Uçakta yer alan 18 Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
Aktivistlerden Halil Erdoğmuş, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, seyahatlerinin Barcelona'dan başladığını ve 65 gemiyle yola çıktıklarını belirtti.
Erdoğmuş, yolculuğun dördüncü gününde gece saat 12.00'ye doğru birden alarm verildiğini ifade ederek, "Anlamadığımız şekilde birden yabancı askerler geldi. Tahayyül edemedik, İsrail askerlerinin Avrupa'nın ortasında, uluslararası sularda bizim gemimizden bizleri alabileceğini o kadar da hayal edemiyorduk. İsrail, eğer Avrupa'nın ortasına kadar gelip, uluslararası sularda 50'den fazla milletten insanı teröristçe bir korsan yaklaşımıyla teslim alabiliyorsa burada çok büyük sorun vardır. Burada Avrupa'nın tekrar güvenliğini gözden geçirmesiyle ilgili Sumud'un başardığı muazzam bir olgu vardır. Sumud demek ki o kadar korku verdi ki İsrail'e, kendisinden binlerce kilometre uzakta ancak engelleyebileceğini düşündü." diye konuştu.
İsrail ordusu tarafından alıkonulma anlarını anlatan Erdoğmuş, şöyle devam etti:
“Aldıkları andan itibaren onların belki o kitaplarında, inanışlarındaki gibi hayvan muamelesi yaptılar tüm arkadaşlarımıza. Bazı arkadaşlarımız çok büyük darbeler aldı. Onlar orada, iki tanesi gemide el konuldu. Şu anda onların hayatlarından endişeliyiz, Brezilyalı ve İspanyol iki arkadaşımız... Bizi, bir gemi hapishanesine koydular. Orada üç konteynere tıktılar adeta. Her tarafı ıslatmışlardı. Gece boyunca sabaha kadar tir tir titredik. Üzerimizde kıyafetlerimiz, üstümüzü koruyacak şeylerimiz yoktu. Birçok arkadaşımızın ayakkabısı, çorabı yoktu.”
Erdoğmuş, kendilerini esir alan askerlerin yiyecek olarak su ve kuru ekmek getirdiğini söyledi.
Bunların önlerine atıldığını belirten Erdoğmuş, "Hayvana atmazsınız. Kedinize, köpeğinize o kadar rezilce muamele yapmazsınız. Bugün buradan Türkiye'deki Musevi dostlarıma da sesleniyorum. Acaba kendi ırklarına bunu yakıştırabiliyorlar mı? Bu kadar kanunsuz, hırsızca ve soysuzca yapılmış muameleyi kendilerine yakıştırabiliyorlar mı?" diye sordu.
Aktivist Ali Deniz ise esir alındıklarında yaşadıkları kötü anları umursamadıklarını dile getirdi.
Bunların Gazze'deki masum insanların yaşadığı bir ana bile bedel olmayacağını ifade eden Deniz, "Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere tüm devlet yetkililerimize, bürokratlarımıza buradan filo adına minnetlerimizi, şükranlarımızı söylüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Sabahın ilk saatlerinden itibaren biz her ne kadar akşama doğru Yunanistan'ın havalimanına vardıysak da bizim oradaki büyükelçimiz ve ekibi sabahtan bizi karşılamak için orada ayakta bekliyordu. Bizi uçağa bindirene kadar yalnız bırakmadı." dedi.
"Türkiye mazlumların, adaletin ve uluslararası hukukun işlemesi için elinden geleni yapmaktadır"
Karşılamanın ardından basın mensuplarına konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel, vatandaşların salimen yurda getirildiği için mutlu olduklarını söyledi.
Özel, "Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımızı değil, aynı zamanda 14 farklı ülkeden 41 tane yabancı ülke vatandaşlarını da kendi istekleri üzerine ülkemize getirmiş bulunuyoruz." dedi.
İsrail'in, uluslararası sularda özellikle deniz seyrüseferini de tehlikeye atmak suretiyle bütün uluslararası hukuk sistemini çiğnediğine, hukukun üstünlüğünü zedelediğine işaret eden Özel, "Her zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bakanımızın da ifade ettiği üzere, Türkiye mazlumların, adaletin ve uluslararası hukukun işlemesi için, her zaman uluslararası sisteme destek vermek için elinden geleni yapmaktadır, bundan sonra da yapacaktır." diye konuştu.
"Özgürlük filoları yola çıktığında hiçbir zaman yolda kalmazlar"
AK Parti İstanbul Milletvekili Turan da burada 39 ülkeden 100'ün üzerinde kişiyi Türkiye'de hep birlikte ve coşku içerisinde karşılamanın heyecanını yaşadıklarını anlattı.
Turan, aslında arzu ve umutlarının aktivistlerin Gazze'ye ulaşması olduğunu dile getirerek, "İnşallah hakikat gemileri, özgürlük filoları yola çıktığında hiçbir zaman yolda kalmazlar. Hedefine mutlaka bir ok gibi ulaşır." ifadelerini kullandı.
Engellenen seferlerin yarın yine büyüyerek devam edeceğine dikkati çeken Turan, şunları kaydetti:
"Sonuç itibarıyla bu, büyüyerek devam eden bir iradedir. Bu iradeyi hiçbir kimse engelleyemez. İsrail ne hukuk tanıyor ne kural tanıyor. İsrail'in arkasında duran ve ona destek veren ülkeler de esasında İsrail'in zulmüne ortak oluyorlar. Türkiye, her zaman insanlığın tarafında durdu. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanlığın vicdanını ve iyiliğini temsil ediyor. Bu anlamda biz, bugün burada bu 39 ülke vatandaşını güllerimizle, buketlerimizle, heyecanla, coşkuyla, sevinçle karşılamamızın temeli, onların iyilik, adalet, hak, hukuk için ortaya çıkmaları ve yolculuğa çıkmalarıdır. Bizim vicdan yüklü teknelerimiz, onların silah yüklü gemilerini yenecektir."
Aktivistler, karşılamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında sağlık muayenesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürüldü.