Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök Suç İşlemiştir!

Haksöz

Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in 17 Mayıs günü Şemdinli Çetesi'ni andıran bir şebeke tetikçisi tarafından öldürülmesi ve daire arkadaşlarının yaralanmasının ardından Şemdinli çetesiyle ilgili yaptığı "muhtıra" niteliğindeki açıklamalar hafızalardaki yerini korurken Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yeni gerilimleri tetikleyen açıklamalarda bulunmuştur. Özbilen'in cenaze törenine katılan ve aralarında Genelkurmay yetkililerinin, yüksek yargı mensuplarının, sivil bürokrasinin, Kemalist-sol ve Kuvayı Milliyeci dernek mensuplarının, CHP örgüt üyelerinin ve çok az miktarda da sivil yurttaşın bulunduğu, sayıları on bini geçmeyen katılımcının hükümet mensupları ve halkın dini değerleri aleyhinde koro halinde slogan atmasına Özkök, destek verdiğini açıklamıştır.

Özkök, basın mensuplarına verdiği demeçte, Özbilen'in öldürülmesini kınamakla beraber, cenaze töreninin Hükümet aleyhinde şova dönüştürülmesini destekleyen hatta teşvik eden cümleler sarfetmiştir. Özkök "Gösterilen reaksiyon, halkın duyarlılığı hakikaten ümit vericidir, takdir edicidir. Ancak bu bir tek güne, bir tek olaya reaksiyon olarak kalmamalı." attıkları sloganlarla kişi ve çevreleri hedef gösteren ve suç işleyen güruhun yaptığı şamatayı halkın duyarlılığı olarak gösterebilmiştir.

Genelkurmay Başkanı hem suç işleyenleri koruma hem de zincirlerinden boşanmış reaksiyonların devam etmesi için provokatif açıklamalarda bulunmuştur.

Bu konu "Ülkede sorumluluk mevkiinde olan insanların söylediği her sözün bir bedeli vardır." diyen Tayyip Erdoğan'ın sarfettiği yuvarlak ifadelerle geçiştirilemeyecek kadar vahim ve cezai müeyyideyi gerektiren bir konudur.

Özbilen'in öldürülmesi bir suçtur. Ama bu olayın istismar edilerek ülkede hedef gösteren ve hakaret içeren sloganlarla toplumsal istikrarın bozulması daha büyük bir suçtur. Bu suç, devletin en üst memurları ile işlenmekte ve reaksiyon temelinde siyasi bir komplo üretilmektedir. 18 Mayıs günü Ankara'daki cenaze töreninde açıkça suç işlenmiş ve Genelkurmay Başkanı da verdiği demeçle eylemcileri bu suça teşvik etmiştir. Genelkurmay başkanlarının hukuk dışı tavırlarını yargılama imkanı veren anayasa değişikliği bir an önce gerçekleştirilmelidir.