Karabağ'da Zenci Asker

Macide Göç Türkmen

Azerbaycan İslam Partisi'nin lideri konumundaki Hacı Hacı Ağa ile Dünya ve İslam Dergisi'nin yaptığı röportajda Hacı Ağa Azerbaycan ve Ermeni sorunu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Derginin Nisan 1992 sayısında yer alan röportajda Hacı Ağa, Karabağ meselesinin dünün ve bugünün meselesi olmadığını, bu senaryonun başta ABD olmak üzere bazı batılı devletlerle birlikte Moskova'da yazıldığını ifade ettiği açıklamasında şöyle devam ediyor:

Karabağ'da vuruşan bütünüyle Ermeniler değildir. Ermeni taraftarı vardır; kendilerinin de söylediğine göre paralı askerler vardır. Hatta zenci askerler vardır. Bunlar ABD'den, İngiltere'den, Fransa'dan, Afrika'dan para verilerek gönderilmiştir. Bazen vuruşmalarda görüyoruz. Onların cenazesi günlerce ortada kalıyor, fakat hiç kimse gelip onlara sahip çıkmıyor. Bizim kahraman çocuklarımız onları gömüyorlar. Bazı esirlerin birbirlerinden farklı dillen konuştuklarını görüyoruz. Bizim anladığımıza göre bu insanların sadece üçte biri gerçek ahalidendir.

Bunları Azerbaycan haber ajansları, Radyo, TV kamuoyuna açıklamıyor mu?

Karabağ hadiselerinin yüzde yüzü radyo ve TV'den açıklanmıyor. Ancak gerçeklerin % 15-20'sini duyuruyor. Kalanların üste kapalı olarak geçiştiriliyor. Bize göre hükümet söyleyemiyor, hükümet bir yerde korkuyor. Azerbaycan hükümeti henüz tam bağımsız değil ki. Daha önemlisi hala Rus'un askerleri, harp araçları, levazımatları Azerbaycan arazisindedir. Yani Azerbaycan'ın sınırları bugün Rus askerlerinin elindedir. Bu çatışmaların durdurulmasının. Bu meselenin çözümleri var. Ben yine de bizim devlet rehberlerinin, kurulmuş partilerin, bir yere gelerek toplantı yapmaları görüşündeyim. Burada bir oyun var. Ve Türkiye ile İran'ı bunun içine sürüklemek istiyorlar. Azerbaycan ve Ermenistan birer bahanedir. Dünya emperyalizminin, Rus şovenizminin bir maksadı vardır: Her ne pahasına olursa olsun İran ile Türkiye'yi bir muharebeye sevketmek."

Azerbaycan İslam Partisi, Azeri halkın durumu, Azerbaycan'ın siyasi yapısı ve Ermeni meselesi hakkında geniş açıklamalar yapılan bu röportaj Dünya ve İslam Dergisi'nin 10. sayısında yer alıyor.