28 Şubat darbe sürecinin insafsız bir uygulaması olarak devam eden başörtüsü yasağının kaldırılması için çalışmalarını sürdüren AKDER, yasak karşıtı bir bildiriyi imzaya açmıştı. AKDER'in bildirisine imza atan kuruluşlardan biri de cinsel sapkınlığı insani bir hak olarak gören ve homoseksüelliği yaygınlaştırma ve yasallaştırma mücadelesi veren KAOS GL adlı kuruluştu. İnsani ve ahlaki hiç bir değerle izah edilemeyecek bu çirkinliğe karşı hassasiyet sahibi kuruluşların tepki göstermesi üzerine KAOS GL'nin imzası blog'dan kaldırıldı. İslami ve insani ilkelere kökten muhalif olan bu durum nedense Star Gazete'sinin modernist ilahiyatçısı Hidayet Şefkatli Tuksal'ın bayağı üzülmesine neden olmuş. Milliyetçi, militarist düşünce ve hareketlerle hak mücadelesinde ortak payda arayışına pek sıcak bakmadığını bildiğimiz bazılarının bizlerin bu unsurlara ilaveten homoseksüelleri de eklememiz ciddi tepkilere yolaçıyor. Liberal kesimlerle sürdürülen ilişki neticesinde Kur'an'ın epeyce bir kısmı "tarihsel" kategorisine indirilmiş anlaşılan. İbadetler, kadın meselesi, cihad ayetleri, tesettür derken şimdi de erkek erkeğe, kadın kadına işlenen iğrenç günahları da günümüz şartları uyarınca hermönetik bir yorumlamaya tabi tutuluyor anlaşılan. İlerleyen süreçte hangi orjinal okumalar ve yorumlamarla karşı karşıya kalacağız acaba? Bunu zaman gösterecek elbetteki. KAOS GL'nin temsilcileri ile sadece akademik düzeyde değil günlük hayatta da epeyce sıkı fıkı ilişkide olduğunu da anladığımız Hidayet hanımın İslami camiayı ilkellikle suçlayıp homoseksüel camianın mensuplarına sağollar, varollar sıraladığı Star Gazetesi'nin bugünkü nüshasında yayınlanan yazısını yayınlıyoruz. Merak edenlerin Hidayet hanım'ın yere göğe sığdıramadığı dostlarının sitesini ziyaret edip insan ve ahlak'a nasıl iğrenç bir savaş açtıklarına dair doğrudan bilgi edinmelerini tavsiye ederiz.
Haksöz Haber
Özür ve Teşekkür / Hidayet Şefkatli Tuksal
Bugünkü yazıma öncelikle bir özür ile başlamak istiyorum. Çarşamba günü, Ayrımcılığa Karşı Kadın Derneği (AKDER) öncülüğünde başlatılan ve çok geniş bir destek bulan imza kampanyası hakkında yazmıştım. Bu kampanyada önce imzasını gördüğüm Kaos GL örgütünün daha sonra AKDER'den gelen talep üzerine imzasını çektiği bilgisi Kaos'un en yetkili ağzından bana iletilince, kampanya ile ilgili bir eleştiri olarak bunu dile getirdim. Ancak ertesi gün, AKDER'den Neslihan Akbulut'tan aldığım telefonla, meselenin tam da böyle olmadığını öğrendim. Neslihan'ın kendilerine meseleyi sormadan yorum yapmam konusundaki haklı sitemleri sebebiyle üzgünüm. Onun anlattığı ve sürecin tanığı olan Kaos GL'den Yasemin'in doğruladığı açıklamaya göre durum şöyle:
İmza kampanyası başladığında Kaos GL, başörtüsü yasaklarının kaldırılması talebine destek veren bir örgüt olarak imzasını veriyor ve bu imza blogda yayınlanıyor. Ancak bazı kurum ve kişiler, onların desteğinden rahatsız oluyor ve AKDER'den bu imzanın kaldırılmasını istiyorlar.. AKDER buna karşı çıkıyor ama bir şekilde Kaos GL'yi de durumdan haberdar ediyor. Bunun üzerine Kaos GL, bu kampanyanın selametinin kendi imzalarından daha önemli olduğunu belirterek imzasını geri çekiyor. Ancak AKDER'li arkadaşların ısrarı üzerine, kişisel imza verip, örgütsel aidiyetlerini de belirtiyorlar.
Bu mesele iki grup içinde de tartışmalara sebep oluyor. Malum zor bir mesele. Karşılıklı konuşmaya, düşünmeye ve gene konuşmaya ihtiyacımız var. Bu imza meselesi vesilesiyle konuşmaya başladık bile... Yasemin Öz, bu yan yana gelme süreci ile ilgili sorunları çok isabetli bir şekilde analiz eden bir mail attı gruplarımıza. İzniyle bazı bölümlerini sizlerle de paylaşmak istiyorum:
"Şimdiye kadar yan yana geldiğimiz her platformda karşı karşıya getirilmeye çalışılan iki kesimiz. Oysa homofobi meselesinin dinle sınırlı olmadığını bilebilecek kadar deneyim yaşadık dünya üzerinde. Homofobi ataerkil, milliyetçi, militarist pek çok kanaldan besleniyor. Sorunu din çerçevesinden tartışmaya zorlamak, diğer alanlarda var olan homofobinin üstünü örtmeye de hizmet edebiliyor.
Kadınların başörtüsü konusunda yaşadıkları ayrımcılık, Kaos GL'nin yalnızca destekçi olarak karşı çıktığı bir durum değil, her türlü ayrımcılık biçiminde olduğu gibi, bizzat kendi politikası olarak algılayacağı bir durumdur. Bu nedenle AK-DER'in başörtüsü yasağına karşı çıkmak adına düzenlediği imza kampanyasına Kaos GL tereddütsüz imza vermiştir.
Bizler, birbirimizle asla uzlaşamayacak görüş ve yaşam biçimlerine sahip olsak da, birbirimizden nefret etmeden, şiddet göstermeden, ayrımcılık uygulamadan ve birbirimizi değiştirmeye çalışmadan barışçıl bir şekilde bir arada yaşayabileceğimize inanan insanlarız. Verdiğimiz mücadele bunun içindir, buna her bireyin hakkı olduğu inancıyladır. Şiddet ve ayrımcılığa uğramama hakkı talep ederken, başka bireylerin uğradığı şiddet ve ayrımcılığa sessiz kalırsak, talep ettiğimiz dünyanın gerçekleşmemesinin nedeni bizzat kendimiz oluruz. Kaos GL'nin aldığı politik tutum ve dünyaya duyduğu sorumluluk bu çizgide olmuştur, olmaya da devam edecektir. Bu anlamda barışçıl bir şekilde bir arada yaşamaya dair talebimize tahammül edemeyen kesimlerin, yan yana gelişimize alışacakları bir dünya kurmak için çalışmayı sorumluluk biliriz."
Sağolasın Yasemin!