Müslüman Siyasi Tutsaklardan

Haksöz

"Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kafirler istemese de Allah nurunu (dinini) tamamlayacaktır (hakim kılacaktır)." (Saff: 61/8)

Bizler İslami mücadele ve Müslüman kimliğimizden dolayı T.C.'nin zulmüne uğramış "Müslüman siyasi tutsaklarız". Tağuti rejime karşı sürdürdüğümüz mücadelenin sonucunda, sistemin zulmünü fiilen yaşamaktayız. Müslüman tutsakların cezaevindeki onurlu direnişi karşısında acze düşen idare, baskı ve şiddetini artırıcı bazı yöntemlerle zulmünü sürdürmek gayretindedir.

Son olarak bu şiddet uygulamaları, kalmakta olduğumuz "Bayrampaşa Özel Tip Cezaevi"nde. "Müslüman Siyasi Tutsaklar"a yönelik olarak sergilenmiştir. Yaşadığımız tutsaklık sürecinde "bedelini ödeyerek" aldığımız birtakım insani haklarımız zorla geri alınmaya çalışılmaktadır. Hakların alınma sürecinde, birçok kere gerek cezaevi idaresi ve savcısı, gerekse askeri güçler, Müslümanlar'ın haklı ve kişilikli tavırları neticesinde geri adım atmak zorunda kalmışlardır". Bu işbirliği neticesinde, yürütülmek istenen baskıcı uygulamalar kişilikli direnişimiz ile karşılaşmış ve sonuçsuz kalmıştır. İdarenin biz "Müslüman Siyasi Tutsaklar" karşısında çaresiz kalması ve adli mahkumlar üzerindeki çıkar hesaplarının tarafımızca bozulması/engellenmesi, kendilerini intikam alma gayretine yöneltmiştir.

Bunun neticesinde; 21 Temmuz 1994 Perşembe gecesi, cezaevi müdürü M.V., cezaevi savcısı M.İ. ve cezaevi tabur komutanı Bnb. İ.B.'nin İşbirliği sonucu, kaldığımız "H Blok"a yönelik olarak, cezaevi personeli ve 450-500 civarında askerle baskın düzenlendi. Müslüman Siyasi Tutsaklar'ın onurlu direnişi ile karşılaşan baskıncı güçler, ellerindeki cop ve demir çubuklarla saldırıya geçtiler. Çıkan çatışmada birçok arkadaşımız değişik yerlerinden yaralanırken, bir arkadaşımız da başından aldığı demir çubuk darbesiyle ağır yaralanarak Haseki Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Koğuşlarımız askerlere talan ettirilirken, değerli eşyalarımız çalınmış, arta kalanlar tahrip edilerek parçalanmış, kitaplarımız yırtılmış, birçok not ve belgelerimize el konulmuş, yiyeceklerimiz kullanılamayacak hale getirilmiştir. Yaralı arkadaşlarımız 4 gün boyunca revire çıkartılmayarak rapor alma ve tedavi edilme imkanı elimizden alınmıştır. Olay sonrası ziyaretçilerimize her türlü güçlük çıkartılarak, bir kısım eşyalarımızın da içeriye alınması kısıtlanmıştır.

Müslüman kimliğimize ve onurlu davranışımıza tahammül edemeyen cezaevi idaresi, gayri meşru işlerini daha rahat yapabilmek için bizleri sürgün etme arayışı içerisine girmiştir.

Bütün bunlar, genelde "Müslüman Siyasi Tutsak" kimliğimize ve özelde de mücadele ile alınan haklarımızın gasp edilmesine yönelik sistemin yaptığı zalimce uygulamalarının en son örneğidir.

Bizler tağuti rejim güçlerine karış mücadele veren "Müslüman Siyasi Tutsaklar" olarak, yapılan her türlü zulme karşı onurlu direnişimizi sürdüreceğimizi ve asla susmayacağımızı bu vesile ile bir kere daha ilan ediyoruz.

Bütün bu baskılara rağmen kazanılmış haklarımızı hiç bir güç gasp edemez!

Müslüman kimliğimize yönelik saldırılar cezasız katmayacaktır!

"...Zulmedenler yakında nasıl bir inkılapla devrileceklerini göreceklerdir." (Şuara: 26/227)

-İSLAMİ HAREKET ENGELLENEMEZ!

-KAHROLSUN LAİK DİKTATÖRLÜK!

-YAŞASIN İSLAMİ MÜCADELEMİZ!

İstanbul Bayrampaşa Özel Tip Cezaevi

21 Müslüman Siyasi Tutsak