Hangisi Daha Mide Bulandırıcı?

KENAN ALPAY

Afganistan yarası kanamaya devam ediyor. Rutinleşmiş ölümler, katliamlar ülkesine dönen bu beldemizde işkencenin, zulmün sıradanlaşması vakası ile karşı karşıyayız. Daha ötesi işgalin kanıksanması durumu yaşanmakta adeta.

On yılı aşkın bir süredir devam ede gelen NATO işgaline dünya gözlerini kapamış halde, daha acısı Müslümanlar da suskun. Ve maalesef NATO tarafından işgal edilmiş Afganistan’da asker bulunduran bir ülkenin vatandaşları olarak bizler de sessiz ve tepkisiziz!

Öyle ki, ABD’ye ait insansız savaş uçaklarının bilhassa direniş güçlerinin mevzilendiği Pakistan sınırı yakınlarında onar yirmişer katlettiği insanlar, kadın çocuk demeden füzelerle parçalanan bedenler çoğu zaman haber dahi olmuyor. İşgale karşı ülkelerini savunan Taliban direnişçilerine yönelik katliamlar ise “terör operasyonları” şeklinde adlandırılıp geçiliyor. Kısacası Afganistan bir vicdan testi, insanlık vicdanında kanayan bir yara olmayı sürdürüyor. 

Geçtiğimiz günlerde Afganistan’dan yansıyan görüntüler insanlık adına yeni bir utanç manzarasına yol açtı. Youtube video paylaşım sitesinde yayınlanan görüntüler işgalci Amerikan askerlerinin ne derece insanlık dışı yaratıklar olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Amerikan askerlerinin şehit düşen Taliban direnişçilerinin naaşlarına neşeli bir tarzda idrarlarını yaparken çekilmiş görüntüleri o kadar iğrençti ki, ABD’li yetkililer de sert ifadelerle bu yapılanları kınamak zorunda kaldılar. ABD Savunma Bakanı’nın “içler acısı” diye nitelediği manzarayı, Dışişleri Bakanı Clinton “dehşet verici” bulduğunu açıkladı ve görüntülerin “mide bulandırıcı” olduğunu söyledi.

Gerçekten de ortada müthiş mide bulandırıcı bir durum var. Ama bu ifade edildiği gibi bazı Amerikan askerlerinin canavarlıklarından, hayvanlıklarından kaynaklanmıyor. Bu sadece bir sonuç ve asıl vahşet ise işgalin kendisi! Varlığı bizatihi bir barbarlık olan işgali görmezden gelip, ne kadar vahim ve canavarca olsa dahi kimi sonuçlarına odaklanmak ise kimileri için bir basiretsizlik, kimileri içinse tam bir kurnazlık.

Oysa şurası gayet açık ki, emperyalist işgalin olduğu her yerde bu tür canavarlıklar, alçaklıklar kaçınılmazdır. İnsanın insanlıktan çıktığı hali simgeleyen işgalin bu tür sonuçlar doğurması doğal. Hele Batılı zihin dünyasında güçlü kökleri bulunan kendilerini medeni, muhatap oldukları Müslümanları ise ikinci sınıf, ilkel, barbar yaratıklar olarak algılama durumu göz önünde bulundurulduğunda bu tür canavarlıkların üretilmesi çok daha kolay gerçekleşmekte.

Daha önce Irak işgali sürecinde ortaya çıkan Ebu Gureyb manzaraları da benzer bir durum ortaya çıkarmıştı. Iraklı esirlere akıl almaz işkenceler uygulayan ve üstelik de bunları fotoğraflayarak kayıt altına almaktan çekinmeyen askerlerin eylemleri büyük infial uyandırmıştı. Ve ne ilginçtir ki, Türkiye’de de, aylar öncesinden geliyorum diyen Amerikan işgaline gerektiği biçimde karşı koymayan kimi kesimler, Ebu Gureyb görüntüleri üzerine sokaklara dökülüp Amerikan vahşetini protesto etmişti.

Neye odaklanmak gerektiği hususunun bir kere daha altını çizmekte yarar var. İslam coğrafyasında sürmekte olan emperyalist işgallerin ortaya çıkardığı vahşet görüntülerini işgal olgusundan bağımsız ele almak yanıltıcıdır. Bu görüntüleri ancak işgal gerçeğinin ne ölçüde kirli, insanlık dışı, kabul edilemez olduğunun birer delili, göstergesi olarak ele alabilir ve işgale bir bütün olarak karşı çıkma sorumluluğumuzu hatırlatma, vurgulama bağlamında değerlendirebiliriz. Yoksa dört tane hayvandan da daha aşağı mahlukun çirkinliği üzerinde yoğunlaşmak bizi bir yere götürmez. Nitekim ABD’li yetkililer de konuya bu mantıkla yaklaştıklarından anında kınama pozisyonuna geçmiş ve bu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını açıklamaktan geri kalmamışlardır. Muhtemelen soruşturma sonucunda birkaç kişi cezalandırıldığında sorun halledilmiş sayılacaktır!

Oysa bu tür vahşiliklere yol açan, Amerikalı gençleri insanlıktan çıkartıp birer canavara dönüştüren işgal gerçeği ise Afganistan’da ve dünyanın başka bölgelerinde devam edecektir. Kısacası her zaman yapıldığı üzere ABD’li yetkililer işgal suçunu görmezden gelip, yaşanan dehşet manzarasının sorumluluğunu birkaç askerin üzerine yıkıp ABD’yi yine temize çıkartma gayretinde olacaklar. İşgalci ABD’nin Dışişleri Bakanı Hilary Clinton görüntülerin mide bulandırıcı olduğunu söylüyordu. Doğrudur görüntüler gerçekten de mide bulandırıcıydı ama bu ikiyüzlülük ve utanmazlık bizim midemizi çok daha fazla bulandırmakta!

--------------------

Bu yazı 16 Ocak 2011 tarihli Yeni Akit gazetesinde yayınlanmıştır.