Safımız Belli

Gülnur Aşcı Yetkin

Kadim bir iniltidir burada gökyüzü

Bakınca hüzün toplarız göğün miğferlerinden

Asra yemin ederek başlarız söze

Cevizden yapılma tabutları kalp oyuklarımızda saklarız

Kim olduğu ne olduğu ve nereden olduğunu umursamadan

Bin filizleri besleriz göğün mavi şapkasından

Soluksuz ülkeler diyarı demiştik hani

Sınırları ol-ma-yan sınırsız derinliklerde

Kör ol-ma-yan kuyulara seslenmiştik Bedir’de

Uhud’da gazveye çıkaran neyse bildiğim

Bodur bir ağaca gizledim sırmalı bir kuş üstünde

Ağımı ören bu sessizlikte bir bilge kuş tünerdi yamacıma

Sessizliğin erdemini gösterdik içimizden

Küfrü bilmezdik küfretmeyi de

Şimdi her adım dolambaçlı olsa ne çıkar

Şimdi her adım saklambaçlı olsa

Sırrı dökülen aynalar gibiydik bakınca yüzlere

Hepimiz birbirimizin sessiz gömütleri olsak da

İlahi kelamın gölgesinde bir muştu bekleriz

Çıkınca Bilal verince komutunu aynı safta

Aynı yolda yürüyecek olan değil miyiz?