“Demokratik hukuk devleti” vurgusunun ardına eklenen “köklü devlet geleneği” övüncü kendi başına bir anlam ve ehemmiyet arz etmiyor elbette. “Çadır devleti değiliz, burası muz cumhuriyeti değil, hiçbir kimse ve kurum kanunsuzların üzerinde olamaz” gibi söylemleri gölgede bırakan her türlü gelişme ve ilişki biçimi siyasete olan güveni, ülkenin geleceğine dair ümitleri sabote etmekten başkaca bir sonuca işaret etmez çünkü. Kanunun vermediği yetkiyle hareket etmek, öteden bu yana askeri vesayet ve darbe süreçlerini tahkim etmek üzere hareket eden Kemalist çevrelerin sıkı sıkıya sarıldığı “durumdan vazife çıkarma” stratejisi bırakın demokratik hukuk devletini ortada kör-topal işleyen bir kanun devleti bile bırakmaz, bırakmamıştır.
Haber Haberleri
"Koruma" maskesi altında zulüm mü? Yalova’da neler oluyor?
Yılmaz: Yeni anayasa çalışmaları tamamlanmak üzere
İstanbul Havalimanı günlük 1502 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu
Eskişehir merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 15 şüpheli tutuklandı
Van Saray Belediye Başkanı Acar hakkında soruşturma izni verildi