Umut

Bünyamin Doğruer

Masmavi gökyüzünde

beyaz güvercinlerin kucakladığı

dünyanın sonsuz kıyısı

umut

delice akan ırmak sisler içinde

bir çocuk kan ter içinde

gümüşsü bir girdapta çırpınırken

sizler sesinizi odalara kilitlediniz

buz kesen şubat günlerinde

bilirim

sizin dudaklarınızda umut yok

haydi çıkın artık saklandığınız yerden

tehlike geçti

ki paletler altında hiç kimse ezilmemişti

kaldırın kafanızı

kucağınızdaki ulu çınar köklerini bırakın

bol yıldızlı otel şuralarını terk edin

korkuların kokusunu dağıtın

fosilleşmiş kimliğinizi

asil ve beyaz eşkıyalara parçalatın

hani dağ gibi olacaktın ihanetlerin kara gününde

yüreğini yeniden yorumlayıp

merhem diye umut sürecektin yaralarına

şimdi gözlerime bak

korkma

büyüyor çocuklar

büyüyor umutlar

bir gün halkın isyanını taşıracak tüm coğrafyalar

umut

sarar sevdamızı başkaldırdıkça

yazarız adını

buğday başaklarına

dağlara taşlara

sesimde benim

umut