Selam Sana Ey Halkım

Bahadır Bayram

Selam sana ey halkım!

Demire karşı yumrukla savaşına selam

Zulmün üzerine cehennem alevi olup yağışına selam

Puslu havada meşale yakışına selam

Karanlık Temmuz gecesini aydınlatan ışığına selam

 

Selam sana ey halkım!

Tanka selam durmayan duruşuna selam

Yoksulun feryadına, Kitab’ın çağrısına koşuşuna selam

Zorbaya tokat, yetime şefkat ellerine selam

Calut’un küfrüne kor, Talut’un cihadına fer yüreğine selam

 

Sen ki ey halkım!

Sen ki yetimi güldürür, aşsızı doyurursun

Evsize barınak olur, kimsesizi korursun

Garipler sofrasına, gözü tok oturursun

Ağlayan gözlere, gönlü aç dokunursun

 

Söyle ey halkım!

Güç ve kudret sahibi, seni nasıl yalnız bıraksın

Jetlerin kanatlarına nasıl ebabiller konmasın

Tanklar nasıl durmasın, namlular susmasın

Görünmez ordular neden arkanda olmasın?

 

Siz ey kurak toprakların adanmış yağmurları!

Ey Halep, ey Kahire, ey Gazze!

Tekbirleri tanklara galip getiren Mevla, unutmaz sizleri de

Yağarsınız rahmet olup çöllere

Yağarsınız ateş olup zalimlere

 

Bu ümmet nice fetihlere yürür yine

Halep de şenlenir o gün, Kahire de Gazze de

Taş taş üstüne kenetlenmiş evler kurulur yine

Ağıt yakarken kurşunlanan şehirlere

Ve Endülüs gıpta eder küllerinden doğan medeniyete

 

Ve siz ey katil seviciler, ey cunta sevdalıları!

Tüm hırslarınıza, ihtiraslarınıza ve hesaplarınıza lanet olsun!

Her seyrinizi “tiyatro” zannedişinize ibret olsun

Tarih yakılan ekinlerin dumanlarıyla yazıldı

Ve gökyüzüne yumruklarla bir nida kazındı:

“Şüphesiz ki Allah, Amerika’dan büyüktür!”