Bizim Ülkemiz

MEHMET PAMAK

Almanya’da muhacir olduğum 1999-2000 yıllarında gerçekleştirdiğim geçmişime dair sorgulamayı ve yaptığım mücadele sonucunda başıma gelenleri daha özlü bir biçimde bir de şiir formunda anlatayım diye yazdıklarımdan bazı bölümleri daha paylaşmak istiyorum.

 

16.08.2000-Duisburg

Bu ülke bizim

Bizim memleketimiz

Bu topraklar bizim

Dedemizden emanetimiz

 

İslam toprağıdır ülkemiz

emperyalistlerce gasp edilen

Bizim mazlum halkımız

Pozitivizme peşkeş çekilen

 

Bizim ülkemizde

Fitne

       fesad

             şirk egemendir

                             günümüzde

İslami kimlik ibrazı suç.

İslam’ın şeriatı mahkum.

Sürekli ezilen,

bir ülke dolusu mazlum.

Müslümanlar

ve tüm mazlumlar mahrum

            temel hak ve özgürlüklerden

Öz vatanında

insanca,

           Müslüman’ca hayat sürmekten

 

Batıl düşünce

empoze edilir sürekli

ve tek kimlik dayatılır zalimlerce

Hele hakaret, baskı ve işkence

terör, hırsızlık, şiddet

suistimal ve rüşvet

en tabii hal kabul edilir

ve ıslah edici çaba, hep tanklarla ezilir

laik sistemde.

 

Yasaktır özgür düşünce.

İslami kimlikse

tehlike ve öncelikli tehdit sayılır egemenlerce.

İnsanlık onuruna gelince

müebbete mahkumdur

gasp edilen yurdumuzda.

 

 

Meydanlarında

özgürlük isteyenlerin coplandığı

Zindanlarına

hep mazlumların atıldığı

Aslında baştan başa

zindana çevrilen

Haksızlıkla,

             zulümle,

                       sefaletle

insanı canından bezdiren

Halkının çoğunluğu

ülkesini terk etmeyi düşleyen

Susturulmuş,

         sindirilmiş,

                bezdirilmiş insanların

                        ıstıraplarıyla sürekli inleyen

                                                   bu ülke bizim

 

Darbelerin sık yapıldığı

      sürekli muhtıraların verildiği

           bürokrat  despotların yönettiği

zorla asker ve vergi alınan halkın tehdit sayıldığı

                     evlatlarının asker oldukları ordu tarafından

                                                     sürekli baskı altında tutulan

                                                                                    bu ülke bizim

                          

Bürokratların efendi sayıldığı

                          halkların köleleştirildiği

                         farklı düşünenin ötekileştirildiği

                                                              bu ülke bizim

                                            emperyalist kültüre teslim edilen.

 

Bir avuç patronun,

     fakir kitleleri sömürdüğü

Çocukların,

    çöplüklerden karnını doyurduğu

          ve sokaklarında süründüğü

“Tinerci”

       ve “sokak çocuğu” kavramlarının

                                utanmazca üretildiği

Emekçilerin,

          köleleştirildiği

              bu ülke bizim

                  zalimlerce yönetilen

 

Okullarında,

        resmi ideoloji dayatılan

İnsanları,

       iki yüzlülüğe zorlanan

Çocukları bile özgür olmayan

                              bu ülke bizim

                                     ifsad edilen

 

 

Doğası,

sürekli tahrip edilen

Halkları,

her yönden sömürülen

Bütçeleri,

hep açık veren

Suistimalde hep önde giden

bu ülke bizim

talan edilen

emperyalizme peşkeş çekilen

 

Hudutlarından sokulmadığımız

İslami kimliğin

        ve insanlık onurunun tutuklandığı

                                     bu ülke bizim

Tesettürün aşağılandığı

Devlet kapılarından kovulduğu

Sakallı ve sarıklıların

göz altında tutulduğu

bu topraklar bizim

               gasp edilen

 

Farklılıklara

tahammül edilmeyen

Farklı dil, kültür, düşünce ve kıyafete

hiç fırsat verilmeyen

Farklılık adına ne varsa

sürekli saldırılan

ve baskı altında tutulan

İnsanları 

iki yüzlülüğe zorlanan

bu ülke bizim

 

Ümmetçiliğin

dışlandığı ve horlandığı

Farklı ırktan olmanın

suç sayıldığı

Tek tip insanın

dayatıldığı

Bu ülke bizim

zulümle yönetilen

 

Kur’an eğitiminin suç sayıldığı

Kur’an kurslarının yasaklandığı

İslam’a göre yaşamanın

saldırıya maruz kaldığı

İnsan hak ve onurunun

hep horlandığı

Adaletin

ayaklar altına alındığı

Keyfiliğin

iyice azgınlaştığı

bu ülke bizim

tağutlarca hükmedilen 

 

 

Evet

Bizim bu ülke

Bilmeli her kimse

Emanettir dedelerimizden

ve yüz binlerce şehidimizden

 

Bu topraklar bizim

zalimlerce tahakküm edilen

Ve bugün, öz topraklarında

biziz ezilen

İslam yurdunda Müslümanlarız

esir edilen

 

Bu ülke bizim

Peki nerede halkımız

Onlar da bizim kaybımız

O halde bulmalıyız tekrardan

Ve kazanmaya

başlamalıyız yine insandan

ülke kazanılamaz

insanı kazanmadan

 

Bu yüzden

Güzel  yapılmalı

şahidliği vahyin

İnsanlara net yayılmalı

daveti tevhidin

 

Halkımız özündekini

tevhidle değiştirmeli

bu toplumsal değişim için

çabalar gösterilmeli

 

Bu ülke bizim

gasp edilen

Ayağa kalkmalıyız hemen

çok geçmeden.

