Misuari ve Filipinler Yönetimi Arasında Ne Geçti?

Mevlana M. Alanto

Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) lideri ve Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi (ARMM) valisi Nur Misuari güney Mindanao'daki Sulu adasından adamlarıyla birlikte kaçtığı Malezya'da 24 Kasım'da tutuklandı. Malezya başbakanı Mahathir Muhammed, MNLF ile Filipinler ordusu arasında yaşanan son çatışmalar nedeniyle Filipinler hükümetine isyan etmekle suçlanan Misuari'nin Filipinler yetkililerine teslim edileceğini açıkladı.

Misuari ile Filipinler yönetimi arasındaki çatışma MNLF güçlerinin 19 Kasım'da Sulu eyaletinin başkenti jolo çevresindeki hükümet binalarına saldırmalarıyla başlamıştı. Yönetimin ısrarlı iddialarına rağmen Misuari saldırının kendi emriyle başladığı suçlamasını kabul etmiyor. Hükümetin açıklamalarına göre 25 Kasım'a kadar hükümet birliklerinden, MNLF savaşçılarından ve sivillerden olmak üzere toplam 150'den fazla kişi öldü. Hükümet birliklerinin karşı saldırıya geçmesi ve Sulu'da MNLF'nin kontrolündeki köylere düzenlediği hava akınları nedeniyle 10.000'den fazla müslüman çatışma bölgelerinden göç etmek zorunda kaldı.

Aynı günlerde Zamboanga şehrinde de çatışmalar başladı. 27 Kasım günü hükümet kuvvetlerinin ağır kuşatmasını yarabilen MNLF güçlerinden bazıları bölgede yaşayan hristiyan sivillerden rehineler alarak turistik bir bölge olan Pasonanka Parkı'na sığındılar. MNLF güçlerinin başında Misuari'nin yeğeni olan Culhambri Misuari bulunuyordu. Çatışma diğer eyaletlere ve şehirlere de yayıldı. Zamboanga şehrinden yaklaşık 800 kilometre ötede bulunan Mindanao Özerk Bölgesi'nin başkenti Kotobato şehrindeki Misuari'nin ofisi ve diğer MNLF binaları askerlerce kuşatıldı.

Zamboanga'daki krizi hükümet önce Misuari'nin yerine MNLF'nin başına geçen ve Manila hükümetince Özerk Bölge valisi olarak tanınan Faruk Hüseyin'in arabuluculuğuyla çözmeye çalıştı. MNLF güçlerinin Faruk Hüseyin'in arabuluculuğunu kabul etmemesi üzerine MNLF'nin eski sözcülerinden İbrahim Iribani'nin hükümet adına arabuluculuğuyla anlaşmaya varıldı. 28 Kasım'da rehinelerin bırakılmasına karşılık olarak savaşçıların güvenli bir MNLF kampına geçişlerine izin verilmesiyle kriz sona erdi.

Zamboanga krizinin yaşandığı sırada Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF)'nin siyasi işlerden sorumlu başkan yardımcısı Gazzali Cafer bir mülakatta Bagsamoro'nun tam özerkliğini sağlayan 1976 Trablus ve 1996 Cakarta Anlaşmalarına rağmen MNLF'nin Filipinler ulusal devleti içinde bir özerkliği kabul etmesinin sorunların kaynağı olduğunu belirtti. Son olayların çözüm aranıyorsa, Bagsamoro'da tam bağımsızlık için referanduma gidilmesi gerektiğini bir kere daha ortaya koyduğunu söyledi.

Olayların tam da Filipinler cumhurbaşkanı Gloria Macapagal-Arroyo'nun dokuz günlük Washington ziyaretinde ABD'nin 'teröre karşı kampanyası'na ülkesinin tam desteğini sunduğu bir ortamda meydana gelmesi dikkat çekiciydi. Arroyo Washington tarafından iflas etmiş Filipinler ekonomisi yanında 'teröre karşı mücadele' amaçlı kullanılmak üzere 4.6 milyon doladık bir yardımla mükafatlandırıldı. Nur Misuari'nin Filipinler yönetiminden uzaklaştırılması hükümetin işini kolaylaştıran bir unsurdu. Artık Misuari rahatlıkla el-Kaide'nin güneydoğu Asya'daki uzantısı olarak tanımlanan Ebu Sayyaf grubuyla bağlantılı bir terörist ilan edilebilirdi!

