Ruh Bedeli

Gülnur Aşcı Yetkin

Filistinli kardeşime ve doğmuş, doğacak tüm ümmetin yükünü omuzlarında hisseden her “ER” kişiye.

 

Kaskatı yürek ve dillerde öbek öbek

Beklenmeyen günün gelmesi muhtemel sancıları

Doğurmuyorsa ergenlerinizi

Yüreklerindeki kor eline aldığın taşla birleşmiyorsa

Gözleriniz her bakışta dolmuyorsa, titremiyorsa “ölülerimize” her bakışımızda

Ölen vicdanlarımızdan utanmıyorsak

Kement vurulan dillerde bağlarından kopmuyorsa

Dilde vicdan gönülde iman yükünde pahalan da pahalan

Zarif bedenlerimiz incinmiyorsa içindeki küheylan

Zırhından kurtulma, maskeleri düşürme vakti

Gerçek kimliğini ifşa et, “ LA” de önce

Tüm tağutlarından sıyır ruhunu

Kefeni boynunda çocuk gülerken

Sen içli içli bakarken, gülümserken ve biliyorken

Bu ergenin ergenleşemeyen vücudundaki bomba yüklü yüreğini

Taş ve sapan iki onulmaz gençlik sembolü

Filistin kaplan zırhında tutunamayan

Aslan yatağında belli olan

Kaç emirle sen doldururken sabır yüklü gemini

Söyle hangi limanda beklersin

Ektim, ekildim toprağım sandığım kancık arkamdan vururken

Sarıl ve savrul kutlu tohumlarında

Sarsıl da yeniden büyümenin kıvancı

Doğursun yeni iklimlerini analarım

Solgun yüzün hüznüme ortak olurken

İşaret parmağımın kıvancı çakıyorken selamını

Durdurulamaz sesimi yükseltirken beden

Savrulmayan usumla ben yine geleceğim rüyana

Kâbusun olacağım

Her uyandığında kendini yoklayacak ellerin

Yetimlerimin intikamını alıncaya dek

Sanrılar ülkesinin başpiskoposu da gelse

Elimden alamayacak ruhundaki bu yükü