''Batı İttifakı''nın, öteki ülkelere ve liderlerine bakışından bir kesit..

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

Önce bir NOT(22 Haziran Pazartesi akşamı saat 20.00'den sonra, Kanal 5'de) 'Kerbelâ Faciası'nın tarafları arasında meydana gelen büyük faciadan sonra İslam Milleti'nin safları arasında meydana gelen derin anlayış farklılıkları etrafında yayınlanacak bir programda, katılımcılardan birisi olarak bulunacağım, inşaallah..'

*

İran'ın Hind Okyanusu'na açılışını sağlayan Hürmüz Boğazı üzerinde İran C.Başkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Trump arasında, 'Hürmüz Boğazı ve nükleer program' konusunda yaşanan sert söz düellosu, sonunda, Trump'ın, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın 'koruyucu meleği' olabileceğini ve petrol geçişinden pay alabileceğini ifade etmesiyle yen bir merhaleye ulaştı. Üstelik de, İran ve ABD arasında nükleer silahsızlanma konusunda bir mutabakat zaptı görüşmelerinin İsviçre'de başladığı saatlerde..

Trump, "Gerekirse Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirebiliriz. Onları param-parça ederim. Anlaşma yapmazlarsa, geçiş ücreti alırız" diyerek Tahran'ı tehdit etti.

Dahası, Trump, 'Hürmüz Boğazı'nın açılması' konusunda Cenevre'de yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamazsa, 'İran heyetinin evine dönemeyeceğini' de açıkladı!

*

ABD Başkanı'nın, zorbalığının nerelere varacağının anlaşılması için, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu bir gece Venezuela'dan Amerika'ya kaçırma eylemini, özellikle tezgâhladığı da şimdi daha iyi anlaşılıyor..

Trump, İran ile İsviçre'de başlayan mutabakat görüşmeleri sırasında sert bir çıkış yaparak, 'Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirebileceklerini' de belirtti. Trump ayrıca sosyal medya üzerinden; İran'dan, Hizbullah'ı durdurmaya çağıran bir çağrı yapmasını da istedi.

*

İran Cumhurbaşkanı Mes'ud Pezeşkiyan'ın, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolü olduğuna ilişkin açıklamasına değinen Trump, "Pezeşkiyan ağzından çıkana dikkat etsin. Hürmüz kapanırsa (İran müzakere heyeti) ülkelerine dönemez. (Lübnan'daki) Vekil güçlerinizi de durdurmazsanız saldırıları yeniden başlatacağım.." tehdidini de tekrarladı..

*

İran C. Başkanı Mes'ud Pezeşkiyan "Ülkemizi ve zenginliklerimizi savunma hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" ifadesini kullanınca, Trump da, Fox News'e yaptığı değerlendirmede, "Pezeşkiyan, ağzından çıkana dikkat etse iyi olur. Kendine çeki-düzen verse iyi olur, yoksa ülkesinin geri kalanını ele geçiririz(!)tehdidini savurdu. Ve sosyal medya hesabından da bir paylaşım yapan Trump, doğrudan İran'ı hedef alarak, "İran, Lübnan'daki yüksek maaşlı vekillerinin derhal durdurmazsa, İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hem de daha sert!" dedi..

*

Trump, Hürmüz Boğazı açılmazsa müzakereler için İsviçre'de bulunan İran heyetinin "evlerine, ülkelerine dönemeyeceğini" de tekrarlarken, kısaca o heyeti 'rehine' alabileceklerini de belirtmiş oldu..

Denilebilir ki, miladî 20. Yüzyılda unutulmuş, terk edilmiş olan eski uygulamaları tekrarlayabileceklerinin işaretini veriyor Trump ve ABD emperyalizmi..

*

**

Amerikan Başkanları'nı, özellikle de (2. Dünya Savaşı'nda Müttefik Orduları'nın başkomutanı ve) 1952-60 arasında da 2 dönem ABD Başkanı seçilen David Eisenhover (Ayzenhover)'in 1959'un Aralık ayı başında Ankara'ya gelişinde karşılama törenlerine, Dışkapı- Yıldırım Bayezid Meydanı'ndan Çankaya'ya kadar uzanan ana caddenin iki tarafına dizilen Ankara'daki bütün ilk ve orta-lise öğrencilerinin arasında bulundurulan birisi olarak, o ilk gençlik yıllarımdan beri takib ederim.. Kapitalizm ve komunizm ideolojilerinin, dünya çapında iki büyük temsilcisi olan Amerika ve Sovyet Rusya arasındaki 'Soğuk Savaş' yıllarında, -o zamanki deyimle- bu ' iki süper güç'ün siyasetine ve propagandalarına göre dünyaya yansıyan büyük sosyal ve askerî hareketlerin ister-istemez etkisinde kalıyorduk.

Sonra, o dünya çapındaki güç dengesinin Sovyet Rusya tarafı çökünce Amerikan cebhesinin ülkemiz içindeki derin sosyal etkisi de büyük çapta gücünü yitirdi..Trump'ın, bu arada, İtalyan kanalı 7'ye telefonla yaptığı açıklamada, "Başbakanınız nasıl? Benimle görüşmesine dair ne dedi. Muhtemelen onunla konuştuğum için mutludur. Onunla konuşmak zorunda değildim. Benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı. Benimle fotoğraf çektirmeyi çok istiyordu. Fotoğraf çekilmezdim ama ona acıdım." diye konuşması, Trump'ın nasıl bir tuhaf kişi olduğunu ortaya koyuyor..

