Hain İşbirliği: Özbek Muhalifler Teslim Edildi

Haksöz

Bir süredir Türkiye'de bulunan Rüstem Mehmetkulav ve Askarov Zeyneddin Abdürrasuloviç adındaki Özbek muhalifler, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in geçen ay yaptığı Özbekistan seyahati sırasında tutuklanmışlar ve Demirel tarafından teslim edilmek üzere Özbek başkan Kerimov'a hediye paketi olarak sunulmak istenmişlerdi. Ancak, Mazlumder İstanbul Şubesi'nin girişimleri sonucunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) muhaliflerin iade edilmemesi yönündeki yürütmeyi durdurma kararı almıştı. Ancak, Türkiye Dışişleri Bakanlığı AİHM'ye Özbekistan'ın da insan haklarına bağlı ve işkenceye karşı bir ülke olduğu ve bundan dolayı da tutukluların iade edilmesinin ciddi bir mağduriyete neden olmayacağını belirten bir yazı yazmış ve AİHM'nİn cevabını beklemeden 26 Nisan 1999'da Özbekistan'a iade işlemi gerçekleştirmiştir.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye İzmir Grubu dönem sözcüsü Av. Taner Kılıç yaptığı açıklamada, şu an bu insanların tecrit edilmiş alanlarda kötü muamelelere, işkenceye, adil olmayan bir yargılamaya maruz kalma tehdidiyle karşı karşıya olduklarını dile getirdi ve Uluslararası Af Örgütü'nün bu insanların can güvenliğinden endişe ettiğini belirtti. Londra'daki UAF sekretaryası da 28 Nisan 1999'da tüm üyelerine "Acil Eylem" çağrısında bulunarak TC yetkili makamlarına yanlış tutumlarına yönelik bilgi aktarmaları talimatını verdi.

26 Nisan gecesi apar topar gerçekleştirilen iade işlemi, TC'nin, uluslararası emperyalizmin Orta Asya'ya yönelik politikalarını tüm yönleriyle benimsediğini yüzünü bir kez daha açıkça ortaya koydu. İslami tavır sahibi oldukları bilinen muhalifler, İslam Kerimov'un laik diktatörlüğüne karşı İslami direnişi yükselten önder şahsiyetlerdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin de 75 yıllık geleneğine uygun olarak geliştirmiş olduğu, her türlü İslami eğilime karşı tavır alma politikası artık ulusal sınırları da aşmış ve tüm müslümanlara yönelmiştir. TC'nin, uluslararası emperyalizmin ve onların yerli işbirlikçilerinin ifsad edici ve yozlaştırıcı etkilerine yönelik, tüm haklı başkaldırılara karşı takındığı olumsuz tavır, işbirlikçi karakterinin hiç de şaşırtıcı olmayan bir sonucudur.