Basın yeleği ve kaskı olmayan bir gazeteci

Kaynaklara yaklaşabilmek ve şarapnel parçalarından korunabilmek için muhabir meslektaşlarımdan ekipman ödünç alıyorum.

Ohood Nassar’ın WANN’da yayınlanan yazısını Barış HoyrazHaksöz Haber için tercüme etti.


Dünyanın herhangi bir yerinde bir gazeteci genellikle basın yeleği, kaskı ve elinde taşıdığı kameradan tanınabilir. Ancak Gazze’deki durum çok farklı. Gazze’deki bir gazetecinin basın yeleği, kaskı, hatta kamerası bile olmayabilir. Onları yalnızca ellerinde tuttukları telefondan tanıyabilirsiniz.

Gazeteciliğe 2024 yılında, Ekim 2023’ten sonra İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım sırasında başladım. Yazmak, hem kendi haklarımı hem de Gazze'deki Filistinlilerin haklarını savunma yolumdu.

Yazmaya ilk başladığımda, savaş sırasında yaşadığım acıları anlattım: yerinden edilme, evimin bombalanması ve internet ile elektriğin tamamen kesik olduğu soykırım sırasında eğitimim. Yazıp yayınladığım ilk hikâye, 2023'ün sonunda işgal güçleri tarafından öldürülen yakın arkadaşım Maryam hakkındaydı. Hikâye, We Are Not Numbers'da yayınlandı.

Bundan sonra, soykırım sırasında üniversite eğitimim hakkında bir makale yazdım ve bu makale Electronic Intifada'da yayınlandı. Ardından, Gazze'deki sivillerin çektiği acıları belgelemek ve kendi acılarını belgeleyemeyenlerin sesi olmak için gazetecilik raporları yazmaya karar verdim.

Bu işi yapabilmek için bir kameraya, bir dizüstü bilgisayara, bir mikrofona ve bir basın yeleğine ihtiyacım var. Ancak gerçekte bunların hiçbirine sahip değilim, çünkü çok kıtlar. İşgal, İsrail’in Gazze’ye saldırmasından önce bile basın yelekleri ve profesyonel güvenlik ekipmanlarının girişine ciddi kısıtlamalar getirmişti. Soykırımla birlikte bunların girişi tamamen yasaklandı. Burada bulunabilseler bile, dizüstü bilgisayar ve kameraların fiyatları orijinal maliyetlerinin 10 katından fazla.

Sonuç olarak, basın yeleği olan her gazeteci, bu yeleği özenle koruyor ve satmayı istemiyor; oysa basın yeleği, gazetecinin hayatını gerçekten korumuyor ya da hedef alınmasını engellemiyor. Hatta bazen yeleği giymek, gazeteciyi daha da büyük tehlikeye atabiliyor. İsrail, soykırım sırasında Gazze'de 260'tan fazla gazeteciyi hedef aldı ve bunların çoğu basın yeleği giymiş olduğu halde öldürüldü. Onların tek “suçu”, işgalin suçlarını ve İsrail'in işlediği ihlalleri ortaya çıkarmaktı.

Gazze’de gazeteciler basın yeleği giymek nedeniyle karşı karşıya kaldıkları tehlikeye rağmen, rastgele şarapnel parçalarından korunmak için sıklıkla bunları giymek zorunda kalıyorlar.

Tehlikeli yerlerde röportaj yapacağım için ya da röportaj ve belgeleme işlerini kolaylaştırmak amacıyla gazeteci olduğumu belirtmek için basın yeleğine ihtiyaç duyduğumda, çoğu zaman gazeteci meslektaşlarımdan bir tane ödünç alıyorum.

Yelek bulmak hiç kolay değil. Yeleğe ihtiyacım olan zamanın, onların ihtiyaç duyduğu zamanla çakışmaması için başka bir gazeteciyle dikkatli bir şekilde koordinasyon sağlamam gerekiyor. Bir keresinde kardeşim Ziyad’dan, serbest gazeteci olarak çalışan arkadaşı Muhammed’den bir basın yeleği almama yardım etmesini istedim. Onu basın yeleği giyerken görürdüm ve yeleğin ona ait olduğunu sanırdım.

Ancak kardeşim ondan yeleği istediğinde, yeleğin aslında başka bir arkadaşına ait olduğunu ve kullanım zamanlarının çakışmaması için birbirleriyle koordinasyon sağladıklarını açıkladı. Kardeşime, sahibinin yeleğe ihtiyacı olduğu için istediğim zamanda yeleği veremeyeceğini söyledi, ancak bir gazeteci meslektaşından başka bir basın yeleği ödünç almayı başardı.

Yeleği giydiğimde çok hafif geldi. Gazze’deki gazetecilerin gerçeği haber yaparken çalıştıkları tehlikeli ortamlarda kurşunlara karşı koruma sağlaması beklenen, standart basın yeleklerinin içinde normalde bulunan metal plakaların bu yelekte olmadığını fark ettim.

Gazze’de gazeteciler için en temel koruma bile paylaşılan, ödünç alınan ve bir kişiden diğerine el değiştiren bir şey haline gelmiştir. Ancak risklere rağmen gazeteciler, bulabildikleri her türlü ekipmanla tehlikeli yerlere girmeye devam ediyorlar; aksi takdirde dünyanın asla göremeyeceği hikâyeleri belgelemeye kararlılar.

Giydiğim yelek sadece bir kimlik belgesi gibiydi. Karşılaşabileceğim hiçbir tehlikeden beni koruyamazdı.

Haber yazmak için ihtiyacım olan temel ekipmanların eksikliği beni durdurmadı. Aksine, bu durum beni koşullara meydan okumaya ve tüm engellere rağmen gazetecilik işime devam etmeye itti.

* Ohood Nassar, Gazze’nin kuzeyinden gelen bir çevirmen ve içerik yazarıdır ve İslam Üniversitesi mezunudur.

Yazma serüvenine 2024 yılında, soykırım sırasında başladı ve yazıları aracılığıyla Filistinlilerin çektiği acıları dünyaya aktardı. Yazıları Electronic Intifada, The New Arab, Filistin Araştırmaları Enstitüsü ve Al Jazeera’da yayınlandı.

Savaşa rağmen önemli başarılara imza atmaya devam etti: Gazze'nin kuzeyinde bir eğitim çadırı kurdu, ancak bu çadır Mayıs ortasında bombalandı; Eğitim Fakültesi'nden üstün başarıyla mezun oldu ve eğitim çadırları üzerine yazdığı akademik makalesi dünya çapında birincilik kazandı. Şu anda 14 yaşındaki öğrencilere hikâye yazma ve deneyimlerini belgeleme konusunda eğitim veriyor.

Filistin Haberleri

Gazzeli babadan sırtında çantasıyla soykırımcı İsrail bombalarına hedef olan yavrusuna acı veda
Hamas Abbas yönetiminin Gazze’deki katliamlara sessiz kalmasını eleştirdi
İşgal zindanlarındaki 9500 esir gittikçe kötüleşen çok zor şartlarda tutuluyor
Gazzeli çocukların açıkça hedef alındığını belgeleyen haber, Hollandalı gazetecilere ödül kazandırdı
Gazze'de son 24 saatte 9 kişi daha şehit edildi