Darbe Günlükleri: Demek ki Neymiş?

Tamer Korkmaz

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, darbe günlükleri hakkında ne diyor:

“Darbe girişimi var da demem, yok da demem. Ne teyit, ne tekzip ederim. Benim söyleyebileceğim budur.”

Sarıkız ve Ayışığı kod adlı darbe girişimleri esnasında Genelkurmay Başkanı olan Org. Özkök'ün Milliyet'ten Fikret Bila'ya söylediği bu cümleler darbe girişimlerinin varlığını ispat ediyor.

Özkök Paşa bu gerçeği kendi üslubu içinde nazikçe ifade etmiştir.

Emekli Oramiral Özden Örnek'e ait günlükler Nokta dergisinde yayınlandığında da, Özkök Paşa bir açıklama yapmış; günlükleri “yalanlamamak” suretiyle doğrulamıştı.

Ayrıca, geçen yıl 11 Nisan'da Anadolu Ajansı aracılığıyla önemli açıklamalarda bulunurken, muhtıra günlükleri hakkında “Zamanı geldiğinde söylenir. Ülkeler arşivlerini belli zaman sonra açıyor. Şimdi ne söylersem ateşe benzin dökmek olur” demişti.

Sarıkız ve Ayışığı muhtıra girişimleri sırasında Ege Ordu Komutanlığı görevini yürüten ve son Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanan Emekli Org.Hurşit Tolon sorgusunda darbe günlüklerini neden yalanlamadığını şöyle anlatmış:

“Benimle ilgili bölümlerinde bir yanlışlık yoktu. Kişilik haklarım da zedelenmemişti. Bu yüzden tekzip etmedim.” (Hürriyet, 8 Temmuz'08)

Günlüklerin Özden Örnek'in bilgisayarından elde edildiği geçtiğimiz Mart ayında İstanbul Emniyeti'nce yapılan kriminal inceleme neticesinde kanıtlanmıştı.

Bu arada, kapatılan Nokta dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş günlüklerin emekli oramirale ait olduğu hususunda kendisine ispat hakkı tanınmasını istedi.

Bütün bunlardan sonra Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek Paşa çıkmış “Günlüklerle ilgim yok” diye konuşarak kapı gibi gerçeği hasıraltı etmeye çalışıyor.

Beyhude bir çabadır, bu…

Darbe günlüklerinin Örnek'e ait olduğu da, sözü edilen dönemde darbe girişimleri planlandığı da hiç kimsenin kaçamayacağı kesin gerçeklerdir.

“Darbe Girişimi Sandığı”ndan son olarak üçüncü bir operasyon yani bir de “Eldiven” çıkmıştır:

Üç girişimde de Şener Eruygur ön plandadır.

Hurşit Tolon kendisini destekleyen üst düzey komutandır.

O dönemde darbe girişimlerini engelleyen Org. Hilmi Özkök'ün önceki gün Milliyet'e söyledikleri arasında manidar bir bölüm daha var…

Özkök Paşa emekli komutanların (Eruygur ve Tolon) tutuklanmasıyla ilgili olarak şu saptamayı yapıyor:

“Komutan arkadaşlarımızın durumlarına çok üzülüyorum. Cezaları varsa, cezayı çekmek insanı rahatlatır. Ünlü Suç ve Ceza romanı bu psikolojiyi çok iyi anlatır.”

Tutuklu iki emekli orgeneralin “2003-2004 Muhtıra Girişimi Sezonu”nda demokratik sisteme karşı hangi faaliyetlerde bulunduğunu Özkök Paşa'nın çok iyi bildiğine hiç kuşku yok!

Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven operasyonları için artı son dönemdeki “Temmuz'da Kaos Planı” hakkında ısrarla “hayali, gerçek dışı, fasa fiso vesaire” gibi yorumlar yapanlar kamuoyunu taammüden yanıltmaya yelteniyorlar:

Darbe girişimlerini yok sayanlar, o darbe planlarının canı gönülden destekçisidir.

* * *

Ankara'da son dönemdeki bütün darbe girişimlerinin ve Ergenekon örgütünün üzerine giden “hakim” bir “irade” var:

İki yıldır “Yeni Ankara” dediğim işte budur.

Ergenekon soruşturması, bazılarının iddia ettiği gibi “hükümetin operasyonu” değildir. Soruşturma, “devlet kurumlarının iradesiyle” gerçekleşiyor. TSK'nın komuta kademesi bunun dışında değildir. Hükümet burada operasyona mani olmayan taraftır. Bir siyasi iktidarın yapması gereken zaten budur.

Çankaya Köşkü'nde dün gerçekleşen iki buçuk saatlik Abdullah Gül-Hilmi Özkök görüşmesini, “darbe girişimlerine karşı devlet kurumlarındaki kararlılığın yansıması” olarak okuyabiliriz.

YENİ ŞAFAK