28 Şubatın sahte şeyhleri

Tamer Korkmaz

Kaderin garip cilvesi, bir dönemin “sahte şeyhi” Ali Kalkancı tam da Yirmi Sekiz Şubat'ın on ikinci yıldönümünde “uyuşturucu ticareti” suçlamasıyla tutuklandı.

Bu çarpıcı örnek, tek başına 28 Şubat'ın kurgusallığını çok iyi anlatıyor, aslında…

Kalkancı, gözaltında iken Ergenekon örgütüyle ilgili şok itiraflarda bulunmuş ve “28 Şubat sürecinde Veli Küçük'ten para aldığını” itiraf etmiş:

“-O dönemde borç batağındaydım. Veli Küçük bir tanıdığını göndererek bana para yardımında bulundu. Daha sonra bu paraların devamı geldi. Onlara iyice muhtaç oldum. İstedikleri her şeyi yapmak zorunda kaldım. Babası çok zengin olan Emire ile evlendim…”

Geçen Ağustos'ta Yeni Şafak'a konuşan gizli tanığın itiraflarını hatırlayacaksınız: 28 Şubat'a zemin hazırlayan fabrikasyon skandalların “Ergenekon Tezgahı” olduğunu detaylarıyla anlatmıştı…

Ali Kalkancı-Emire Kalkancı ikilisinin ve Fadime Şahin ile Müslüm Gündüz'ün malum süreçte nasıl “konu mankeni” olarak kullanıldıklarını itiraf etmişti, o gizli tanık…

Ergenekoncular, “alkolik ve işsiz” Ali Kalkancı'yı önce dini eğitime tabi tutmuşlar sonra da rolünü ezberletmişlerdi. Hatta umreye bile göndermişlerdi!

Kamuoyuna “irticaın ulaştığı vahim boyutları göstermek” maksadıyla “üretilen” skandalların görevlendirmesini Veli Küçük yapmıştı.

Ali Kalkancı'nın on iki yıl sonra gelen çarpıcı itirafları Veli Küçük'ün kurmaca skandalların organizasyonundaki başat rolünü teyit etmiş oluyor.

*

Kalkancı, kendisine para yardımında bulunanların Fadime Şahin'le de nikahlanmasını istediklerini anlatıyor!

28 Şubat'ın bir başka figüran şeyhi Müslüm Gündüz'le basılan Fadime Şahin “staja alınarak” rolü ezberletilen itina ile “tesettürlü hale getirilen” kurmaca karakterlerdendi.

Müslüm Gündüz ise Kalkancı'dan da önce “derin sinema” sektöründe “aktörlük kariyeri”ne başlamış bir sima idi.

“Aczmendilerin lideri” olarak rol verilen Gündüz, yarışma programı üslubuyla söyleyecek olursak “bir kamu kurumunda serbest memur olarak çalışıyor”du.

28 Şubat'a hazırlık operasyonu çerçevesinde kurgulanan o meşhur baskını beklerken sabırsızlanmıştı, Müslüm Gündüz; bir ara “yetkili”lere telefon açmış, “Yahu nerede kaldınız, ben burada üşüdüm” diye yakınmıştı…

Gündüz'e “Televizyoncu arkadaşlardan biri gecikti. Ama gelmek üzere, o gelir gelmez sizi basacağız, merak etme…” cevabı verilmişti!

*

28 Şubat'ın on ikinci yıldönümü vesilesiyle basında ilk kez yayınlanan belgeler, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'in “Aczmendiler'i medyanın gündeminde tutma” talimatı verdiğini ortaya çıkardı.

28 Şubat darbesini yapan Gizli Egemenler, operasyonel örgütleri Ergenekon eliyle “sahte şeyhleri” üretmişler “irtica” bağlamındaki “skandallar”ı derin fırınlarında pişirmişler sonra da kamuoyuna “ağızlara laik” bir biçimde “yedirmiş”lerdi.

YENİ ŞAFAK