Atılım'ın haberi:
Ocak ayında yapılan demokratik bir basın açıklamasına katıldığı için tutuklanan İHD Adana Şube Başkanı Ethem Açıkalın, 5 ay boyunca kaldığı Kürkçüler F Tipi Hapishanesi'nde yaşanan tecrit uygulamalarını gazetemize anlattı.
Ankara'da yaşanan polis baskınında Kevser Mızrak isimli bir devrimcinin katledilmesini protesto etmek amacıyla HÖC tarafından düzenlenen basın açıklamasına katılan İHD Şube Başkanı Açıkalın, düzmece iddialarla tutuklanmıştı. Savcılık iddianamesinde demokratik bir eyleme katılan Açıkalın hakkında önce "örgüt propagandası yaptığı", dava başladıktan sonra ise "örgüt üyesi olduğu" ileri sürüldü. Aralarında ESP Temsilcisi Dinçer Ergün'ün de bulunduğu 6 kişi dün görülen ikinci duruşmalarında serbest bırakıldı.
İnsan hakları savunucusu Açıkalın, 5 ay boyunca keyfi bir şekilde tutsak edildiği Kürkçüler F Tipi Hapishanesi'nde tecrit işkencesine ve keyfi disiplin cezalarına maruz kaldı. Açıkalın, tutsaklara yönelik baskılarla adından söz ettiren Kürkçüler Hapishanesi'nde yaşadıklarını gazetemize anlattı.
'Beş ay boyunca iki kişi dışında kimseyi görmedim'
"Hapishanelerde yaşanan insanlık dışı uygulamalara ve özellikle 2000 yılından sonra tecride karşı mücadele eden bir kurumun başkanı olarak, hak ve özgürlükler çerçevesinde yapılan bir basın açıklamasına katıldığım için tutuklandım" diyen Açıkalın, F tipi hapishanelerin tutsakları birbirine yabancılaştırmak için inşa edildiğini söyledi. "İnsanın insana yasaklandığı" sözlerinin yıllarca eylemlerde dile getirildiğini söyleyen Açıkalın, "F tipi hapishaneler için kullanılan bu kavramın ne kadar doğru olduğunu yaşayarak gördüm. Tutuklu kaldığım beş ay boyunca birlikte kaldığım iki arkadaş dışında kimseyi göremedim" dedi.
Açıkalın yaşadıklarını "Girişte bizi çırılçıplak soyarak aramak istediler. Bu insanlık dışı uygulamaya karşı çıktığımız için bizlere disiplin suçu verdiler. 1 ay kapalı, 4 ayda açık görüş cezası verildi" diye aktardı. Hapishane idaresi hakkında yaptıkları suç duyurularının sürekli reddedildiğini söyleyen Açıkalın, kararı veren Ceza İnfaz Hakimliği'nin tecrit uygulamalarını onayladığını belirtti. Açıkalın, "Fiili onursuzluk dayatması, yasal onursuzluğa dönüştürüldü" diye konuştu.
Genelge uygulanmıyor
Açıkalın, Ocak 2007'de Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ve geçtiğimiz aylarda Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in takipçisi olacağını iddia ettiği 10 saatlik sohbet hakkını düzenleyen genelgenin uygulamaya sokulmadığını belirtti. Açıkalın, idarenin "alan yok", "personel yok" gibi gerekçelerle sohbet hakkı 4 saatle sınırlandırıldığını, tutsakların hakkını gasp ettiğini bildirdi. Açıkalın, yaşanan uygulamayı protesto ettikleri için ise 5 ay boyunca sohbet hakkından yararlanamadıklarını ifade etti.
'İşkence yok diyenler, iki ay F tipinde kalsın'
Hücre giriş çıkışlarında ayakkabı arama dayatması ile karşılaştıklarını belirten Açıkalın, işkenceyi teşhir etti. Onursuz aramaya karşı çıkarak, hücre dışında yalın ayakla çıktıkları için sık sık hastalandıklarını söyledi. "Tredman ve tecrit, kişiliksizleştirerek teslim alma çabasıdır" diyen Açıkalın, 'sistemli bir işkence yok' diye açıklama yapanların iki ay F tipi hapishanelerde kalarak gerçeği en açık şekliyle görebileceklerini söyledi. "F tiplerinde bir çok uygulama keyfiyet ve resmiyet arasında uygulanıyor" diyen Açıkalın, yayınlanan genelgelerin uygulanmadığını, mektupların, yayınların verilme süresinin gardiyanlara bırakıldığını söyledi.
Tecride karşı mücadele büyütülmeli
Tecrit işkencesine karşı dışarıda mücadele verirken tutuklanan Açıkalın, hapishaneden tecride karşı verilen mücadeleyi de değerlendirdi. Yıllardır tecride karşı büyük bir mücadele verildiğini söyleyen Açıkalın "Bu mücadelenin asıl öğesi tutsaklardı. Onların mücadelesi ve direnişleri dışarıda toplumsal muhalefetin örülmesini ve gelişmesini sağladı" dedi. Tecrit uygulamalarının son bulması için mücadele etmenin ve tutsaklarla dayanışmanın büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Açıkalın, "Tecride karşı verilen mücadelenin, kesinlikle ve acil olarak büyütülmesi gerekiyor. Bu saldırı mutlaka püskürtülmeli. Şimdiye kadar verilen mücadelenin üzerinde bir mücadele örülmesi kesin ve acildir"
(Atılım)