Kaldı ki, Trump'ın bu iddiasını İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, kesin bir dille yalanladı..

Trump ile Meloni arasında "soğuk rüzgarlar'ın, aslında, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta saldırmasıyla başlayan savaş sırasında, İtalya'nın Sicilya'daki üssünü ABD uçaklarına açmaması ile Trump'ın, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'yu sert şekilde eleştirisine Meloni'nin karşı çıkmasıyla daha da şiddetlendiği diplomatik çevrelerde esasen rivayet halinde dillendiriliyordu.. Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, birçok kez savaşın sonlandırılması çağrısı yapmış, Trump ise 12 Nisan'da Papa için "dış politikada zayıf ve berbat" ifadelerini kullanarak sert tepki göstermiş ve Meloni de 13 Nisan'da ABD Başkanı'nın, Papa hakkındaki sözlerinin "kabul edilemez" olduğunu belirterek, tartışmaya dahil olmuştu.

Kezâ, 15-17 Haziran'da Fransa'daki G7 Zirvesi'ndeki ikili görüşmeler sâyesinde gerginliğin dindiği düşünülürken, ABD Başkanı'ndan gelen açıklama, gerginliğin daha da arttığı anlaşılıyor.. Bu açıklama, iki lider arasında yeniden soğuk rüzgarlar esmesine yol açarken, Meloni'den Trump'a gelen ve 'Trump'ın açıklamaları tamamen uydurmadır. Açıkçası hayretler içindeyim. ABD Başkanı'nın müttefiklerine neden böyle davrandığını bilmiyorum. Bu ilk kez olmuyor. Batı'nın düşmanlarına karşı aynı kararlılığı göstermemesi üzücü. Şunun unutulmaması gerekiyor ki; ben ve İtalya asla yalvarmayız." şeklindeki sert cevabı, Trump'ın beklemediği belirtiliyor..

Ayrıca, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Başkan Trump'ın Başbakan Meloni'ye yönelik saldırgan sözleri bütün İtalya'yı incitiyor. Bu sebeple, 21 ve 22 Haziran'da yapılması planlanan ABD ziyaretimi iptal etmeye karar verdim." ifadelerini kullanması, gerilimin tırmanacağının da işareti sayılıyor, diplomatik çevrelerde..

Muhalefetteki sol partiler de Trump'ın sözlerine tepki gösterirken, Ana muhalefet'teki Demokratik Parti (PD) Milletvekili Lia Quartapelle, "Başkan Trump'ın Başbakan Meloni'ye yönelik kullandığı son derece ağır ve kırıcı ifadeler kabul edilemez. Ayrıca, asıl küçük düşen, kendisidir. İtalya ile ilişkilerine zarar vermekten çekinmeyen bir zorba gibi davranıyor. Giorgia Meloni ile birçok konuda görüş ayrılığım var ancak saygı konusunda değil. Kendisine dayanışmamı iletiyorum." değerlendirmesinde bulundu. İtalya'nın diğer muhalefet partileri de, 'Trump'ın sözleri, 'İtalya'nın ve İtalyanların onurunu zedelemiştir..' diye suçladı, Trump'ı..

ABD'nin İran'a saldırması, yakın siyasi ilişkiler içerisindeki Trump ve Meloni'nin arasını açmıştı.

Savaş başladıktan bir süre sonra da, 31 Mart'ta İtalya'nın, ABD'nin Orta Doğu'ya gönderdiği bazı uçakların Sicilya Adası'ndaki Sigonella Üssü'nü kullanmasına izin vermediği ortaya çıkmıştı.

Bunun üzerine Trump, 14 Nisan'da Corriere della Sera gazetesine bir demeç vererek, Avrupa'daki yakın müttefiklerinden olan Meloni'yi sert şekilde eleştirmiş ve "İnsanlar ondan memnun mu? Bunu hayal edemezdim. Ona şoke oldum. Cesur olduğunu düşünmüştüm ama yanılmışım." ifadelerini kullanmıştı.

Trump ayrıca, ABD'nin "sözde" NATO müttefiklerini korumak için büyük miktarda para harcadığı yönündeki uzun süredir devam eden şikayetini yeniden gündeme getirerek, 'Washington'un İtalya ve diğer ülkeleri savunmak için yüz milyarlarca dolar katkıda bulunduğunu' söyledi.

Meloni ise, yaptığı sert bir açıklamada Trump'ı "sürekli, sebepsiz... anlamsız" saldırılar yapmakla suçladı ve 'popülaritesinin -Trump'ın ileri sürdüğü gibi-, ABD Başkanı'yla olan yakın diplomatik ilişkisine bağlı olmadığını' söyledi.

Evet, NATO İttifakı'ndaki ülkelerin birbirlerine olan sorumlulukları konusunda, pamuk ipliğiyle bağlı olduğunu burada vermeye çalıştığımız bir-kaç örnek de gösteriyor..

Ve daha ilginci, biz de Türkiye olarak, böyle bir dünyanın savunması söz konusu olduğunda -NATO anlaşması gereği- en büyük savunma hizmeti vermekle mükellef ve mecbur olan bir ülkeyiz.

STAR