Marmara Üniversitesi'nde Başörtüsü Direnişi

Haksöz

2 yıldır çeşitli üniversitelerde ve kamu alanlarında uygulamaya konan başörtüsü zulmü, 4 Ekim'den itibaren Marmara Üniversitesi'nde fiili olarak dayatılmaya başlandı. Geçtiğimiz öğretim yılında soruşturmalar ve cezalar şeklinde olgunlaşan süreç, ilk kayıtlar döneminde başörtülü öğrencilerin kayıtlarının yapılmamasıyla kendisini 4 Ekim'e hazırladı. Bu tarihte okulların açılmasıyla başörtülü öğrenciler kampüse dahi alınmadılar. Karşılarında kalabalık polis kordonlarını, robocopları, panzerleri, eli otomotik tüfekli özel tim mensuplarını bulan öğrenciler yanlarında bazı istisnalar dışında halkın ve konuya ilgi göstermesi gereken kuruluşların desteğini bu­lamadılar. Uzun ve zorlu bir süreçten sonra üniversiteyi kazanan öğrenciler uygulamaya dair bir açıklama isterken cevap telsizden gelen bir emirdi: "Başörtülüler üniversiteye alınmayacak!"

4 Ekim Pazartesi günü M.Ü.'ne alınmayan öğrenciler Göztepe Kampusu önünde oturma eylemine başladılar. Öğrencilerin avukatları tutanak tuttular. Açıklama yapmaya çalışan başörtülü bir öğrencinin konuşmasının polis tarafından engellenmesi sırasında bir erkek öğrenci gözaltına alındı. Ayrıca polis basın mensuplarının görüntü almasını engellemeye çalışması yanında gazetecilerin, oturma eylemi yapan öğrencilerle konuşmalarını da engelledi. Başörtülü öğrenciler yanında sakallı ve uzun saçlı öğrenciler de kapıdan alınmadılar.

Ekim Salı günü Kampus önünü panzerler ve otobüslerle kesen polis öğrencileri kapı önünden yolun karşısındaki kaldırıma sürükledi. Oturma eylemlerine burada devam eden öğrenciler Kur'an okumak isteyince polisin saldırısına uğradılar. Bu arada basın mensuplarına açıklamada bulunan ve bir öğrenci yakını olan Sabri Yavuz gözaltına alındı. Yine bir başka erkek öğrenci de keyfi olarak gözaltına alındı.

Ekim Çarşamba günü öğrenciler oturma eylemlerine devam ettiler. Kayıt işlemleriyle ilgilenen öğrenci avukatı Mehmet Esen, polis tarafından hırpalandı. Bu arada polis sürekli olarak oturma eylemi yapan öğrencilere "Siz müslüman değilsiniz, siz teröristsiniz, siz provakasyon yapıyorsunuz" tarzında hitaplarda bulunarak psikolojik yıldırma çabası içine girdi.

Ekim Perşembe günü okul çevresinde (otobüs durağı, kırtasiye vb) bayan öğrencilere destek vermek için toplanan ama eylem yerine yaklaştırılmayan öğrenciler dağıtılmak istendi. Polisin sert tutumu karşısında başörtüsüyle ilgili slogan atan öğrencilerden 18'i gözaltına alındı. Direnişçi bayan öğrenciler ise ilk defa "Bu Okulda Zulüm Var", "Direniş Adalet Özgürlük", "7.4 Yetmedi mi?" yazılı dövizler açtılar. Ve öğrenciler protestolarını "Başörtüsü Onurumuz Koruyacağız", "Direniş Var Yılgınlık Yok" gibi sloganlarla da ifade ettiler. Caddeden geçen insanların destek içeren tepkileri karşısında polis ana caddeler ve ara sokak ağızlarında da geniş kordonlar oluşturdu. Bu arada eyleme destek vermek için yoldan geçerken korna çalan araçlar da durdurulup şoförleri polis tarafından uyarılmaya başlandı.

Ekim Cuma günü "7.4 Yetmedi mi?" yazılı dövizi başörtülü öğrencilere yöneltilen karalama kampanyasına vesile yapan kartel medyasının tüm tehditlerine rağmen öğrenciler yine kampus önündeydi.

11 Ekim Pazartesi günü öğrencilerin açtığı "7.4 Yetmedi mi?" dövizi bahane edilerek haddini aşan saldırılarla ilgili Özgür-Der'de bir basın açıklaması düzenlendi. Daha sonra öğrenciler ve velileri Bağcılar savcılığına suç duyurusunda bulundular. Aynı gün bir grup öğrenci ve veli görüşme talebiyle Hürriyet gazetesine gittiler, fakat muhatap bulamayarak oradan ayrılmak zorunda kaldılar.

