“Gazze Zafer Günleri” Etkinlikleri Sona Erdi

Kardeşlik Platformu’nun Fatih Saraçhane Parkı’nda kurduğu Kudüs Çadırı'nda düzenlediği “Gazze’den Kudüs’e Zafer Günleri” etkinlikleri dün akşam (17 Ocak 2010 Pazar) Levent'teki İsrail Konsolosluğu önünde yapılan "Zafer Gecesi" ile sona erdi.

27 Aralık 2008 - 17 Ocak 2009 arasında Gazze'ye vahşice saldıran işgalci İsrail, 1400'den fazla Gazzeli kardeşimizi katletmiş, ancak Gazze'yi teslim alamadan ve amaçlarına ulaşamadan saldırılarını bitirmek zorunda kalmıştı.

Kardeşlik Platformu, o günleri unutmamak adına bir hafta boyunca Fatih Saraçhane Parkı'nda "Gazze'den Kudüs'e Zafer Günleri" adı altında "Kudüs Çadırı" kurdu. Çeşitli yazarların, kuruluş temsilcilerinin konuşmalar yaptığı, müzik gruplarının ezgiler-marşlar söylediği, sinevizyon gösteriminin yapıldığı, Filistin yararına kermes açıldığı çadır etkinlikleri son olarak "Zafer Gecesi" adı altında İsrail Konsolosluğu önümde yapılan kutlama ile sona erdi.

Çok sayıda kişinin katıldığı "Zafer Gecesi" etkinliği, kortej halinde sloganlarla 4. Levent Metro Durağı'ndan yapılan yürüyüşle başladı. Filistin bayraklarının yanı sıra Hamas, İslami Cihad ve Hizbullah flamalarının taşındığı yürüyüşte şehit önderlerin posterleri ve çok sayıda pankart açıldı.

Yürüyüş boyunca sık sık tekbir getiren topluluk şu pankartları taşıdı: "Müslümanlar bir olsa, uyansa, ayağa kalksa esir mi olurdu el aksa?" , "Siyonizm, tüm insanlığı tehdit eden bir tehlikedir" , "Siyonist İsrail'e Gazze direnişiyle yenilgiyi öğrettik" , "Aksa'da sistemli yıkımlara son" , "Soykırım suçlusu Ehud Barak yargılansın" , "Mescid-i Aksa onurumuzdur koruyacağız", "Aksa'ya saldırı İslam'a saldırıdır!"

Konsolosluk önünde güçlü bir ses tertibatı kuran Kardeşlik Platformu, bir de sinevizyon perdesi açtı. Gazze'de yaşanan katliamın sinevizyondan gösterildiği ve çeşitli direniş kliplerinin izlettirildiği eylemde Filistin Başbakanı İsmail Heniyye'den de mesaj vardı. 

Grup Yürüyüş, Marşlarıyla Eylemdeydi

Eyleme Grup Yürüyüş de destek verdi. İki ayrı zamanda sahneye çıkan Grup Yürüyüş'ün seslendirdiği eserlere topluluk hep bir ağızdan eşlik etti. 

Eylemde sık sık "Şehitlerin yolunu sürdüreceğiz", "Siyonist elçilik kapatılsın", "İstanbul'dan Gazze'ye direnişe bin selam", "Hamas'a selam direnişe devam", "Müslüman uyuma Aksa'ya sahip çık","İslam ümmeti kabul etmez zilleti", "Mısır diktası İsrail'in kuklası", "Vur vur Hamas vur İsrail'e vur", "Gazze'de direniş Mısır'da ihanet", "Birruh biddem nefdik ya Aksa", "Katil Barak Türkiye'den defol", "Ahmed Yasin, yolun yolumuz", "Hepimiz Hamas'ın askerleriyiz", "Hizbullah'a Hamas'a direnişe bin selam", "Kahrolsun İsrail" sloganları atıldı.

Ekşi: Gazze Zaferini Kutlamak İçin Buluştuk

Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan İsrail Konsolosluğu önündeki Gazze Zafer Kutlamaları, Ömer Ekşi'nin açılış konuşmasıyla devam etti.

Kardeşlik Platformu'nun, İslami değerlere yapılan saldırılara karşı omuz omuza mücadele etmek için kurulduğunu belirten Ekşi "Bizler, "Mü'minler kardeştir" ayetine iman ederek bir araya geldik" dedi.

İsrail'in bir yıl önce düzenlediği saldırılar sebebiyle, İslam dünyasının farklı bölgelerinde düzenlenen etkinliklere dikkat çeken Ekşi, "Biz, batı medyasının görmek istemediğini göstermek istedik. Bunun için de etkinliğimizi Gazze Zaferi dedik. Biz, buraya ağıt yakmaya gelmedik. Biz, buraya Gazze zaferini kutlamaya geldik. Biz buraya Kudüs'ün kurtuluşunun Gazze'den geçtiğini hatırlatmaya geldik.

Bugün zafer günü. Biz, böylece onlara mesaj veriyoruz. Biz, bundan böyle sadece canımız yandığı zaman buraya gelmeyeceğiz. Biz, istediğimiz zaman buraya geleceğiz ve "sizler zalimsiniz, korkaksınız" diye haykıracağız. Gazze de size haykırıyor. Korkaksınız! Zalimsiniz! Yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz" şeklinde konuştu.

İsrail'in barbarca düzenlediği saldırılara ve ambargoya maruz kalmasına dikkat çeken Ekşi, her şeye rağmen Gazzelilerin sadece Allah'a tevekkül ettiğini kaydetti. Ekşi, son olarak "Gazze zaferi, hepimizi diriltti. Hayatımızda dönüm noktası oldu. Gazze zafreriniz mübarek olsun" dedi.

Şirin: Halkların öfkesi, sizleri cezalandıracak

Ekşi'den sonra söz alan Nureddin Şirin, özetle şunları söyledi:

"Siyonist işgal güçleri, Gazze'ye saldırırken üç tane hedef belirlemişti. Birincisi, Hamas hükümetini yıkmak; ikincisi, Siyonist hedeflere füze operasyonları gerçekleştiren Filistinli direnişçileri tamamen tasfiye etmek; üçüncüsü ise Filistin İslami direnişinin silahını ortadan kaldırmaktır.

Siyonist işgal güçleri, 22 gün boyunca karadan, havadan ve denizden saldırdı. Tonlarca bombasını, masum ve savunmasız insanların üzerine yağdırdı. Yüzlerce füzesini attı. Binlerce ev ve işyeri yıkıldı. Camiler, mescidler bombalandı. Bebekler, çocuklar, kadınlar kana bulandı. Gazze baştan başa kan denizine döndü.

Bu azgın Siyonist rejim, hiçbir hedefine ulaşamadığı gibi Kassam mücahidlerinin Kudüs Seriyyeleri karşısında aldığı darbelerden sonra, geriye doğru kaçma ve ateşkes çağrısında bulunmak zorunda kaldı.

Siyonistlerin, dünyanın o en meşhur, güçlü tanklar, Gazze'de bir bir havaya uçmaya başlayınca, Siyonist güçlerin ahmak askerleri peş peşe pusuya düşürülüp öldürülünce, o Ortadoğu'nun en büyük ordusu diye bilinen Siyonist rejimin ordusu kaçmaktan başka bir şey yapmadı....

Biliyorsunuz bugün Türkiye'ye, Siyonist rejimin, eli kanlı terörist şefi Ehud Barak geldi. Evet, bu Barak kimdir? Geçen yıl işte o büyük katliamları gerçekleştiren Siyonist ordu güçlerine saldırı emrini vren savaş bakanıdır.

Şimdi, biz buradan bu Siyonist konsolosluk önünden haykırıyoruz. Ey Ehud Barak! Ey Lieberman! Ey Netanyahu! Ey küstah ve alçak Siyonistler! Halklar sizi cezalandıracak. Halkların öfkesi, sizleri cezalandıracak. İnşaallah Türkiyeli Müslümanlar bu katil rejimin şeflerini cezalandıracaktır! Lanet olsun bu katillere, canilere!

İnşaallah, Kudüs'ün özgürlüğüne az kaldı. Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüne az kaldı. Özgür Kudüs'te buluşmaya az kaldı. Siyonist rejimin ortadan kalktığı, Kudüs'ün özgür ve aydınlık şafağında, İsrail'siz bir dünyada buluşmak üzere, Allah'a emanet olun."

Şahin: Kudüs, Bizim Onurumuzdur

Kutlamalarda söz alan Mehmet Şahin, Hamas ve Hizbullah'ın İsrail'e karşı verdiği mücadeleye dikkat çekerek, İsrail'e karşı mücadelede meşreb ve mezhep farklılıklarını bir kenara bırakan ümmetin duruşunu takdir etti.

Şahin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Kudüs, ümmetin şerefidir. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin, bizim kutsalımızdır.Kudüs, bizim onurumuzdur, şerefidir. Biz, biliyoruz ki hiçbir Müslüman onursuz olamaz. Çeçenistan direnişinin efsanevi komutanı ne demişti: Yüz yıl şerefsiz yaşamaktansa, bir gün şerefli yaşarım ve ölürüm.

Bugün emperyalist Amerika ve yedeğine aldığı Siyonistler, İslam topraklarında fütursuzca katliamlar işlemektedir. İslam ümmeti artık ayağa kalkmalıdır.

Burada, Hizbullah ve Hamas bayraklarını görüyorsunuz. Bugün ümmet artık, mezhep, meşrep, cemaat, mektep, ekol farklılıklarını bir kenara bırakarak bir araya gelmeyi başarmıştır. Bunun örnekleri Hamas ve Hizbullah hareketleridir.

Hizbullah, 1982 yılında İsrail'in Lübnan'ı işgal etmesiyle harekete geçmiş ve Siyonistleri Lübnan topraklarından silip atmıştır. Ve Filistin, 1987'de Şeyh Ahmed Yasin ve Abdulaziz Rantisi gibi önderleriyle Hamas hareketini kurmuş, Siyonist İsrail'e karşı etkin bir direniş başlatmıştır. Hamas ve Hizbullah, bizlere çok şeyler öğretti.

Şeyh Ahmed Yasin şehid olunca, Lübnan'da bir miting düzenlenmişti. Halid Meşal'in de katıldığı miting sırasında Hizbullah ve Hamas, bundan böyle İsrail'e karşı "birlikte hareket edeceğiz" sözünü vermişlerdi. Meşal orada "İsrail, Şeyh Ahmed Yasin'i şehid etmekle, nasıl bir depremle sarsılacağını görecektir" demişti.

Siyonist İsrail, 2006'da Hizbullah'ın muhteşem direnişiyle karşılaşınca nasıl da kaçacağını şaşırdı. Geçen yıl Gazze'ye saldıran İsrail, Gazze'ye girecek, Hamas'ı yok edecek ve Gazze'yi yerle bir edecekti. Hepimizin bildiği gibi, Gazze'deki direniş, İsrail'de ikinci bir depreme sebep oldu.

Dünya, ümmetin bu iki güzide hareketini terörist olarak lanse etmektedir. Şimdi buradan dünyadaki vicdan sahibi insanlara seslenmek istiyoruz. Evleri yıkan, kundaktaki bebekleri katleden, kadınların ve kızların iffetlerini kirleten Siyonistler mi teröristtir yoksa bu zulme maruz kalanlar mı?

Bizler, öyle bir peygamberin ümmetiyiz ki bizler kavgadan yana savaştan yana değiliz. Biz, Hristiyanıyla da Yahudisiyle de birlikte yaşayabiliriz. Fakat Amerika ve Siyonist İsrail, bize savaştan başka bir yol bırakmadı. Müslümanlar için onurlarını ve şereflerini korumaları için tek yol kalmıştır. O da ya şehadet ya da zaferdir.

Hasan el Benna, bir konuşmasında "Ümmet, bir daha uyumamak üzere, uyanmıştır. Ümmet, ölmemek üzere dirilmiştir" demişti. Bugün, dünyadaki herkes açısından tehlike olan Siyonist İsrail'e karşı direniş hareketleri bir çığ gibi büyümektedir.Her tarafta İslami direniş ateşleri yanmış ve bir daah da sönemeyecektir.

Zafer, bedel ister. Bundan böyle Müslümanlar, bedel ödemeye hazırdır."

Turgut: Gazze, Siyonistlerin Sonunu Getirecek!

Gazze Zaferi Kutlamaları'nda son olarak Hayat Damarı 3 Filistin'e yardım konvoyu ile Gazze'ye giden Ahmet Turgut, Gazze'deki tanıklığını İstanbullularla paylaştı.

Emperyalist güçlerin son 200 yıl içerisinde Müslümanları edilgenleştirdiklerini belirten Turgut "Fakat artık Müslümanların ayağa kalktığı, seslerinin yükseldiğini tanıklık etmekteyiz. Gazze'deki çocukların gözlerinde şunu gördüm: Biz, Siyonist İsrail'in sonunu getireceğiz. Onlar, izzetli insanlar, mazlumiyet edebiyatı yapmıyorlar. Gazze ve Filistin'in ölümün yenildiği topraklardır. Eğer Allah size yardım edecek olursa sizleri yenecek olan hiçbir güç yoktur. İzzet, onur ve özgürlük, onlar için vazgeçilmez bir ilke olmuştur. Rabbim, zaferimizi mübarek ve daim kılsın" şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda İsrail'in Gazze'yi hedef alan tehditlerine dikkat çeken Turgut, Filistin halkının bundan sonraki dönemde de yalnız bırakılmamasını istedi.

Kutlamalar, yapılan duayla sona erdi.

HAKSÖZ-HABER / VELFECR













































Fotoğraflar: Adem Yerlikaya (Velfecr)

Etkinlik-Eylem Haberleri

"Mevdudi için Müslümanların özgürlüğü ve İslam'ın hakimiyeti esas meseledir!”
Mescid-i Aksa’nın statüsünün değiştirilmesi: İslam dünyası için kritik bir dönüm noktası
Bilgi ve Erdem Vakfı ile Özgür-Der binlerce kurban vekaleti ulaştırdı
Bursa Özgür-Der'de "Nebevi Sünnet Kurban" semineri yapıldı
Gazze Mescid-i ve İmam Nevevi Medresesi ziyaret edildi