“Demokratik hukuk devleti” vurgusunun ardına eklenen “köklü devlet geleneği” övüncü kendi başına bir anlam ve ehemmiyet arz etmiyor elbette. “Çadır devleti değiliz, burası muz cumhuriyeti değil, hiçbir kimse ve kurum kanunsuzların üzerinde olamaz” gibi söylemleri gölgede bırakan her türlü gelişme ve ilişki biçimi siyasete olan güveni, ülkenin geleceğine dair ümitleri sabote etmekten başkaca bir sonuca işaret etmez çünkü. Kanunun vermediği yetkiyle hareket etmek, öteden bu yana askeri vesayet ve darbe süreçlerini tahkim etmek üzere hareket eden Kemalist çevrelerin sıkı sıkıya sarıldığı “durumdan vazife çıkarma” stratejisi bırakın demokratik hukuk devletini ortada kör-topal işleyen bir kanun devleti bile bırakmaz, bırakmamıştır.
Haber Haberleri
Fidan: “PKK inşallah Irak’ta Suriye’den ders çıkartır da oradaki geçiş daha kolay olur”
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 92 bin 168 oldu
Türkiye’de yakalan Mossad ajanlarının Tunus'taki suikastta izleri çıktı
MLKP’ye yönelik operasyonda tutuklu sayısı 77'ye çıktı
Bayrampaşa Belediyesine yönelik soruşturmada, Hasan Mutlu'nun bazı işler karşılığında rüşvet aldığı iddiası