Guantanamo Bagram Gazze

Bünyamin Doğruer

Şimdi mazlumların feryadını paylaşıyoruz

Yüreğimizi yakan

Kuşatması altında emperyalizmin

Zulme uğramış kardeşlerim

Turuncu giysiler içinde elleri ayakları zincirli

Nasıl geldik bu hale nasıl

Önce parça parça edildik bölündük

Sonra bakışlar kör edildi

Zihinler sömürgeleştirildi

Alt üst oldu her şey

Başladı yenilgiler tarihi

 

Bagram duvarlarına bir koyu isyan çizdim

En öfke dolu yüreğine o yiğitlerin

Gözlerinden gökyüzü kadar mavi özgürlüğü sürdüren

İnsan hakları denen büyük şirketlerin sözlerini

Her bir söylemi binlerce ölüm getiren

O sömürgeci martavallarını toplama kamplarını

Toprağa düşen her damla Müslüman kanını

Direniş bilincime yerleştirip

Alınmamış intikamlara sakladım çelikten öfkemi

Elbet bir gün yaracağız tüm kuşatmaları

Şafak sökecek yıkılacak bu zulüm duvarları

O günler uzak değil açacak kar filizleri

Mutlak bir inançla taşacak iman ırmakları

Ve esecek özgürlük rüzgârları

Örselenmiş güller gürül gürül açacak

 

Irmakların hüzün şarkısı yankılanır

Guantanamo’dan Gazze’den Bagram’dan

Zulme gömülmüş insanlık adına

Kulak ver parmaklıklar arkasında

Direnen ve düş gören feryatlara

Ey Amerika seni tanıyoruz 

İnsan hakları söylemi

Senin katliamlarına soykırımlarına bir maskedir

Biliyoruz şeytansı şövalyeliğini

Ama şunu bil ki 

Bizim bir damarımız Bedir

Bir damarımız Hayber’dir

Bir damarımız Kudüs’tür Mekke’dir

Çelikten kollarımız bükülmez

Dağlar üşür de yiğitlerimiz üşümez

Sevdamızın adı cennet

Rabbimizden başkasına boynumuz eğilmez