramanlık masalları, diğer taraftan ölüyoruz, bitiyoruz, katliama uğruyouz ağlayışları! Siz nasıl bir mahlûksunuz savaşta ölünce ağlıyorsunuz? Adı üstünde savaş ya ölür ya da öldürürsün! Ağlamaya utanmıyor musunuz?

Tarih boyunca onuruyla, inancıyla ve yiğitliğiyle anılan mazlum Kürt halkı, son on bir yıldır bu ruhsuz yapının elinde tarihin en büyük trajedisini yaşıyor. Kahramanlığıyla nam salmış bir halkın evlatları; ne idüğü belirsiz bir ideolojik fantezinin, okyanus ötesi hesapların ve köksüz bir sosyalist hayalin kurbanı edilmiştir. Kürdün dinini ondan koparınca işte böyle avare bir hale getirdiniz!

Bir Halkın Kimliğini Çalmanın Bedeli

Kürt halkı dindardır, geleneklerine bağlıdır, namusuna düşkündür. Ancak bu yapı, bu halkın camisini, inancını ve bin yıllık değerlerini hedef alarak işe başladı. Kendi halkının kutsallarına söven, sapkın akımlara meze eden, ona yabancı bir gömlek giydirmeye çalışan bu zihniyet; Kürtleri bölgenin asıl unsuru olmaktan çıkarıp, küresel güçlerin elinde bir "piyon" haline getirdi.

Kürt halkı zilleti hak etmiyor!

Bunlar, bu asil halkın ismini kullanarak girdiği her yerden kaçarak, Kürt kimliğine "firari" damgası vurmaya çalıştı. Namuslu Kürtleri "hain" diye yaftalayanlar, her yenilgide sivil halkın arkasına saklanıp mazlumu canlı kalkan yaptılar. Bu asil halkı savunmasız bırakıp kaçmak kahramanlık değil, korkaklıktır! 11 yıllık birikimi 11 günde terk edip giderken, geride bıraktıkları tek şey gözü yaşlı analar ve harabeye dönmüş şehirlerdir.

Bu halkın geleceğini çalanlardan, çocukları sapan taşından koparıp kurşunların önüne atanlardan, bölgeyi İsrail’in ve emperyalizmin oyun sahasına çevirenlerden elbet hesap sorulacaktır. Kürt halkı; kendisine zulmeden, kendisini dünyadan izole eden ve inancıyla kavgalı olan bu yapıya mahkûm değildir!

Afrin’den Münbiç’e, Haseke’den Kobani’ye... Hani nerede o öve öve bitiremediğiniz savaşçılarınız? Yoksa LGBT'cilere yardıma mı gittiler? Ekolojik dengelerle mi uğraşıyorlar? Moderniteyi mi tartışıyorlar? Aslında bütün bunlar bu kof ideolojinin iflasıdır!

Bir halkın en büyük trajedisi, temsil iddiasıyla ortaya çıkanların o halkın ruhuna hançer saplamasıdır. Müslüman Kürt halkını "ajanlık" ile suçlayanların, bugün kimlerin piyonu olarak sahada savrulduğu ayan beyan ortadadır. Bunlar sadece kendi ideolojik bekasını düşünerek bütün bir halkın geleceğini ateşe vermiştir.

Kürtler artık sizin gerçek yüzünüzü tanıdı, size uydukları her anın kayıp ve zarar olduğunun farkına vardı. Kof ideolojilerinizin Kürtleri nasılda ABD’nin ve siyonizmin piyonu haline getirdiğini ve Kürtleri onların siyasi çıkarları uğruna nasılda kurban ettiğini herkes ama özellikle de Kürtler gördü. Artık kapısına gittiğinizde size inanacak Kürtler yok, sizden geçmişin ve bugünün hesabını soracak Kürtler var!

Yorum Analiz Haberleri

Zamanın matematiği, imanın ağırlığı ve asabiyetle yüzleşme
Tarihî Kudüs tecrübesiyle bugünün krizlerini okumak
“Şeriatın kestiği parmak acımaz”
Gazze’de teknokrasi değil küresel vesayet
Kadim terbiyeden çağdaş ihmalkârlığa geçiş