Gazze’nin Nefes Borusu: Tüneller

Hayat Yahya

Filistinliler, özellikle de şu anda Gazze’nin yönetimini elinde bulunduran Hamas mensupları Mısır’ın içişlerine karışmakla suçlanıyor. Bu suçlamalar bir yıl önce Mısırlı askerlerin Refah Kapısında öldürülmeleri ve son olarak iki ay önce Sina’da Mısır askerlerinin kaçırılması ile belirgin bir nitelik kazandı. Hamas unsurlarının Filistinlilerin yanı sıra aralarında Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin de bulunduğu İhvan tutsaklarını serbest bırakmak için Vadi El Natrun’daki hapishaneye girdiği iddiaları bu suçlamalara siyasi bir boyut kazandırdı. Son olarak Mısır’da bir mahkemenin Mısır ve Gazze’yi birbirine bağlayan tünellerin kapatılması yönünde bir karar alması, Gazze ile olan ilişkilerde bir dönüm noktası oldu. Birkaç hafta önce Mısır ordusu, Kartal Operasyonu adını verdiği bir saldırı başlattı ve birçok tüneli suyla doldurdu. Haber bültenlerinin bildirdiğine göre ordu tünellerin %75’ini tahrip etmiş bulunuyor. Bütün bu iddiaların ardında yatan gerçek nedir?

El-Ahram Weekly, Gazze’ye tünelleri incelemek için gitmeden birkaç gün önce, İngiliz tabloid gazeteleri The Sun ve Daily Mirror, BBC televizyonuyla birlikte KFC (Kentucky Fried Chicken) çalışanlarının tünelleri kullanarak hazır yemek servisi yaptığını gösteren fotoğraflar yayınladılar. Resimler Mısır’da öfkeye yol açtı. İsrail ise resimleri 6 yıllık kuşatmaya rağmen Gazzelilerin gerçek anlamda açlık çekmediğinin bir kanıtı olarak göstermeye çalıştı. İsrail sözcüsü Ofir Gendelman, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu görüşleri paylaştı: “Gazzeliler, Kentucky hazır yemeklerini Ariş’te satın alıyorlar ve tünelleri kullanarak Gazze’ye geçiriyorlar. Bütün bu olanlardan sonra Gazze’nin gerçekten açlık çektiğini nasıl söyleyebiliriz?”

Bu satırların yazarı, Haziran ayında Gazze geçişindeki Refah sınır kapısında yürürken, Mısırlı bir güvenlik görevlisi yanına geldi ve ona şunları fısıldadı: “Filistinlilerin sahip olduğu parayı hayal edemezsin. Her biri onlarca Mısırlıya yardım edecek paraya sahip.”

Bin Tane Milyoner

Gazze’deki İslam Üniversitesinde ekonomi profesörü olan Muin Receb zengin Gazzelilerin servetlerini bu tünellere borçlu olduğunu ifade ediyor. Tünel endüstrisinin başladığı Refah kenti birkaç yıl öncesine kadar dünyanın en yoksul kentlerinden biri durumundaydı. İsrail’in başlattığı kuşatma, tünelleri Gazze Şeridinin sakinleri için kolay para kazanma kaynağı haline getirdi. Profesör Receb, tüneller sayesinde yaklaşık bin Gazzelinin servetinin bir milyon doları aştığını ancak halkın geri kalanının yoksulluk içinde olduğunu, varsıl ve yoksul arasındaki uçurumun arttığını ve bu durumun da sosyal huzursuzluğa yol açtığını vurguladı.

Tüneller üzerine bir çalışma gerçekleştiren diğer bir Filistinli ekonomi araştırmacısı Amr Şaban, tünellerden elde edilen paranın lüks arabalar satın alan, arazi ve emlak spekülasyonu yapan yeni bir sınıf oluşturduğunu söyledi. Şaban, ortaya çıkan bu yeni sınıfın Gazze’de siyasi ve kültürel etki kazandığını ve koruma sağlamak için yetkililerle ilişki kurmasının ihtimal dâhilinde olduğunu söyledi.

