Amerikan gazetelerinden birinde, 8 Mart 2026 tarihli bir yazının giriş cümlesi, 'country' şarkıcısının, 'beyni çürümüş bir emlakçi' hakkında, 'bunama hastası olduğu'nu söylemesinin ardından, Trump hayranları öfkeden kuduruyor.' şeklindeydi. Çünkü, 'emlâkçi' diye işaret olunanın 'Trump' olduğu biliniyor..
Evet, Batı dünyasında ilginç bir tartışma yaşanıyor, Trump üzerine.. Trump'ın hayranı olmadığını her zaman açıkça belirten ve 'country' (vatan, memleket) isimli şarkıyla ünlenen 35 yaşındaki şarkıcı Maren Morris'in geçtiğimiz günlerde sosyal medyada, 'bazı Evanjelistlerin, özellikle de Hristiyan Siyonistler'in, İran'daki savaş için 'kutsal savaş' ifadesini kullanmaları üzerine, 'Bu bana çok çılgınca geliyor, çünkü 'Hz. İsâ'nın dünyaya tekrar geleceği' inancına işaretle 'ikinci gelişin gerçekleşmesi' için, bu topraklarda olmanız gerekiyor' diyerek, saldırgan bir söylem geliştirenlerin Trump'ı sert bir şekilde eleştirmesinin ardından, Trump hayranları da, Başkan'larını savunmaya geçmişler.
Sözkonusu şarkıcı, "O, bunama hastası ve beyni iflas etmiş, bez kullanan biri" diye nitelediği Trump'ı destekleyenlere de 'Cocomelon / beyin çürümesine uğramış kimseler' gibi ağır eleştiriler yapıyor..
Bu nitelemeler 'o kişi için ağır değil mi?' denildiğinde, yapılan savunmalar çok da yanlış sayılamaz herhalde..
Hele 'pedofili'ye kadar varan bir serî sapkınlıklar geçmişine dair iddialara aldırmayan pişkin tavırlarıyla, tipik bir materyalist ve gücetapar eğilimleriyle, o sahada araştırmalar yapacak olanlara ilginç bir örnek teşkil etmekte..
*
Ve, İlber Ortaylı'yı ebedî yurduna uğurlarken..
Çok güçlü bir hâfıza..
Tarihçi olduğu için, tarihî konularda normal tarih meraklılarının ötesinde, derinlikli bilgi sahibi..
Hemen hemen her tarihî konuda, hele de Osmanlı ve Avrupa tarihi konularında, kaynaklara bakma ihtiyacı duymadan cevap vermesiyle dikkati çekiyordu.
Verdiği bilgilerin sağlaması yapılamadığından, doğru bir kaynak olarak kabulüne destek sağlıyordu.
Hoş sohbet tarzı ve esprileri ile bilgisi bir araya gelince, dinlenmesi grafiği giderek yükseliyordu..
Ancak, kendi görüşlerine biraz aykırı konuşanları, hattâ ekranlarda bile, karşı görüş belirtenleri hafife almaktan, 'cahillik'le suçlamaktan çekinmeyen tavırları, o bilge görüntüsüyle tezad teşkil ediyordu.
1923 öncesine, -gerektiğinde- 1923 sonrası sınırlamalarıyla bakmaya fazla aldırmayan tavırlarıyla sempati toplasa da, bazan, 1923 sonrasının lider tapıcılığı dönemini de âdeta kutsarcasına değerlendirmesi tuhaftı. Ama, halkın inanç dünyasına dair direkt aykırı sözler söylemekten kaçınıyordu..
Bir tv. sohbetinde, ünlü Rus yazarı Leo Tolstoy'la aynı aileden geldiğini ve o ailenin 'Müslüman' tarafında kalan tarafının çocuğu olduğunu söylemişti..
Tolstoy'un da İslam ve hele de Hz. Peygamber (S)'den saygı ve hayranlıkla söz eden yazıları, bu açıdan da ilginçti.
*
Evet, sahasında söz sahibi bilinen Prof. İlber Ortaylı da bu dünyadan göçtü.
'Bâki kalan, bu kubbede, bir hoş sadâ imiş'..
Çıktığı ebediyet yolculuğunda, Allah'u Tealâ'nın kulları üzerindeki her türlü tasarrufunda rahmet olduğu inancıyla, hayırlar diliyorum.
STAR