2012 Bindik Bir Alamete Geldik Kıyamete!

"2012" beklenen kıyametin koptuğu ve insanlığın yepyeni bir medeniyet kurmak için son bir şansının olup olmayacağını dahi bilmediği, uzun bir yolculuk vaat ediyor.

Kariyeri felaket filmleriyle dolu yönetmen Roland Emmerich, nihayet yeni filminde kıyameti koparıyor! Dünyayı önce uzaylılara ("Independence Day/Kurtuluş Günü"), ardından dev bir sürüngene ("Godzilla"), son olarak da sele, tufana ("The Day After Tomorrow /Yarından Sonra") meze yapan Emmerich, bu sefer nihai neşter darbesini gezegenimizin gırtlağına indiriyor.

"2012" beklenen kıyametin koptuğu ve insanlığın yepyeni bir medeniyet kurmak için son bir şansının olup olmayacağını dahi bilmediği, uzun bir yolculuk vaat ediyor. Belki biraz daha maharetli ellerde "2012" büyük bir sinema olayına dönüşebilir, kıyametin yaklaştığına dair insanları uyaracak şık bir sinemasal sûr borusu işlevi görebilirdi. Jackson'ın, ailesini evinden limuzinle alıp darmadağın olan Los Angeles'ta direksiyon salladığı ve ardından da bir pırpır uçağa atlayıp vuku bulmakta olan kıyamete gökten seyre daldığı sahneler akıl alır gibi değil. Sinemadaki görsel efektlerin eriştiği muazzam noktaya tanık olmak için üstün bir çıta bu. "2012"ye bu açıdan dil uzatmak büyük haksızlık olur.

Fakat, ne olursa olsun, her sanat dalı gibi, sinemanın öncelikli öğesi de insan ve yaşam. Ne yazık ki perdede olup biten o inanılması güç felaketlere tanık olduktan hemen birkaç saniye sonra ana-oğul arasındaki basit bir diyaloğun gerçeklikten tümüyle muaf bir şekilde cereyan etmesi de aynı ölçüde akıl almaz bir şey. Ve işte Roland Emmerich sinemasının zayıf karnı da burası. Senaryolarını yazanlar filmden filme değişse de (son iki filminde bizzat eline kendisi kalem alıp aynı senaristle, Harald Kloser'la birlikte çalıştı) insan öğesi aynı ölçüde gerçekçi yansıyamıyor perdeye. Öykülerindeki inandırıcılık sorunlarından geçseniz dahi bir noktadan sonra bu tip daha 'insani' sahneleri çekmeyi pek beceremediği sonucuna varıyorsunuz.

Birkaç yıl önce "Yarından Sonra"yı izlemiş olanlar hatırlayacaktır, bu filmle büyük bir amme hizmeti yapıp insanların dikkatini küresel iklim değişikliğine çeken yönetmen Emmerich orada varlıklı Kuzey Amerikalıların fakir Orta ve Güney Amerika ülkelerinin sınırlarına dayandığı bir sahne yerleştirmişti. Yani "Dünyayı en çok kirleten sizlersiniz, cezasını da en çok siz çekeceksiniz." der gibiydi gelişmiş ülkelere! Burada da olup biten bu kıyametten Afrika kıtasını muaf tutuyor. Filmin sonunu tam olarak açık etmeyelim, lakin insanlık tarihinin en çok cefa çeken kıtası bir kez daha medeniyete sıfırdan başlamamızın anavatanı olabilir.

"2012" iyi niyetli bir film. İzleyene belli ölçülerde çevre bilinci aşılarken hırsın kötülüklerini de gösteriyor. Bildik fedakarlık öyküleri ise filmin dört bir yanına serpiştirilmiş. Ama bundan öte bir şey bulmanız da pek mümkün değil. Filmde Jackson Curtis'in bir yazar olmasından hareketle eleştirmenlere de taş atıyor Emmerich. (Jackson'ın kitabı, söylediğine göre, eleştirmenlerce naif bulunmuş ve bu yüzden beğenilmemiş. Jackson "Onlar neden anlar ki?" demeye getiriyor bir sahnede.) Jackson'ın kitabını okumadık ama bu da en az onun kahramanı kadar naif bir hareket olmuş!

BURÇİN S. YALÇIN - ZAMAN

Kültür Sanat Haberleri

Genç Birikim dergisinin Haziran 2026 sayısı çıktı
Anadolu Ajansı "Filistin Sözlüğü" kitabı hazırladı
Umran dergisinin Haziran sayısı çıktı
15 yıllık hasretin ardından: Hac üzerine izlenimler
“Bir soykırımı nasıl sergileyebilirsiniz?”