Programın sunumunu gerçekleştiren Erdem Yaman, yaptığı giriş konuşmasında duanın müminin Rabbine yönelişindeki merkezi konumuna dikkat çekerek, Mümin Suresi’nin 57-66. ayetleri eşliğinde programın çerçevesine dair kısa bir değerlendirmede bulundu.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda Mümin Suresi’nin 57-66. ayetleri okundu. Tilavetin ardından söz alan İhsan Deniz, duanın müminin hayatındaki yerini, kulluk bilinciyle olan ilişkisini ve insanın Rabbine yönelişindeki merkezi rolünü ele aldı.
Konuşmasına duanın kendi hayatında özel bir yere sahip olduğunu belirterek başlayan İhsan Deniz, duanın yalnızca bir talep ve istek aracı olmadığını, kulun acziyetini itiraf ederek Allah’a sığınmasının en samimi tezahürü olduğunu ifade etti. Duanın insan ile Allah arasındaki mesafeleri kaldıran manevi bir köprü olduğunu belirten Deniz, insanın dua ile yalnız olmadığını idrak ettiğini vurguladı.
Kur’an’da duanın müminin temel vasıflarından biri olarak sunulduğunu ifade eden Deniz, Furkan Suresi 77. ayeti hatırlatarak, insanın Allah katındaki değerinin malı, makamı ya da gücü ile değil; Rabbine olan muhtaçlığını fark edip bunu dua ile ifade etmesiyle anlam kazandığını söyledi.
Bakara Suresi 186. ayet üzerinden Allah’ın kullarına olan yakınlığını değerlendiren Deniz, bu ayetin dua felsefesinin en özlü ifadelerinden biri olduğunu belirterek, kul ile Allah arasında herhangi bir aracı bulunmadığını, kulun her an Rabbine yönelebileceğini ifade etti.
Mümin Suresi 60. ayete dikkat çeken Deniz, “Bana dua edin, size karşılık vereyim” hitabının ilahi bir çağrı olduğunu belirterek, dua etmemenin veya duaya ihtiyaç duymadığını düşünmenin Kur’an’da kibir olarak nitelenmesinin önemli bir uyarı olduğunu söyledi.
Hadislerde duanın ibadetin özü olarak tanımlandığını hatırlatan Deniz, Resulullah’ın (sav) hayatında duanın merkezi bir yerde durduğunu ve mümin için hiçbir duanın boşa gitmeyeceğini vurguladı. Yapılan duaların ya dünyada karşılık bulduğunu, ya ahirete bırakıldığını ya da kuldan bir belayı uzaklaştırdığını ifade etti.
Duanın kabulüne etki eden hususlara da değinen Deniz; helal lokma, ihlas, samimiyet, ısrar ve devamlılığın duanın adabı içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. “Dua ettim ama kabul olmadı” düşüncesinin acelecilikten kaynaklandığını ifade eden Deniz, Allah’ın kullarının kendisine ısrarla yönelmesini sevdiğini söyledi.
Kur’an’da peygamber dualarının müminler için önemli örnekler sunduğunu belirten Deniz; Hz. Adem’in tevbe duası, Hz. Yunus’un balığın karnındaki duası ve Resulullah’ın (sav) en çok yaptığı dualar üzerinden peygamberlerin Rabbine yöneliş biçimlerini değerlendirdi.
Duanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerine de değinen Deniz, dua eden insanın yalnızlık hissinden kurtulduğunu, kaygılarının hafiflediğini, umut duygusunun güçlendiğini ve kibirden arınarak daha mütevazı bir kulluk bilinci geliştirdiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda duanın sadece sıkıntı anlarında değil, bolluk ve genişlik zamanlarında da hayatın merkezinde tutulması gerektiğini vurgulayan Deniz, müminin hayatını dua ile kuşatması gerektiğini belirtti. Program, İhsan Deniz’in Kur’an’da yer alan peygamber dualarından örneklerle yaptığı dua ve katılımcıların katkılarıyla sona erdi.
Program sonunda konuşmacı İhsan Deniz’e, katkılarından dolayı Özgür-Der Adana Şubesi tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.
Ayrıca Özgür-Der Adana bünyesinde özellikle lise grubu gençlerle yürüttüğü dersler, gençlerin Kur’an merkezli bir bilinçle yetişmesine sunduğu katkılar ve İslami mücadele içerisinde ortaya koyduğu emek, gayret ve örneklik dolayısıyla, Muş’a taşınacak olan İbrahim Uçan hocaya da teşekkür plaketi takdim edildi.