Epstein dosyaları ve Batı siyasetinde başlayan tasfiye süreci

Abdullah Muradoğlu, Epstein dosyasının küresel elitleri kuşatan bir şantaj ve istihbarat ağını açığa çıkardığını, Mandelson örneğiyle bunun siyasi tasfiyelere yol açtığını ve yeni depremler üreteceğini savunuyor.

Abdullah Muradoğlu / Yeni Şafak

Epstein arkeolojisi!

ABD Adalet Bakanlığı tarafından elden geçirilen “Epstein Belgeleri”nden 3 milyonu daha yayımlandı. Yayımlanmasına gerek duyulmayan 3 milyon belgenin daha olduğu belirtiliyor. Gelişigüzel, belli bir bağlamı olmadan, sel başmışçasına ortalığa saçılan belgeler cevaplardan çok sorular doğuruyor. Gazeteciler iğne ile kuyu kazar gibi, artık bir ölü adam olan sapkın Epstein’in gerçekte kim olduğu ve nasıl bir ağın içerisinde yer aldığını anlamaya çalışıyorlar.

Epstein hapiste intihar etti ya da öldürüldü. 20 yıl hapis cezasına çarptırılan suç ortağı Ghislaine Maxwell ise “itirafçılık” dahil kendini dışarı atmanın yollarını arıyor. 2008’deki ilk davasında Epstein de mahkeme ile anlaşarak hafif bir cezayla kurtarılmıştı. Böylece Epstein kaldığı yerden “işine” devam etmişti. Temmuz 2019’da tekrar tutuklanan Epstein bir ay kadar sonra hücresinde asılı bulunmuştu. Epstein’i oluşturan güçlerin onu yok ettiklerine inanılıyor.

Gazeteciler dedektif gibi, arkeolog gibi mesai harcayarak Epstein kalıntıları arasından bazı gerçeklerin gün ışığına çıkmasını sağlayabilirler. Yine de geri de ifşasını bekleyen yığınlarca “gerçek” kalacak. “Epstein ağı” küresel elitlere yönelik bir “bal tuzağı”ysa bu ağı oluşturan güçlerin elinde ortalığa saçılanlardan çok daha önemli belgeler bulunuyor olabilir. Bu güçler ipin ucunun kendilerine dokunmaması için belgelerin “yaptırım” gücünü kullanacaklardır.

Epstein buluntularında Avrupa’dan da siyasetçiler, bürokratlar, prensler, prensesler, lordlar, dükler, bankacılar, lobiciler başta gelmek üzere her türlü sırra ve bilgiye erişim sağlayacak nitelikte isimler yer alıyor. Sapkın zevklerin bu erişim ağına ulaşmayı sağlayacak bir araç olarak kullanıldığı aşikar gözüküyor. Ancak Epstein’in tek başına kimlerin sapkın zevklere eğilimli olduğunu bilmesi mümkün değil. Bu bilgilerin de Epstein’e “birileri” tarafından sunulnuş olduğu anlaşılıyor. Soru bu “birileri”nin kimler olduğu noktasında düğümleniyor.

“Mossad”, Epstein’i oluşturan ağın “olağan şüpheliler”i arasında ilk sırada yer alıyor. Nitekim Ghislaine Maxwell’in 1991’de şaibeli şekilde hayatını kaybeden babası, İngiliz medya imparatoru Robert Maxwell’in “Mossad” ile çalıştığı sır değil. Ghislaine Maxwell’in babasının İngiliz sosyetesi, siyaset, medya ve finans çevreleriyle bağlantılarını Epstein’ın erişimine açtığı anlaşılıyor. Eylül 2025’de Epstein’le yakın ilişkisi sebebiyle görevden alınan İngiltere’nin Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, Robert Maxwell’in yakın çevresinde yer alıyordu. Mandelson’ın Epstein’le bağlantısı da Ghislaine Maxwell üzerinden gerçekleşmiş.

Lord Mandelson’ın üyesi olduğu “İşçi Partisi”nden istifa etmekle kalmadığı gibi “Lordlar Kamarası”ndan da ayrıldığı duyuruldu. İşçi Partisi içindeki İsrail yanlısı kanadın en kudretli isimleri arasında yer alan Lord Mandelson’ın Ticaret Bakanıyken Epstein’e çok hassas bilgiler servis ettiği de ortaya çıktı. İngiltere’de Mandelson hakkında bir soruşturma da başlatıldı.

Mandelson 2024’te Başbakan Keir Starmer tarafından Washington Büyükelçiliği görevine seçilmişti. Starmer bu görevlendirmeyi yaparken Mandelson’ın Epstein’le ilişkisi biliniyordu. Hatta Starmer bu atamayı yapmaması için uyarılmıştı. Ne ki Starmer uyarılara rağmen Mandelson’u Washington’a gönderdi. Şimdiyse Starmer İngiliz halkından özür diliyor.

“Karanlığın Prensi” olarak anılan Mandelson, Tony Blair ve Gordon Brown’ın İşçi Partisi’ne lider olmalarında önemli rol oynadı. Mandelson, 2015-2020 yılları arasında parti liderliği yapan Jeremy Corbyn’in ise baş belasıydı. Corbyn’in İsrail’i eleştirmesi ve Filistinliler’in sesine kulak vermesi partinin İsrail yanlısı kanadı tarafından ‘Yahudi karşıtı’ olarak itham edilmesine yol açmıştı. Corbyn aleyhindeki siyasi linç kampanyanın baş mimarlarından biri olan Lord Mandelson’ın, Corbyn’in partiden uzaklaştırılmasında da

önemli bir payı olduğu biliniyor.

2024 seçimlerinde Bağımsız olarak milletvekili seçilen Corbyn “Sizin Partiniz(This is Your Party) isimli yeni bir partiyle yoluna devam ediyor. Mandelson’ın siyasi hayatıysa utanç verici bir şekilde sona erdi. Yargı kıskacında olan Mandelson’ın, Keir Starmer’in Başbakanlık görevinden ayrılmak durumunda kalmasına yol açabileceği bile söyleniyor, konuşuluyor.

Epstein buluntularının irdelenmesinin yol açtığı ilk siyasi deprem Mandelson’ı ve İngiltere’yi vurdu. Kazılar devam

ettiği ve parçalar uyumlu bir şekilde bir araya getirildiğinde hiç kuşkusuz başka siyasi depremler de olacaktır. Taşlar yerinden oynamaya başladı bile.

Yorum Analiz Haberleri

Epstein neden Türkiye ile ilgilendi?
Bireysel suçtan yapısal çürümeye uzanan Epstein vakası
Epstein’ın yükselişi ve hukuk üstü bir sınıfın inşası
Gürültü, hız ve görüntünün arkasına itilen hakikat
PKK’nın Suriye'deki hezimeti