HAKSÖZ-HABER
İsmail Ceyran Haksöz için hazırladığı yazısında merhamet kavramının günümüzde nasıl bir "istikamet kaybına" uğratıldığını ve fıtratın korunması gerekliliğini analiz ediyor.
Ceyran, çocukların güvenliğini, aile yapısını ve ilahi nizamı hedef alan ideolojik sapmalara karşı vicdani bir sorumluluk hatırlatması yaparak, her duyarlı bireyi hakikati haykırmaya davet ediyor.
Ceyran yazısında, "kekeme dillerin" sustuğu bir dönemde, yaratılış gayemize sadık kalmanın sadece bir tercih değil, yarınlarımıza karşı ödenmesi gereken bir iman borcu olduğunu vurguluyor.
***
Hayvan sevgisinden ideolojik sapmaya: Fıtratın aşındırılması
İsmail Ceyran
Bugün yaşadığımız sorunların temeli çok daha öncelere dayanıyor. "Vehim merkezli düşünce ufku," Allah Teâlâ’yı hayatın merkezinden ve müdahale alanından tecrit ederek insanı sahte bir gururla taçlandırmıştı. Şimdi ise o sahte taç, bizzat onu var eden seküler aklın eliyle insanın başından sökülüp alınıyor. İnsanı hayvandan ayıran o müstesna şuur ve mesuliyet makamı, türcülük safsatasıyla yerle bir edilirken, Ahsen-i Takvîm hakikatine kurulan tuzaklar her geçen gün daha da derinleşiyor. Bu tablo, yalnızca sosyolojik bir değişim değil; yaratılışın kusursuz dengesine ve ilahi nizama yönelik topyekûn bir başkaldırıdır.
Allah Teâlâ, insanı varlığın öznesi ve yeryüzünün halifesi olarak yaratmıştır. Ancak bu ulvi makam, bugün uydurma kavramlarla adeta bir suç mahalli gibi gösterilmek isteniyor. Varlığın merkezine vahyi değil de dürtü merkezli bir duyarlılığı yerleştirenler, insanın hukukunu zayi ederken merhameti de asıl mecrasından koparıyorlar. Ne hazindir ki bu tehlikeli ve sapkın gidişata karşı ses yükseltmesi gereken pek çok etkili ismin "kekeme bir dil" kullandığına şahitlik ediyoruz. Hakikati haykırması beklenenlerin bu tutukluğu, ifsadın önünü açmakta ve toplumsal vicdanı korumasız bırakmaktadır.