Verilebilecek en ağır cezalar verilmiştir

Muharrem Balcı

Sivas olayları davasında sanıklara verilen ceza kararları için "siyasi bir karar" deniyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye gibi demokratik ve hukuk devleti olduğunu iddia eden, fakat henüz bu kavramların telaffuzuna dahi alışamamış ülkelerde mahkeme kararlarının tamamen hukuka ve hakkaniyete uygun olabileceğini beklemek biraz safdillik olur. Karar yasalara uygun olabilir fakat hakkaniyete uygun olmayabilir. Zaten yıllardır tartışılan bir konudur. Hukuk kuralları insan ve toplum gerçeklerine aykırı olarak düzenlenebilmektedir. Bu yönden baktığımızda belki hukuka uygun görünse de gerçekleri yansıtmayan, hakkı teslim etmeyen birçok mahkeme kararını örnek verebiliriz.

Ayrıca bazı kararlar, "siyaseten" de verilmektedir. Yani günün şartlarına göre ve toplumdaki infiale cevap verebilecek tarzda kararlar. Tabii kararı veren makamın toplumun hangi kesimindeki infiali esas aldığı da önemli.

Bu iki açıdan bakıldığında Sivas Olayları Davası'nda verilen karar; hem hukuka, hem hakkaniyete aykırı, hem de topluma baskı kurmayı amaçlayan bir azınlığı tatmin etmeye yönelik bir karar olarak tezahür etmiştir. İleride yayınlanacak olan sanıkların savunmaları da incelendiğinde bu açıkça görülecektir. Netice olarak karar siyaseten verilmiş bir karardır. Fakat umulduğu gibi hiç bir tarafı tatmin etmemiş ve toplumsal gerçeğe de ışık tutmamıştır.

86 sanık aleyhine verilen mahkumiyet kararanını değerlendirebilir misiniz?

Önce şu yanlışlığı gidermek gerekiyor. Mahkumiyet kararları mahkemenin verebildiği en ağır kararlardır, 26 sanığa idam cezası verilmiştir. Olayın mahiyeti ve kanun gereğince cezalar 15 yıla indirilmiştir. 60 sanığa da 2911 sayılı kanun gereği 3'er yıl hapis cezası verilmiştir. Verilebilecek en ağır cezalar verilmiştir. Müdahil vekilleri gibi medya da bu cezaların verilebilecek en ağır cezalar olduğunu bilmektedir. Fakat her zaman olduğu gibi bu olayda da gerçeği saptırıp, cezalar hakkında spekülasyon yapıp, Alevi vatandaşları tahrik ederek kendilerine malzeme çıkarma peşindedirler.

Kaldı ki mahkeme, kararında takdir hakkını sanıklar aleyhine kullanmamıştır. Bir buçuk sene duruşmalara bilfiil katılmış ve hiç bir taşkınlık yapmamış olan sanıklar lehine TCK 59. maddesini bile uygulamamıştır. Ayrıca karara dayanak teşkil eden deliller üzerinde durmak istemiyorum. Zira dosya temyiz aşamasındadır. Bu aşamada sadece neticeler tartışılabilir.

Peki şimdi soralım: "Ankara DGM sanıkların tümü aleyhinde idam cezası verseydi uygulanabilecek miydi?" "Veya verilecek idam cezaları medyayı veya medyaya malzeme verenleri tatmin edebilecek miydi?" Hiç sanmıyorum. O zaman da bunları niye yakmadınız diyeceklerdi. Nerden mi çıkarıyorum. Sivas olaylarına misillime olarak Başbağlar'da katliam gerçekleştirenlerle alakalı olarak medyanın ve yanındakilerin İkiyüzlü tavrından.