Geçip Gider Özgürlüklerimiz

Ömer Mahir Alper

Karanlıklar yağar bedenlerimize

yine akşamlarda geziniriz biz

o derin silkinişlerin arefesinde

bir kasırga vurur dolu dizgin

kavrulur ellerimiz

ve her saat başı haberleri dinlediğimizde

üzerimize sarkar akrep tortuları

itiraflar okunur yüzlerimize

gecenin

acı buruk nefesini çektiğimizde ciğerlerimize

pişkin ağızların

çiğ dokunuşların

kan tutan vücutları

bir çizgi mi çeker kaderimize

sanki bir mabut mu olur

şiirlerimize

uzayan gece saplanır yalnız

belki yalnız

hançer gülümseyişine kanarız

ah ederiz

solgun yüzlerin sorulmayan biçimlerine

bir ömür tüketiriz

ömrümüzün yettiği ölçüde

ölüm

hergün resmini çizdiğimiz

ve fakat

durup dinlenmeden seyrettiğimiz

on binlerce bilincimiz

su gibi

yağmur gibi

ırmak gibi akarak

toprağın iliklerini beslediğimiz

oysa yanı başımızdan

başlarımızdan

geçip gider özgürlüklerimiz

herşeye rağmen

soluk alıp verişlerimizden

ürperen ürperen ürperen

dağlara denizlere varıncaya kadar

yolumuzu aydınlatan erlere

yüreğimizi bilen kelimelere kadar

uzanıp

tutupda toprağa düşenleri

diriliş muştusunu hazırlayan mevsimleri

bulana kadar

sözümüzü sakınmak yok

bakışlarımızı korkak yapmak

ak gülümseyişleri bulana kadar

sarıp sarmalayarak bedenlerimizi

kalemlerimizi bir gün mızrak yaparak

ey şehirlerini mabede

bakışmalarını ihanete saklayan gece

şalaklara hazırlanmakta

havaya

suya

toprağa

nefeslerimizi solumaktayız.