Kurt modern insanın yön kaybını, inançla, zamanla ve ahlâkla kurduğu ilişki üzerinden sorgulama çabası içinde olduğunu belirterek başladığı konuşmasında özetle şunları anlattı:
Kitap, toplam 49 makaleden oluşuyor. Her biri bağımsız olarak okunabilen bu metinler, birlikte ele alındığında insanın varoluşunu, yön arayışını ve modern dünyadaki kırılmalarını bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Eser, okuyucuya hazır cevaplar sunmak yerine onu düşünmeye, durmaya ve kendi hayatını yeniden değerlendirmeye davet ediyor.
“İki Eda Arası”, çözüm üretmekten çok sorularla ilerleyen bir metin yapısına sahip. Bu metinler bir sonuç üretmek için değil, insanın fark etmeden sürdürdüğü hayatına kısa bir duruş anı kazandırmak için kaleme alındı. Bu yaklaşım, kitabı bir “rehber” olmaktan çıkarıp bir yüzleşme metnine dönüştürüyor.
Eserde öne çıkan temel mesele, modern insanın yaşadığı yön kaybı, insan çoğu zaman yanlış yolda olduğu için değil, yürüdüğünü sandığı için kayboluyor. “İki Eda Arası”, hızlı tüketimin hâkim olduğu bir çağda, yavaşlamayı ve düşünmeyi öneren bir eser. Amacımız yeni bir yol sunmaktan çok, okuyucuya hangi yolda olduğunu fark ettirmek.
Anlam arayışı, inanç, ahlâk ve modern yaşam eleştirisi üzerine düşünen okuyucular okunabilir bir eser olmasını umuyorum.
Seminer programı sorulan soruların cevaplanması ile sona erdi...