2 Hürriyet, 2 Milliyet, 2 Yeniçağ vd.

Abdurrahman Dilipak

İnternete 14 gazetecinin adı düştü.. Daha doğrusu Genelkurmay’ın masabaşında oluşturduğu yazılar, 14 yazar tarafından kendi köşelerinde okurları ile paylaşılmış.İşte bu tipik bir “eklemlenmiş gazetecilik” örneğidir.. Bunlar “yazar” değil, “monitor”dür sadece. “Sahibinin sesi”dirler..

K.A ve N.E kim şimdilik bilmiyoruz.. Diğerlerine gelince Ertuğrul Özkök (Hürriyet), Yalçın Bayer (Hürriyet), Fikret Bila (Milliyet), Mehmet Y. Yılmaz (Milliyet), İsmet Berkan (Radikal), İlhan Selçuk (Cumhuriyet), Serdar Turgut (Akşam), Rıfat Ababay (Posta), Tayfun Devecioğlu (Vatan), Hayri Köklü (Yeniçağ), Arslan Bulut (Yeniçağ).

Bu oldukça eski bir liste olmalı. İsmet Berkan’ı askerler kendileri açık etti. Daha sonra da Berkan bu çevreleri eleştirdi. Sanmıyorum ki, onu daha sonra monitor olarak kullansınlar..

Yine bu liste, kullanılan gazetecilerin tamamını ifade etmiyor..

Mesela bu listede hiç kadın gazeteci yok. Oysa bu yapıda kadınlar da var.. Berkan’la birlikte deşifre edilen başka isimler de oldu aslında.

MİT’in eklemlenmiş gazetecisi ayrı, emniyetin ayrı, MGK’nın ayrı, Jandarma’nın ayrı, TSK’nın ayrı, Batı Çalışma Grubu’nun ayrı.

İsrail’in ayrı, ABD’nin ayrı, İngiltere’nin ayrı, Fransa’nın ayrı, Almanya’nın ayrı..

Say sayabildiğin kadar.. Balyoz davasında cuntanın işbirliği yapmayı planladığı 137 gazetecinin adı yazılıydı. Kaldı ki, bu da tamamı değil..

Çevik Bir’e sormak lazım tam sayıyı. Hasan Tahsin Basın merkezinde, o liste mevcut olmalı.. Brifingli gazetecilerin sayısı daha fazla olması gerek..

Orgeneral Çetin Doğan’ın başında bulunduğu Balyoz cuntasının hazırladığı darbe planında 137 gazeteciden “faydalanılması” hedeflenmiş, ama bazıları bu işlere mesafeli durdu. Bazıları daha sonra koptu, bazılarına “vur” dediler, onlar öldürdüler..

Yani bu liste de sağlam değil. Bir defa çok eski. Bazıları gerçeği görüp bu çevrelerle arasına mesafe koydu. Ama en azından bir dönem, birileri bu isimleri kendilerine yakın görmüşler.

Bu liste incelendiğinde Hürriyet’in neden “Amiral Gemisi” olarak anıldığı daha iyi anlaşılacaktır..