Biz olmalıyız,

bağımsızlık ve hak isteyen

zalime karşı direnen

 

Yiğitler bulmalıyız,

Özgürlüğü özleyen

ve bedelini erinmeden ödeyen

Haz duymalıyız,

Allah yolunda mücadeleden.

 

 

Özgürlüğü yeniden kazanmak

insanlık onuruna kavuşmak

ve İslam topraklarında

İslam’ın izzetini savunmak

bedel ödemek ister

Sorumluluğun

ve imanın bilincini kuşanmak ister

Fedakar ve onurlu yürek ister

Tavizsiz davetle, toplumu dönüştürmek

ve zulme direnmek ister

Adaleti, tevhidi

yeniden hakim kılmak ister

 

 

İşte bu yolda hemen

ve ertelemeden

harekete geçilmeli

Şehir, şehir

köy, köy gezilmeli

memleketimiz

Ülkemizin her yanına

yılmadan, bıkmadan götürülmeli

tevhidi davetimiz

 

Merhametle kucaklanıp

hakikat açıkça anlatılmalı

bütün insanlara.

Zalimler iyice tanıtılmalı

ezilen kitlelere.

Zalime karşı durulmalı

destek verip de ezilenlere.

 

Ülkemizin sokakları

ve tüm alanları

bizim olmalı

Bizimle dolup, taşmalı

Tevhid marşlarıyla inlemeli

meydanlarımız.

Özgürlük türküleri söylemeli

insanlarımız.

Özgür oluncaya

ve ölünceye kadar

tevhidi direnişte sabit kalmalı ayaklarımız.

 

Bayraklaşarak yücelmeli

İslami kimliğimiz

Kur’an’laşarak dönüşmeli

tüm ahvalimiz

Halkımızca algılanmalı

vahye şahidliğimiz                                

Sürekli yayılmalı  

tevhidi davetimiz

hem de tavizsiz

 

 

Sabredip, direnilmeli

Allah yolunda

Haksöz patlamalı

zalimin suratında

Gedikler açılmalı

tüm zulüm surlarında

Korkmadan,

            yılmadan

                  ve bıkmadan

                             koşulmalı

memleket meydanlarında

 

 

Nasıl Olmalı Bizim Ülkemiz ?

 

Bizim üllkemizde

bir daha

şirk andı içmeye zorlanmamalı

çocuklarımız.

Özgürce okula gidebilmeli

kızlarımız.

Fitneden, fesaddan emin olmalı

yarınlarımız.

 

Bir arada kardeşçe

yaşayabilmeli halklarımız

ve özgürce görünebilmeli   

farklı kimliklerimiz. 

Doğal karşılanmalı

ve bir çeşni oluşturmalı

farklılıklarımız.

Artık iki yüzlülük yapmaktan kurtulmalı

insanlarımız.

Ümmet bilinciyle ve adaletle kucaklaşmalı

bütün ırklarımız.

 

Ülkemizde

artık sömürülmemeli

fakirlerimiz.

Emeğinin hakkını tam almalı

emekçilerimiz.

Talan edilmeden

Emperyalizme peşkeş çekilmeden

Adaletle yönetilmeli

memleketimiz.

 

 

Ve artık

özgürce düşünebilmeli

aydınlarımız .

Zulüm görmeden yaşayabilmeli

tüm halklarımız .

Sağlıklı gelişebilmeli

çocuklarımız.

Zihinleri işgal edilmeden

karanlıkla gölgelenmeden

ideoloji dayatılmadan

ve şahsiyetleri örselenmeden

özgürce büyümeli evlatlarımız.

 

Uçurtmalar özgürce uçmalı

ülkemiz semalarında

Çocuklarımız

           sağlıklı beslenmeli

                ve özgürce oynamalı

                                öz vatanında  

“tinerci”,

     “sokak çocuğu”

           olma riski taşımamalı

                               yarınlarında

İnsanlarımız, emin ve korkusuz olmalı

İslam topraklarında

 

 

Ve bizim ülkemiz geri alınmalı

Gasıplardan

               işgalcilerden

Kurtarılmalı ülkemiz

müfsidlerden

               ve zalimlerden

Hesap sorulmalı

tüm emperyalistlerden

                 işbirlikçi yönetimlerden

 

Ülkemizde yeniden

adalet mülkün temeli kılınmalı

İslam topraklarına

Allah’ın hükmü hâkim olmalı

İlahi hukukla,

                insan haklarıyla

kurtarılmalı memleketimiz

                      tüm tağutlardan

Tevhid bayrakları dalgalanmalı her yana

                                      memleket semalarından

 

Artık çıkarılmalı

ölü kitabı olmaktan,

anlaşılmalı ve yaşanmalı

Kur’an.

Ulaşmalı topluma

inerek tozlu raflardan.

Ve taşınmalı hayata

çıkarılıp süslü kaplardan.

 

Tevhid,

yeniden inmeli hayata

                 minarelerden,

                          ezanlardan.

Bireysel,

      toplumsal,

                  kamusal alanları

                         kuşatmalı tekrardan 

                    

Kurtulmalı artık İslam

                  câmide tutuklu kalmaktan             

ve zulümatı yok edecek Nur,

                       topluma yayılmalı Kur’an’dan

 

Yeniden tevhid rüzgarları esmeli

Vahyin aydınlığı cahiliye karanlıklarını kovmalı

      Kur’an’ın aydınlığı şimşek gibi çakmalı

                                      tüm dünyaya

                                         İslam coğrafyasından