İslami Hareketin Saptırılma Tehlikesi

Beşir Eryarsoy

(...) İslam adına ortada bulunan hareketler arasındaki farklılıkların derinleştirilmesi, körüklenmesi ve ön planda tutulması, İslam düşmanı Yeni Dünya Düzeni için hayati bir meseledir. Onun için gruplararası, kurumlararası taassupların korunmasına özenle gayret edilmelidir.

Bu bağlamda bizim müslümanlara, İslam adına ortada olan kesim ve hareketlere tavsiyemiz, "ne olursa olsun bir yerlerde biraraya gelmek" olamaz. Kur'an'ın ihtilaf halinde bizlere tavsiye ettiği bu değildir. Büyük kitle neredeyse orada bir araya gelmek ve benzeri Kur'ani temele dayanmayan birliktelik formüllerini çözüm olarak ileri sürmek de İslami şuur eksikliğinin ifadesi olmanın da ötesinde, Yeni Dünya Düzeni'nin belli bir oranda hoşuna da gidecek bir çözümdür. Kur'an'ın ihtilaf halinde bir araya gelmek için teklif ettiği çözüm yolu ise, ihtilaf konusunun Allah'a ve Rasulü'ne havale edilerek onların gösterecekleri çözümü peşin yargısız ve tam bir teslimiyetle kabul etmektir. (en-Nisa, 4/59, 65)

(...) Net ve bütüncül anlayışa sahip olması gereken bir İslami Hareket her zaman için düzenin önünde açacağı kaygan zeminlere karşı uyanık olmak zorundadır. Unutulmamalı ki, vaktiyle bu kafir ve münafık rejimlerin selefleri bizzat peygamberi bile bu kaygan zeminlere çekmek istemişlerdi ve Allah'ın inayet ve yardımı olmasaydı, Hz. Peygamber'in bile bu kaygan zeminlere yaklaşma tehlikesi varid olmuştu. (Bk. el-İsra, 17/73-75; Hud, 11/12; el-Kehf, 18/28; el-En'am, 6/52-53; el-Kalem, 68/9...)

Değişim, Mayıs 1994