Bak sen şu baro başkanına; çakar’la geçiyor köprüden!

Ali İhsan Karahasanoğlu

Ah.. ah..RTÜK Başkanı’ndan, trafik memuruna kadar..

Herkes görevini hakkıyla yapsa, böylesi bir ülkede mi yaşarız?

RTÜK Başkanı kanunda nelerin yasaklandığını bilmez.

İş; Başbakan’a kalır..

TV dizisindeki rezalet, Başbakan tarafından dillendirilir.

Trafik memuru görevini yapmaz, önüne gelen tepe lambasını aracına takar, etrafına hava atar..

Hatta Trafik Denetleme Şube Müdürü’nün, yakınlarına tepe lambaları dağıttığı ileri sürülür, şikayetler yapılır..

Soruşturmalar açılır..

Ama herkes yerli yerinde görevine devam eder.

Sonra yukardan birileri olaya dahil olunca..

Tesadüfen Boğaz Köprüsü’nde bir çevirme..

Kim çıksa karşınıza, beğenirsiniz?

İstanbul Baro Başkanı Doçent Doktor Ümit Kocasakal!

Galatasaray Üniversitesi Ceza Hukuku Doçenti Kocasakal!

Görüyor musunuz?

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz.

Adam televizyon ekranlarından sabah akşam hak hukuk dersleri verir..

Sonra arabasının üzerinde tepe lambası takar, Boğaz Köprüsü’nden geçmeye kalkar..

Sorsanız, darbe soruşturmasında savcı ile avukatın yan yana oturması gerektiğini söyler..

“Canım ikisi de yargıya yardımcı oluyor. Eşitlik prensibi gereği, ikisi de yan yana oturmalı” der.

Eşitliğe o kadar önem verir ki..

Şaşar kalırsınız..

İtirazım yok. Savcı ile avukat yan yana otursunlar da.

Siz de vatandaş ile eşit olduğunuzu unutmayın... Emniyet şeridinden tepe lambası ile hızlı geçiş yapmayın Ümit bey kardeşim, olur mu?

Kuralları by-pass edenler, Ümit bey ile mi sınırlı?

YSK da işini yapmaz.. SPK da..

SPK’yı sonraya bırakıp, YSK’dan örnek verelim..

Geçtiğimiz ay, baro seçimleri yapıldı.

Hem baro yönetimleri, hem de Türkiye Barolar Birliği delegeleri seçildi.

Kanun, aleyhinde iddianame düzenlenen avukatların, baro yönetim kurullarına da, Barolar Birliği delegeliğine de seçilmesini yasaklıyor.

Ama gelin görün ki, hem İstanbul ve Ankara baro yönetim kurullarında.. Hem de Barolar Birliği delegeliklerinde birçok avukatın ağır ceza mahkemelerinde yargılamaları sürüyor..

Davalar sürerken, kanun yasaklamasına rağmen, yönetim kurullarına, barolar birliği delegeliklerine seçilmişler.

İşkembeden atmıyorum.

Çok somut bir örnek.

Turgut Kazan.

Aleyhinde açılan bir dava var.

Dava sürüyor.

Ama o, Barolar Birliği delegeliğine seçiliyor.

Mümkün mü?

Kanuna bakarsanız, değil.

Peki bu delegelikle ilgili olarak, resmi makamlar bugüne kadar ne yaptılar?

Hiçbir şey!

Yine barolardan, kanunların by-pass edilmesi ile ilgili farklı bir örnek....

İstanbul Barosu yönetim kurulu üyeliğine seçilenlerin bir kısmı, şu üniversite, bu üniversitede ders veriyorlar.

Bu mümkün mü?

Hayır.

Kanun çok açık bir şekilde, “doçentlik, profesörlük” dışında öğretim üyeliğini-öğretmenliği, “avukatlıkla bağdaşmayan iş” olarak tanımlamış.

Peki, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’ndaki avukat kardeşimiz İsmail Altay bey, Özyeğin Üniversitesi’nde.. Doğuş Üniversitesi’nde ne yapıyor?

Kanunun yasaklamasına rağmen, üniversitelerde öğretim elemanlığı yapıp, bir de bunu biyografisine niye ekliyor?

Baro Yönetim Kurulu tanıtımında gizlediği bu bilgiyi, reklam kokan biyografilerinde niye kullanıyor?

Ve en önemlisi, İsmail bey gibi daha kaç yönetim kurulu üyesi var İstanbul’da.. Ankara’da..

Kanunlardaki yasaklara aykırı olarak avukatlık yapan.. Yönetim Kurulu üyeliği seçilme yeterliği olmadığı halde, üyeliğe devam eden..

Ahhh ki ne ah..

Herkes görevini yapmış olsa.. Kanunu paspas yapanlara karşı, yetkililer gerekeni yapsalar..

Meydan bu demokrasi karşıtlarına kalır mı? Ecdat karşıtlarına kalır mı? Halkın seçtiği iktidarı bir kaşık suda boğmak isteyenlere kalır mı?

Kalmaz.. Kalmaz da..

Nerde görevini hakkıyla yapan.. Çaycıdan en üst mevkideki bürokratına kadar, herkeste görmemiz gereken “görev bilinci!”

YENİ AKİT