Nereden, Nasıl Başlamalı?

Meryem Gürsoy

Ben derginizi uzun zamandır takip ediyorum. Özellikle son dokuz aydır düzenli olarak takip etmekteyim. Çizginizi çok beğeniyorum. Özellikle İslam alemiyle ilgili verdiğiniz bilgiler için sizlere minnettarım. Televizyon kanallarından ve farklı gazetelerden aldığımız bilgilerle İslam alemine özellikle Afganistan ve Filistin'e karşı neredeyse düşman olacaktım. Onların çok ajite olduklarını, İslami kullanarak insanları öldürdüklerini çok bağnaz düşündüklerini falan zannediyordum. Sizin sayenizde Amerika'nın dünya üzerindeki hegemonyasını, özellikle İslam alemine olan nefretinden dolayı onlara uyguladığı şiddetin ve oyunların gerçek yüzünü öğrenmiş oldum.

Kasım ve Aralık sayılarında Hamza Türkmen'in yazıları beni çok etkiledi. Son zamanlarda İslam camiasındaki bu yozlaşmadan bu topluluğun içinde yaşamadığım halde ben de çok etkilendim. Eskisi kadar müslümanlığımdan haz alamıyorum. Kendimi bir boşlukta gibi hissediyorum. Neyi nasıl yapacağıma karar veremiyorum. Yaşadığımız İslam değil de İslamcılık gerçekten. Geçen yıl İslamiyat dergisinde Mücahit Bilici'nin İslamcılıkla ilgili bir yazısını okumuştum. Bu ifadeyi ilk orda duymuştum ve o zaman o yazılara katılmıştım. Türkmen yazısında Kur'an neslinin yeniden inşası için dareyni kurtarmak için Kur'an'a bir kez daha sarınılması gerektiğini yazıyor. Bunun ben de farkındayım. Hayatımızdaki sıkıntıların Allah'a yöneldiğimizde düzeleceğini biliyorum. Yüce Rabbimiz Ra'd 28'de bunu güzelce acıkılıyor fakat nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum. İslami ilk Seyyid Kutub'un Yoldaki İşaretlerinden Mevdudi'nin Dört Terim'inden okuyarak, tevhid-şirk çizgisini ayırdederek öğrenmeye başladık. Sonra nüzul sırasına göre tefsir v.s ile devam ettirdik. O günler gerçekten güzeldi.

Bugünde güzel fakat eski samimiyetler, heyecanlar, fedakarlıklar yok artık. Bu durum beni çok üzüyor, Sürekli bu durumu düşünüyorum. Çözümün Kur'an'da olduğu muhakkak fakat nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Kur'an neslinin yeniden inşası için nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğini derginizde yayınlarsanız çok sevinirim. Düşünce tüketiminin fazla olduğu, dolayısıyla sürekli yenilenmenin şart olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Din adına hergün yeni fikirler değişik ayet yorumları ortaya atılıyor. Böyle bir dönemde müslümanlar olarak bize düşen görev ne? Özellikle yeni nesile İslami anlatmak için nasıl bir yöntem izlenmeli. En önemlisi de müslümanlar oluşumuzdan haz almak için, kirlenmiş ve yozlaşmış ruhumuzu temizlemek ve canlandırmak için nereden başlamalıyız. Bu konularda derginizde düzenli bir çalışma hazırlarsanız çok memnun olurum.

Rabbim ayaklarımızı kaydırmasın, iman ettikten sonra kalbimize eğrilik vermesin. Bizleri günahlarda ısrar edenlerden kılmasın Dualarımızı kabul etsin...

İçel