İşgalci İsrail güçlerinin Refah Kara Sınır Kapısı’nı uzun süredir kapalı tutması, Gazze Şeridi’nde yaşayanlar için büyük bir insani felakete yol açtı. Savaş sürecinde ve sonrasında hayati öneme sahip tıbbi yardımların girişinin engellenmesi, özellikle böbrek yetmezliği hastalarını hedef aldı. Tedavi eksikliği ve seyahat yasağı nedeniyle Gazze’de böbrek hastalarının yüzde 50’si hayatını kaybetti, hayatta kalanlar ise ölümle mücadele ediyor.
Gazze kentindeki Şifa Tıp Kompleksinde böbrek hastalarına ayrılmış bir sandalyede oturan 15 yaşındaki Revâ ed-Da‘me, zorlu hayatının bir parçası hâline gelen diyaliz seanslarından birini alıyor. Annesi Sabrin, doktorlar kızını seansa hazırlarken yaptığı açıklamada, Revâ’nın doğuştan kronik böbrek hastası olduğunu ancak savaşın başlamasıyla birlikte ilaçların kesilmesi ve seyahat imkânının ortadan kalkması nedeniyle durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini söyledi.
Anne Sabrin, Katar Haber Ajansı QNA’ya yaptığı açıklamada, kızının haftada üç ya da dört kez diyaliz seansına girdiğini ve sürekli bitkinlik yaşadığını belirterek,
“Hayatımız evle hastane arasında geçiyor. Durumu her geçen gün daha da kötüleşiyor; yavaş yavaş ölüyor, biz de onunla birlikte ölüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Gözyaşları içinde konuşan anne, böbreğini kızına bağışlamaya hazır olduğunu, gerekli tetkiklerin tamamlandığını ancak sınır kapısının kapalı olması nedeniyle nakil için seyahat edemediklerini vurgulayarak, “Biz hiçbir şey istemiyoruz, sadece hayatımızın geri kalanını kurtarmak için yolun açılmasını istiyoruz.” dedi.
“Sınırların kapalı olması hastalar için ölümcül”
Şifa Tıp Kompleksi Böbrek Hastalıkları Bölümü Başkanı Dr. Gazi el-Yazci, sınır kapılarının kapalı tutulmasının hastalar üzerinde “ölümcül etkiler” yarattığını söyledi. QNA’ya konuşan el-Yazci, Gazze’de bulunmayan tanısal böbrek biyopsilerine ihtiyaç duyan bağışıklık hastalarının durumunun hızla kötüleştiğini ve bu hastaların tam böbrek yetmezliği evresine sürüklendiğini ifade etti.
El-Yazci, Şifa’daki diyaliz bölümünün şu anda beşinci evre kronik böbrek yetmezliği bulunan yaklaşık 210 hastaya, son derece zor şartlar altında hizmet verdiğini belirtti. Ciddi cihaz ve tıbbi malzeme eksikliği yaşandığını dile getiren el-Yazci, zaman zaman ilaç yokluğu nedeniyle kan nakline başvurmak zorunda kaldıklarını, bunun ise ileride böbrek naklini zorlaştıran ya da tamamen engelleyen ciddi riskler taşıdığını söyledi.
Gazze’de böbrek hastaları için “ölüm rakamları”
Şifa Tıp Kompleksi Müdürü Dr. Muhammed Ebu Selmiye, QNA’ya yaptığı çarpıcı açıklamada, savaş ve abluka süresince sınır kapısının açılmasını ya da ilaçların ulaşmasını bekleyen böbrek hastalarının yaklaşık yüzde 50’sinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Selmiye, gerekli ilaç türlerinin yüzde 70’inden fazlasının Gazze’de bulunmadığını belirtti.
Ebu Selmiye, Şifa Tıp Kompleksi’nde şu anda yalnızca 34 diyaliz cihazı bulunduğunu ve bu cihazlarla yaklaşık 750 böbrek yetmezliği hastasına hizmet verilmeye çalışıldığını söyledi. İşgalci İsrail’in, Gazze’nin kuzeyindeki Endonezya Hastanesi gibi büyük sağlık merkezlerini yıkmasının yükü daha da artırdığına dikkat çekti.
Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının gecikmesi ya da seyahatlere sıkı kısıtlamalar getirilmesinin felaketi derinleştireceği uyarısında bulunan Selmiye, böbrek nakli ya da ileri düzey tedaviye ihtiyaç duyan hastaların acilen yurt dışına çıkabilmesi için acil uluslararası müdahale çağrısında bulundu.
Gazze Sağlık Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, seyahat yasağı nedeniyle binin üzerinde hasta ve yaralının hayatını kaybettiğini, yaklaşık 20 bin kişinin ise acil şekilde Gazze’den çıkmayı beklediğini duyurmuştu.