1. HABERLER

  2. HABER

  3. HAK İHLALLERİ

  4. Rektör Aldemir, Adnan Menderes Üniversitesi’nde Cadı Kazanı Kaynatıyor
Rektör Aldemir, Adnan Menderes Üniversitesi’nde Cadı Kazanı Kaynatıyor

Rektör Aldemir, Adnan Menderes Üniversitesi’nde Cadı Kazanı Kaynatıyor

Bir süredir engizisyon gibi işleyen, giyotin gibi biçen bir takım hukuksuzluklar Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde çok boyutlu huzursuzluklar oluşturuyor.

16 Eylül 2019 Pazartesi 15:59A+A-

HAKSÖZ-HABER

Rektör Osman Selçuk Aldemir, ideolojik ve psikolojik takıntıları dolayısıyla ADÜ’de hukuksuzluğu ve huzursuzluğu besleyen aktör olarak öne çıkıyor. Öğrenci kulüplerinin kapısına kilit vurarak başlayan icraatına mesnetsiz suçlarla akademik ve idari kadroları itibarsızlaştırarak açığa alma, sürgün etme, baskı altında tutma gibi despotik icraatları eşlik ediyor. Hükümet ve YÖK’ün ilgisizliği, basının uzak duruşu, sivil toplumun meseleyi yeterince sahiplenmeyişi anlaşılan Rektör Aldemir’i cesaretlendiriyor. Ancak ortaya çıkan gelişmeler, bilgi ve belgeler ADÜ’de kaynatılan Cadı Kazanı’nın mahiyetine dair yeterli kanaat veriyor.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Osman Selçuk Aldemir, göreve geldiği 18 Ocak 2019 tarihinden itibaren üniversitedeki muhafazakâr/inançlı kadrolara sistematik baskı uyguluyor. Üniversitede bir önceki dönem yönetici oldukları ya da bir önceki yönetim ile uyumlu çalıştıkları gerekçesiyle akademik ve idari kadrolar üzerinde yoğun baskı ve yıldırma politikaları uygulanıyor.

Üniversiteleri bürokratik oligarşiyle değil ahlaki ve bilimsel temelde toplumla uyumlu çalışması yolunda gerek akademide gerekse sivil toplum çalışmalarında aktif olarak çalışan isimler Rektör Osman Selçuk Aldemir tarafından adeta engizisyon mahkemeleri benzeri soruşturmalara tabi tutuluyor. Rektör Aldemir, makul şüphe veya bilgi belge ile değil doğrudan doğruya yalan ve iftiralarla bazı akademik kadrolar hakkında terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle haklarında soruşturma açarak toplum ve öğrenciler nezdinde itibarsızlaştırmaya girişti.

Kulüpleri Kapatarak İşe Başladılar

• Rektör Aldemir göreve gelmesinden birkaç gün sonra skandal bir karar imza attı. Üniversitede kendisi gibi düşünmeyenlere tahammül edemeyen Rektör Aldemir, ilk icraat olarak bazı öğrenci kulüplerine kısıtlamalar getirdi.

Öğrenci faaliyetlerini durdurmak için alınan bu kararın öğrenciler tarafından protesto edilmesi ve bir grup akademisyen ve öğrencinin görüşmeleri üzerine ancak öğrenci kulüplerinin kapatılmasından vazgeçildi. Fakat bu despotik zihniyet kapatamadığı öğrenci topluluklarını işlevsiz hale getirdi. Müslüman gençlerin bir araya gelerek örgütlendikleri toplulukların yıl içindeki etkinlikleri, çeşitli bahaneler ileri sürülerek engellendi. Rektör Osman Selçuk Aldemir ve üniversite üst yönetiminin bazı öğrenci topluluklarını özellikle “sakıncalı” olarak lanse etmeleri, öğrencilerin gözünü korkutmakta ve en önemlisi bu kulüplerin yeni kayıt yapan öğrencilerle teması engellenmektedir.

Makul Şüphe Yok, Hukuksuzluk Silsilesi Var

• “Üniversitelerde kripto yapılanmayı açığa çıkarıyorum” makyajıyla ile bir önceki dönemin rektörü Prof. Dr Cavit Bircan’ı yalan ve iftiralarla FETÖ soruşturması bahanesiyle açığa aldı. Oysa 15 Temmuz 2016’da  girişilen askeri darbeye karşı Aydın’da meydanlara ilk inenlerden ve halkı darbecilere karşı direnmeye teşvik eden isimlerden biri de dönemin ADÜ Rektörü Cavit Bircan’dı. Rektör Aldemir, YÖK Başkanı’nın da yetkisini gasp ederek Cavit Bircan nezdinde üniversitelerdeki dindar akademik kadroları töhmet altında bırakarak tasfiye etmeyi hedefliyordu.

Peki, 15 Temmuz darbe gecesi Rektör Aldemir ve kurmay kadrosu neredeydi, ne yapıyorlardı? Sadece 15 Temmuz gecesi değil günler ve haftalar boyunca darbe tehdidine karşı her gece meydanlarda sergilenen direniş nöbetlerinde dahi Rektör Aldemir ve kurmay kadrosu hiç ortalıkta gözükmediler. Ancak hesapları boşa çıktı ve Ramazan’ın birinci günü eşi Hatice Bircan ile birlikte görevinden uzaklaştırdıkları Cavit Bircan’ı görevine iade etmek mecburiyetinde kaldılar. 

