İlyas Ebu Safiyye, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının görüntülerinin İsrail gözaltı merkezlerinde yaşananlara ilişkin “canlı bir tanıklık” niteliği taşıdığını belirtti.
Bir yıldan uzun süredir ilk kez kamuoyuna yansıyan babasının, Kudüs’teki İsrail Mahkemesi'ndeki duruşmasına tutulduğu hücreden video konferans yöntemiyle katıldığını ve görüntülerde ellerinin kelepçeli olduğunu aktaran İlyas Ebu Safiyye, aile olarak görüntüde sadece uzun aylardır görmedikleri babalarının yüzünü değil, aynı zamanda acının izlerinin çehresine kazındığını gördüklerini dile getirdi.
Babasının yüzünün sol tarafında belirgin işkence izlerinin bulunduğunu ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını belirten İlyas, “karşılarında acıların tükettiği bir beden” gördüklerini ifade etti.
Ailenin görüntüyü büyük bir şokla karşıladığını aktaran İlyas, evde bir anlık sessizliğin ardından gözyaşı, hüzün ve büyük bir sarsıntının yaşandığını dile getirdi.
Sağlığına ilişkin iyi bir haber beklerken karşılarına çıkan görüntünün, babasının tutulduğu koşulları açıkça ortaya koyduğunu söyleyen İlyas, en büyük acının ise hayatını, hastaları tedavi etmeye adamış bir insanın bu halde görülmesi olduğunu kaydetti.
Oğul İlyas, dünyanın ise tüm bu yaşananları sessizce izlediğini vurguladı.
“Sessizlik artık suça ortaklıktır”
Aile bireylerinin derin bir çaresizlik yaşadığını belirten İlyas, babasının maruz kaldığı duruma ilişkin, "Suskunluk artık yalnızca sessizlik olarak değerlendirilemez, aynı zamanda suça ortaklıktır." değerlendirmesinde bulundu.
Bu sessizliğin yaşananlara ortak olmak anlamına geldiğini söyleyen İlyas, "Son görüntüler, işkenceyi ve sağlığının kötüye gittiğini ortaya koyuyor." diye konuştu.
“Eğer bu kamuoyuna yansıyan hal ise kim bilir görünmeyen tarafta neler yaşanıyor?” diyen İlyas, belirsizliğin aile üzerindeki yükünü anlattı.
Babasının acı çektiğini ancak kendilerinin ona ulaşamadığını belirten İlyas, bunun aileyi derin bir çaresizliğe sürüklediğini vurguladı.
İlyas, "Babamın görüntüsü yalnızca bir tutukluluk fotoğrafı değil, aynı zamanda duyulmayan bir yardım çağrısıdır." ifadelerini dile getirdi.
“Hastaneden hücreye uzanan süreç”
İsrail ordusu, 27 Aralık 2024’te Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesine düzenlediği baskında hastane müdürü olan Dr. Hüsam Ebu Safiyye’yi alıkoymuştu.
İsrail makamları, Ebu Safiyye’yi “Yasa Dışı Muharipler Yasası” kapsamında, herhangi bir resmi suçlama yöneltmeksizin tutmaya devam ediyor.
Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Ebu Safiyye’nin sağlık durumuna ilişkin ciddi endişeler bulunduğunu belirterek derhal serbest bırakılması ve gerekli tıbbi bakımın sağlanması çağrısında bulunuyor.
Uluslararası Af Örgütü daha önce yayımladığı raporlarda, Ebu Safiyye’nin gözaltı sürecinde kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin bulgular bulunduğunu açıklamıştı.
Filistinli kurumlara göre İsrail hapishanelerinde yaklaşık 9 bin 500 Filistinli bulunuyor ve çok sayıda tutuklu kötü muamele, tıbbi ihmal ve ağır insani koşullarla karşı karşıya kalıyor.
Siyonist İsrail, 8 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürürken, bölgede büyük bir insani kriz yaşanıyor.