Peki ne oldu da, 1996'da Moro mücadelesini sona erdiren ve 1997'den itibaren de Özerk Bölge'nin valiliği görevine getirilen, İslam Konferansı Örgütü tarafından da Moro halkının yasal temsilcisi kabul edilen ve 5.000 savaşçısı Filipinler ordusu bünyesine katılmış olan Misuari ile Filipinler hükümetinin arası açılmıştı?

Misuari 1996'da dönemin cumhurbaşkanı Fidel Ramos ile anlaşmış ve müslümanların yoğun olarak yaşadığı Mindanao, Sulu ve Tawi-Tawi eyaletlerini kapsayan bölgenin özerkliğini kabul ederek silah bırakmıştı. Bilahare hükümetin ısrarıyla tek aday olarak girdiği seçimlerde Özerk Bölge'nin valiliğine seçilmişti. Üç yıllık görev süresi sona erdiğinde hükümet tarafından görevi uzatılan Misuari yaklaşık 5 yıllık valilik döneminde Moro bölgesi için çok az şey yaptı. Bölge yine ülkenin en sefil bölgesiydi ve müslümanlar sürekli olarak hükümet birliklerinin saldırısı altındaydılar.

Geçen yıl Fidel Ramos'un görevini tamamlamasının ardından yerine Moro ve müslümanlara karşıtlığı ile bilinen Josef Estrada seçildi. Estrada yönetiminin Üstad Selamet Haşim'in liderliğini yaptığı Moro İslami Kurtuluş Cephesi'ne karşı başlattığı yoğun operasyonlar sonucunda bölgede büyük sıkıntılar yaşandı; yaklaşık 800.000 müslüman göç etmek zorunda kaldı. Fakat tüm bu acılara Misuari duyarsız kaldı.

Bu yılın başında Estrada halkın protestolarıyla devrildi ve yerine Gloria Macapagal-Arroyo'nun geldi. Yeni hükümet Misuari ile devam etmek istemiyordu. 2001 Temmuz ayı içinde Arroyo hükümeti MNLF içinde bir darbe gerçekleştirdi. MNLF Merkez Komitesi'nin etkili 15 üyesi kendilerini Yürütme Kurulu olarak ilan ettiler. MNLF'nin dışişleri sorumlusu Dr. Faruk Hüseyin, genel sekreteri Müslimin Sema, başkan yardımcısı Hatimil Hasan ve MNLF ordu kumandanı Cikiri'nin başını çektiği yeni kurul Misuari'yi merkez komite başkanlığından azletti. Bu darbe sadece Manila rejiminin bir operasyonu olmaktan ibaret değil gibi. Malezya ve Libya'da eski güvenilir adamlarının alaşağı edilmesine onay vermiş görünüyorlar.

Manila hükümetinin Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi için 26 Kasım'da seçimlerin yapılacağını ve Faruk Hüseyin'in valilik için resmen aday olduğunu ilan etmesi üzerine Misuari yapılanın Cakarta Anlaşması'na aykırı olduğunu söyleyip seçimleri boykot çağırışında bulunmuştu. 5 Kasım'da Sulu'da "5. Bagsamoro Kongresi"ni tertip etmiş ve burada taraftarlarına yaptığı konuşmalarda bağımsız "Bagsamoro Cumhuriyeti"nden sözetmişti. Ama bu tür tehditleri Manila'yı etkilemedi. Ve ardından bilinen çatışmalar meydana geldi. Filipinler ordu birlikleri zaten uzun bir müddettir MILF'ye karşı ağır bir savaş sürdürmekteydiler. Bundan sonra çatışmaların artarak devam etmesi beklenebilir.