Tesettürlü Akademisyenlere Özel Tecrit 

• Rektör Aldemir hızını alamayıp eski rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’ın eşi olduğu gerekçesiyle Öğretim Görevlisi Hatice Bircan’ı da FETÖ şüphesiyle açığa aldı. Ne var ki; soruşturma dosyasındaki iddiaların hiç biri ispatlanamayınca Hatice Bircan da görevine iade edildi mecburen. Attıkları çamur tutmadı fakat maddi manevi birçok kayıp yaşattılar.

• Hatice Bircan ile birlikte Adnan Menderes Üniversitesi’ndeki 5 tesettürlü akademisyen hocadan biri olan Çiğdem Çan Aslan ile de “eski yönetimin adamı” olduğu gerekçesiyle uğraşılıyor. “Önceki yönetimin adamı” olma suçu işin bahanesi. Esasen Hatice Bircan ile Çiğdem Çan Aslan’ın tesettürlü ve üniversite içinde öğrenci kulüplerinde aktif olmaları onları hedef haline getiriyor. Etraflarına genç öğrencilerin toplanıyor olması Rektör Aldemir ve ekibini fazlasıyla rahatsız ediyor.

Hocalığı Bırak, Turist Rehberliği Yap!

• Üniversitenin bir önceki Genel Sekteri olan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Aslan 2014-2019 tarihleri arasında Aydın’daki tüm sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütüyordu. Genel Sekreter olduğu dönemde Dr. Mustafa Aslan, “Başkanlık Sistemi”, “Referandum” ve “Diriliş Konferansları” ile üniversiteli gençlerle ülkenin entelektüellerini bir araya getiren çeşitli organizasyonlar yaptı. Özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra organize ettiği Uluslararası Darbe Sempozyumu ile darbeleri ve darbe kültürünü üniversite amfilerinde tartışmaya açtı. Üniversitede görev yaptığı dönemde Müslüman gençlerle birlikte kulüp faaliyetleri yürüten Dr. Mustafa Aslan’ın öğrencilerle bağını kesmek üzere ilk etapta elindeki kulüp danışmanlıkları alındı. Öğrencilere baskılar yapılarak kulüp faaliyetlerinin önüne geçildi bu sayede.

• Yıldırma ve sindirme faaliyetlerinin devamında Dr. Mustafa Aslan’ın Yüksek Lisans dersleri ve öğrenci danışmanlıkları elinden alındı. Dr. Aslan görev yaptığı merkez kampüsten 90 km uzakta Karacasu ilçesine görevlendirildi. Üstelik bu görevlendirme akademik bir görevlendirme olmadığı gibi Karacasu ilçesinin tanıtımını yapmak gibi uyduruk bir görevlendirmeydi. Hâlbuki akademik personelin üniversitede sadece ders verme, araştırma yapma vb. akademik işler dışında idari işler yapamayacağı kanun ile belirlenmiştir.

• 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra üniversitede kurulan OHAL komisyon üyesi olan Mustafa Aslan, üniversitede FETÖ ile etkin mücadele edildiğinde elini taşın altına koyan birkaç akademisyenden birisiyken, şimdiki rektör Mustafa Aslan hakkında da FETÖ’den soruşturma açarak Dr. Aslan’a karşı itibar suikastı düzenlemektedir. 2016 yılında FETÖ ile kimler mücadele ettiyse bir şekilde haklarında soruşturmalar, davalar açılmakta ve bu kişiler adeta cezalandırılmaktadır. Cavit Bircan’ın FETÖ den açığa alınması, Mustafa Aslan’ın FETÖ ile suçlanıp hakkında kamu görevinden ihraç için komisyon kurulmasının başka nasıl izah edilebilir?

ADÜ Rektörü Osman Selçuk Aldemir, göreve geldiği günden itibaren sistematik bir şekilde İslami kimliği ile bilinen akademik ve idari kadroları baskı altına alıp tasfiye için türlü yollar denemektedir.  Temel hak ve özgürlükleri merkeze alarak FETÖ’yle, bürokratik oligarşiyle mücadele eden kadrolardan intikam alınmaktadır. Vesayete karşı dik duruşun, hukuksuzluğa karşı direnişin bedeli ödetilmek istenmektedir. Üniversitelerde yaşanan hukuksuz ve keyfi uygulamalar ne yazık ki hala son bulmuyor. Özellikle Adnan Menderes Üniversitesi’nde baskının ardı arkası kesilmiyor. Üniversitelerde keyfi idarenin, hukuksuz soruşturmaların önünü almak üzere ne zaman köklü çözümler üretilecek? AK Parti Hükümeti  ve YÖK askeri vesayet artıklarının, her dönemin adamı fırsatçı bürokratların akademiyi boğmasına daha ne kadar seyirci kalacak acaba?

5162.jpg

5163.jpg

 

HABERE YORUM KAT

4 Yorum