Aynı gün Göztepe Kampusu önüne niçin geldiği anlaşılmayan bir MHP milletvekili öğrencilerin arasında provokatörlerin olacağı suçlamasını yaparken, otobüs durağında basına başörtüsü problemini çözeceklerine dair vaadlerde bulunması öğrencilerin tepkisiyle karşılandı.

12 Ekim Salı günü Uludağ Üniversitesinde okula alınmayan bir grup öğrenci eyleme destek vermek için kampus önüne geldi.

13 Ekim Çarşamba günü başörtülü öğrenciler hakkında iftiraları ve karalamaları bitmeyen kartel medya gazeteleri okul önünde yakıldı. Çamur at izi kalsın mantığıyla hareket eden satılmış kalemlerin bu tavrını öğrenciler haklı davalarının üzerini örtmek için gösterilen bir çaba olarak değerlendirdiler. Öğrencilerin açtığı pankartlaşan dövizlerde "Bu O-kul-da Zu-lüm Var", "Başörtüsü Onurumuz Koruyacağız" yazılıydı.

Okul içerisinde ise başörtülü öğrencilere destek vermek için bildiri dağıtan 2 erkek öğrenci gözaltına alındı.

14 Ekim Perşembe günü okul içinden yürüyerek Eğitim Fakültesi önüne gelen 80 kadar erkek öğrenci başörtülü öğrencilere destek amacıyla alkışlı ve sloganlı oturma eylemi yaptılar. Daha sonra kampus içine yönelen ve sayıları 200'ü bulan öğrenciler yasağı protesto eden sloganlar attılar ve konuşmalar yaptılar. Bu sırada okul önündeki başörtülü öğrenciler, üzerlerinde Demokrasi, Özgürlük, insan Hakları yazan balonları patlatarak haklarının gaspedilmesini protesto ettiler. 2 erkek öğrenci gözaltına alınırken, 1 bayan veli polis tarafından yumruklandı ve bayıldığı için hastaneye kaldırıldı.

15 Ekim Cuma günü ilk defa bir sivil toplum kuruluşu öğrencilere destek amacıyla Marmara Üniversitesi'ne geldi. Üzerinde "Onur Mücadelenizde Yanınızdayız" yazılı çelengi direnişçi öğrencilere vermek isteyen ÖZGÜR-DER korteji polis tarafından engellendi. Ancak ÖZGÜR-DER yöneticilerinin ısrarı üzerine çelenk öğrencilere ulaştırıldı. Fakat sonra polis tarafından parçalandı. Bunun üzerine 100 kişilik ÖZGÜR-DER kortejiyle birleşen direnişçi öğrenciler alkışlarla yürüyüşe geçtiler. Kortejin dağılmasından sonra Hasan Dağabak adlı kişi gözaltına alındı.

Oturma eylemi yapan öğrenci kızlara hakaret eden bazı komiserleri tesbit etmek için eylem yerine gelen Osman Karahan ve Sezai Çiçek adlı avukatlar polis tarafından tartaklanarak gözaltına alındılar. Hukukçular Derneği gözaltı olayına tepki gösterdi ve avukatlar kısa bir süre içinde serbest bıraktırıldılar.

20 Ekim Çarşamba günü zulmün 3. haftasında polis baskısı daha bir artırıldı. Öğrenciler önceleri okullarına girmek için gösterdikleri kimliklerini, polis kordonlarını aşmak için göstermek zorunda bırakıldılar.

Ayrıca artan baskılar neticesinde yabancı basının haber alma özgürlüğü polis tarafından kısıtlandı. Okulundan ayrılan öğrenciler sivil polisler tarafından takip edilerek sokak ortasında gözaltına alındılar. Eylem yerinden ayrılan 3 bayan öğrenci gözaltına alındı.

21 Ekim Perşembe günü polis baskısının doruğa ulaştığı gün oldu. Okul önünde bulunan öğrencilerin kimlik bilgileri tek tek not edildi. Öğrencilerin yakın çevresinde bulunan herkes nüfus cüzdanlarını polise ibraz etmek zorunda kaldılar. Öğrencilere destek amacıyla orada bulunan yazar Yıldız Ramazanoğlu evine giderken sivil ekip tarafından gözaltına alındı.

Öğrenciler her hafta Perşembe günü saat 11.00'de Göztepe Kampusu önüne gelerek mücadelelerine devam edeceklerini açıkladılar ve kitaplarını kampus girişine bırakarak eylem yerinden uzaklaştılar.

22 Ekim Cuma günü ise okullarına alınmayan başörtülü öğrenciler, Kampus önünde oturma eylemi yaparken kendilerine galiz ifadelerle hakaret eden bazı polis amirleri ve iki bayan polis hakkında toplu olarak Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundular.