Mektup

Metin Önal Mengüşoğlu

"Söz" için teşekkürlerini belirtiyor. Ve bu ülkede islam'ı en az anlamışlar -yani ila­hiyattılar- arasından böyle bir çalışmanın çıkmasını hayretle karşılıyor. Kur'an'dan başlanmasına itiraz edilemeyeceği ve an­cak tek düzelik ve tek sözlülük tehlikesin­den kaçınmamız lazım geldiğini işaret ede­rek, "Kur'an bize yeter" anlayışı gibi benzeri bir kolaycılığa kaçarsak işimizi daha da zor­laştırmış olup olmayacağımızı soruyor.

"Sözgelimi bir hadis'in sağlığını-sıhhatini ciddi olarak tanımak uzun ve zahmetli bir yoldur. Ama onu kabullenmemek yahut da­ha hafifinden gözardı etmek, görmezden gelmek daha kolay ve ucuz bir yoldur.

Örneğin Kur'an bazen münafık, bazen kafir, bazen fasık, bazen facir tabirlerini ayrı ayrı menfi anlamlar olarak kullanır. Bu farklı kullanımların nedenlerini, haysiyetlerini, nüanslarını incelemek tek tek ortaya koy­mak, araştırmak epeyce uzun zahmetli bir iştir. Ama bunların 'eş anlamlı' olduğunu sa­vunup farklı anlayışları bir kalemde yanlışlamak kolay yoldur.

Örneğin bir Numan b. Sabit'i tanımaya çalışmak, çabalarını araştırmak, eserlerini, öğrencilerinin eserlerini, hakkında söyleni­lenleri bulup buluşturmak uzun ince bir yol­dur. Ama bunların mezheplerinin hepsinin zulüm ve adaletsizliğe yol açtığını savunup bir çırpıda silip atmak daha kolaycı bir tutum olmalı.» ifadelerinin peşinden ebedi yazıla­ra ve duygulara yer vermememizi eleştire­rek soruyor: "Küçük soruları, basit sorunla­rı, kolay düğümleri çözmeyen (çözemeyen) insanlar zor sorunları ve düğümleri nasıl çö­zecek?"

Ciddiyetin asık suratlılık olmadığını ifa­de eden Mengüşoğlu, şu soruları yönelti­yor: "Kuzum sizin hiç babanız ölmez mi? Bi­rilerini sevip, bülbüllerin sesinden tüyleriniz ayağa kalkmaz mı? Hayat bu derginizdeki resmiyet kadar sıkıcı-asık suratlı mıdır? Si­zin hiç masallarınız, öyküleriniz, şiirleriniz, şarkılarınız olmaz mı?" Bu soruların peşin­den zarif bir üslupla "son bir taş" daha atı­yor. "En evrensel, en köklü ve en uzun va­deli bir davayı güdüyor görünürken Kör­fezle, Halepçe'yle yani gecikmiş bir aktüaliteyle fazlaca politize olmuyor musunuz?"

Mengüşoğlu her yeni çıkan "Söz'ün bir öncekinden daha dolgun, daha sağlıklı, da­ha hayırlı olması dileğiyle mektubunu bitiri­yor.