Kimdi bu listede yer alan isimler hatırlayalım: Abbas Güçlü, Adnan Bulut, Ali Baransel, Ali Can Değer, Ali Kırca, Ali Sirmen, Alper Turgut, Altemur Kılıç, Arslan Bulut, Ayşe Nur Bulut, Ayşe Nur Arslan, Ayşe Özgün, Baki Şehirlioğlu, Behiç Kılıç, Bekir Coşkun, Bülent Özdemir, Can Ataklı, Cem Aydın, Cüneyt Arcayürek, Coşkun Kırca, Emin Çölaşan, Enis Berberoğlu, Erdal Güven, Erdal Şafak, Erdem Arif Sürek, Ergun Ayaz, Erol Manisalı, Erol Mütercimler, Ertuğrul Özkök, Esin Dalay, Faruk Kırtay, Fatih Altaylı, Fatih Çekirge, Fikret Bila, Filiz Güler, Gül Sülün, Güler Kömürcü, Gündüz Aktan, Güneri Civaoğlu, Güngör Mengi, H. İbrahim Büyükfuran, Hakan Aygün, Haluk Şahin, Hasan Pulur, Hasan Ünal, Hayati Arıgan, Hayrullah Mahmud, Hikmet Bila, Hulki Cevizoğlu, İbrahim Yıldız, İclal Aydın, İlhan Selçuk, İlker Sarıer, İsmail Küçükkaya, İsmail Polat İsrail K. Kumbasar, Kadri Gürsel, Kemal Yavuz, Kemal Yurteri, Kerim Can Kamal, Levent Gençelli Leyla Umar, Mehmet Ali Kışlalı, Mehmet Faraç, Mehmet Güler, Mehmet Soysal, Mehmet Şehirli, Mehmet Tezkan, Mehmet Yakup Yılmaz, Melih Aşık, Metehan Demir, Metin Uca, Mine Kırıkkanat, Mine Şenocaklı, Muharrem Sarıkaya, Murat Çelik, Murat Demirel, Murat Yetkin, Mustafa Bağdiken Mustafa Balbay, Mustafa Mutlu, Mümtaz Soysal, N. Oktay Apaydın, Nail Güreli, Namık Kemal Zeybek, Necati Doğru, Necdet Sevinç, Nejdet Coşkun, Nuray Başaran, Nuri Çolakoğlu, Nuri Elibol, Nuri Sefa Erdem, Oktay Ekşi, Olga Ünaydın, Orhan Birgit, Orhan Saat, Özdemir İnce, Rahmi Turan, Rıza Zelyut, Ruhat Mengi, Ruşen Çakır, Sabahattin Önbikar, Saygı Öztürk, Sedat Ergin, Sefer Darıcı, Serdar Akinan, Serhar Alaattinoğlu, Soner Yalçın, Sultan Uçar, Süheyl Batum, Süleyman Arat, Şenol Demirci, Şükran Pakkan, Şükrü Küçükşahin, Taki Doğan, Taşkın Şenol, Tayfun Devecioğlu, Taylan Sorgun, Tufan Türenç, Tuncay Özkan, Ufuk Büyükçelebi, Uğur Cebeci, Uğur Dündar, Uğur Şefkat, Ümit Özdağ, Ümit Zileli, Ünal İnanç, Yalçın Bayer, Yalçın Bel, Yaşar Nuri Öztürk, Yavuz Gökalp Yıldız, Yazgülü Aldoğan, Yılmaz Özdil, Yücel Yener, Zafer Mutlu, Zafer Tokuş, Zekeriya Beyaz, Zübeyir Kındıra.. Listedeki isimlerin bazıları tutuklu, bazıları ölmüş..

Basında durum böyle de, STK’larda durum daha mı iyi sanki, iş dünyasında, ya da bilim dünyasında ya da yargıda.. Hepsinde durum üç aşağı, beş yukarı aynı. Her sanatçı sadece sanatçı değildir.. Her politikacı da sadece politikacı değildir.

Bu isimler, keşke, bu iddiaları reddetseler.. Birçoğu, Ergenekonun avukatlığını sürdürmeye devam ediyor aslında.. Bazı isimler doğru olmayabilir ya da artık o işten vazgeçmiş de olabilirler. Hatırladığım kadarı ile Namık Kemal Zeybek reddetmişti mesela..

Ben 28 Şubat soruşturması ile bağlantılı olarak, özellikle de Karadayı’nın sorgulanmasından sonra sıranın basındaki elemanlara da geleceğini düşünüyorum, onun için bu konuyu tekrar gündeme aldım.. Gazetecilerin istihbarat çalışmalarına katılması yeni değil, ama bu sıradan bir istihbarat faaliyetinden daha farklı bir iş.. Tam anlamı ile psikolojik harp ajanı ya da “media tetikçiliği” daha denilen, ajan provokatörlük gibi bir şey aynı zamanda yaptıkları..

DERİN DEVLETİN YARARLANMAYI PLANLADIĞI KANAAT ÖNDERLERİ DE VAR, AKADEMİSYENLER DE. Bunların bazıları, fiilen o yapı içinde yer almamış olsa bile, birilerine bu umudu veriyor olması da not edilmesi gereken bir husus.

Zaten iyi bir gözlemle, kim kimdir belli oluyor. Bu gazetelere, gazetecilere hangi sermaye grubları, hangi partiler sahip çıkıyor, ya da bunlar kimin yanında duruyorlar. Bir de ona bakmak gerek..

Kim kimdir bu davalar, bu bilgiler ışığında daha iyi anlaşılıyor bugün.. Selâm ve dua ile.

YENİ AKİT