Atabeyler Mahkumu da Çıktı, Sivas Mağduriyeti Sürüyor!

Ali İhsan Karahasanoğlu

Günlerdir Balyoz ve Ergenekon davasında yargılanan askerler..

Onlara destek veren siviller..

Tv ekranlarından mesajı yolluyorlardı: “Unutmayalım, kumpas davalarının şu an tek tutuklu sanığı olan Murat Eren cezaevinden çıkabilmiş değil. Tam adalet için, onun da cezaevinden çıkması gerekir!”

“Kumpas davaları sanığı” sıfatlandırması bile, ustaca bir operasyonun ürünü..

İnsanın aklına hemen, sulandırılmış Balyoz ve sulandırılmış Ergenekon davaları getiriliyor..

Ama bahsini ettikleri Pilot Yüzbaşı Murat Eren..

Sulandırılmamış davalardan olan, Atabeyler çetesi davasının sanığı..

Hatta ilk ifadesinde, “Başbakan’ın generallere yönelik çıkışlarından üzülüp, durumdan vazife çıkardım, hazırlık yaptım” türünden itirafı da var..

Bakın Balyoz ve Ergenekon davalarına..

Polis ifadelerinde.. Savcılık ifadelerinde, somut bir itiraf pek göremezsiniz..

Murat Eren olayının (Atabeyler çetesi) patlama tarihi de hatırlatayım:Mayıs 2006..

Daha evvel de yazmıştım.. Yine altını çizerek tekrar ediyorum..

O tarihlerde, FETÖ henüz, kimseye kumpas kurup, iftira edip, cezaevine atacak, suçsuz iken suç icat edip, hayali suçlamalarla, çıkar çatışması yaşadığı insanları, hele hele resmi görevlileri.. Hele hele yüzbaşıları, subayları cezaevine iftirayla atacak güçte değil..

Sadece, gerçekten suç hazırlığında olanları.. Ve gerçekten suç işleyenleri alıp cezaevine koyabilecek güçte..

Hatırlamayanlar için belirteyim..

Atabeyler çetesindeki Murat Eren’e yönelik suçlamada, patlayıcılar bir evde yakalanmıştı..

Murat Eren de zaten, patlayıcıları kabul edip, önce Başbakan’a yönelik, sonrasında PKK’ya yönelik, en sonunda da “Bilinmez bir ani gelişmede kullanmak üzere” gerekçesi ile stokladığını beyan etmişti..

Bu itiraflara rağmen..

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin yaşattığı kaos ortamında..

Şimdi bu Murat Eren de..

Destekçilerinin her gün tekrarlaması sayesinde..

Cezaevinden çıktı..

Çıkar çıkmaz da, ilk mesajında şunları söyledi:

“Ben çıktım, inşallah özgür olduğumu bir an önce hissetmeye başlarım. Ama iki tane daha ast subayımız var içeride, Ali Kaya ve Özcan İldeniz. Onlara buradan selam ediyorum, sabırlar diliyorum. Onlar da inşallah bu süreçte bir an önce dışarı çıkacaklar, kalben inanıyorum.”

Bu işin sonu nereye gider biliyor musunuz?

Başbakan’a 2006 şartlarında bir evde bomba malzemesi ile suikast planı yapan yüzbaşı cezaevinden çıktıktan sonra..

Çıkarken, Şemdinli’de bir kitabevine bomba atarken suçüstü olan astsubay Ali Kaya ve Özcan İldeniz’e selam yollar, “Onlar da çıkmalı” derse..

Hem “PKK’yla mücadele ediyorum” diyerek, 1990’lı yıllarda yargısız infazlar yapanlar..

Hem de meşru hükümetleri devirmek için, malum merkezlerden aldıkları emirlerle terör saldırılarını artıran PKK’daki derin isimler..

Hep birlikte cezaevinden çıkarlar..

Maalesef gidiş, bu yönde..

Kemalistler, solaklar..

Adamlarına öyle bir sahip çıkıyorlar ki..

Yüzbaşı sivil evde bomba malzemesi ile yakalanıyor..

Kampanya düzenleyip cezaevinden çıkartıyorlar..

Affedersiniz ama..

Evlerinde, üzerlerinde; değil bomba malzemesi..

Küçücük bir ateşli silah.. Veya yasak silah niteliğinde bir bıçak bile bulunmayan Sivas mağdurları ne durumda?

OHAL kapsamında son çıkarılan kanun değişikliğinden yararlanabiliyorlar mı?

Hayır! 

Onlar cezaevinde kalmaya devam ediyorlar...

Ergenekoncuların.. Balyozcuların.. Bir tek adamı bile çok önemli..

Onun çıkması için, tekrar tekrar çağrılar yapıyorlar..

Ama Sivas mağdurlarının dostları yetersiz ki..

Onlar için ne çağrı yapan var...

Ne tahliye talebinde bulunan var! 

Oysa..

Ne aflar çıktı.

Ne ceza ertelemeleri çıktı..

Ne kanun değişiklikleri ile, cezalarda indirimler sağlandı...

Ne “Eve dönüş yasaları” çıkarıldı!

1993’ten bu yana gelinen süreçte, yapılan bu kanun değişikliklerinden kimler yararlandı, kimler!..

“Kanundaki suç tanımı değişti” denildi, mafya babaları bile cezaevinden çıktı....

“Eve dönüş yasası kapsamında, pişmanlık hakkı getirildi” denildi, iki satır bilgi veren terör örgütü yöneticileri cezaevinden çıktılar..

Cezalarının bir kısmını yatanlar için, “10 yıl yatmış sayma” affı getirildi, 15 yıl cezaevinde kalması gereken, 5 yıl yatıp çıktı....

Çıktılar oğlu çıktılar..

Sıra Sivas mağdurlarına gelince..

Onlara verilen cevap hep “hayır” oldu..

2000 öncesi idi..

PKK’lıların bile yararlandığı “pişmanlık kanunu”ndan yararlanmak istediklerinde..

“Siz terör örgütü değilsiniz ki!” cevabı verildi..

Hem de, FETÖ’nün emniyete tam hakim olduğu 2006 yılında..

O tarihte Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi sormuş, Emniyet Genel Müdürlüğü de şu cevabı vermişti: 

“Topluma Kazandırma Kanunu’nun 1’nci maddesinde, bu kanundan ‘terör örgütü mensuplarının’ yararlanabileceği belirtilmiştir. Kayıtlarımızın ve dosyanın tetkikinden ‘Sivas Olayları’ olarak bilinen olayın faillerinin mensup oldukları herhangi bir örgütün varlığına ise rastlanılmamıştır.”

Sonuçta, “Topluma Kazandırma Kanunu”nun iyileştirmelerinden de yararlanamadılar..

Sivas mağdurları, bu sefer de; “Terör örgütü değilsek, bari klasik suçluların yararlandığı ‘cezanın 10 yılını yatmış sayma’ imkanından yararlanalım”dediler..

Ona da aynı cevap verildi: “Hayır..”

Bu talebe niye “Hayır” dediler?

Ortada örgüt yokmuş ama..

“Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs” varmış!

Sizin anlayacağınız.

Dindar insanlar.. Bu ülkede hep ikinci sınıf görüldüler..

Beyaz Türkler.. Bir süre mağdur olsalar da.. Bir yolunu bulup, hep üste çıktılar!

Yeni Akit