“Bu gelişmeler sonucunda ekonomik aktivite Gazze’den Refah’a kaydı. Para, Gazze kenti ve yakınında yaşayan zengin ailelerden Refah’taki ailelere geçmeye başladı. Refah’taki aileler, yeni ortaklıklar geliştirdiler. Tünel kazma tecrübesi de olan bu yeni sınıf, Sina’daki kabilelerle de aile bağlarına sahiptir.” Bu sözler de araştırmacı Şaban’a ait. Bölgedeki Metro Süpermarket’in sahibi Nebil El-Yezci, marketteki malzemelerin %85’ini İsrail’den satın alıyor. Nebil’e göre tünel tüccarları, sıklıkla bozuk mallar ve son kullanım tarihi geçmiş ürünleri getiriyor. Yine de Nebil, Mısır’dan getirilen ürünleri satın almak için tünellere bağlı olduklarını ve özellikle günlük ürünlerin İsrail ürünlerine kıyasla daha ucuz olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Benim müşterilerimin sadece %10’u fiyatlara aldırış etmeksizin alışveriş yapabilecek gelir seviyesine sahip.”

Ticari mallar pazara gelmeden önce Gazzeli yetkililer üç belge talebinde bulunuyorlar: İthalat izni, gelir vergisi beyannamesi, gümrük onay formu. Yetkililer, son kullanım tarihi geçen malların pazara girmesine izin vermediklerini söylüyor.

Tüneller ve Kuşatma

Gazze’ye, Selahaddin sınır kapısından giren ziyaretçiler sol tarafa bakınca dikenli tellerin ardında nöbet tutan Mısır askerlerini görürken, sağ tarafa bakınca da tünellerin girişini gizlemek için kurulan çadırları kolaylıkla görebilmektedirler. Mısır, tünellerin varlığını resmi olarak tanımıyor. Filistinlilerin açlık içine düşeceği korkusuyla tünellere göz yumuyor. İsminin açıklanmasını istemeyen Mısır dışişlerinden bir yetkili bu düşünceyi dile getirdi. Bu tarz gümrüksüz bir ticaret Mısır tarafındakilere de çıkar sağlamakta. Mısır tarafında tüneller genellikle ev ya da bahçelerin içinden başlıyor.

Gazze’deki Hamas hükümeti tünelleri düzenleme çabasında bulundu. Gazze’deki İslam Üniversitesi ekonomi ve işletme bölümü dekanı Samir Ebu Mdallala tünel işletme ruhsatının 2500 dolar olduğunu söylüyor. Hamas hükümeti, gelen bütün mallardan vergi alıyor ve insanların geçişinden de ücret alıyor. Ebu Mdallala, Hamas’ın 1 milyar dolarlık gelirinin 5’te birini yani 200 milyon doları tünellerden elde ettiğini belirtiyor. Bir tünel inşa etmenin maliyeti 25.000 dolarla 250.000 dolar arasında değişmekte. Gazze 370 km karelik bir alana sahip ve Mısır’la olan sınırı 14 km. Bu bölge şayet Batı Şeria ile birleşirse Filistinliler bağımsız devletlerini kurmayı umuyorlar. Bu devletin sahip olacağı alan 1948 yılında İsrail devletinin kurulduğu andaki orijinal Filistin topraklarının yalnızca %20’sine tekabül ediyor.

Mısır ve Gazze arasındaki ilk tünel 1983 yılında inşa edildi. Ebu Mdallala tünellerin önce Filistinli direnişçilere silah sağlamak için kullanıldığını söyledi. İsrail, Gazze Şeridini ablukaya aldığında Gazze’nin ihtiyaçlarını karşılayan 7 geçiş noktasını kapattı. Bu esnada toplam tünel sayısı yalnızca 20 idi. İsrail daha sonra Ebu Salem geçişini açtı. Gazze’nin günlük ihtiyacı 700 kamyon olmasına rağmen sadece 120 kamyonun geçişine izin verdi. Sonucunda bu geçiş kapısı ihtiyaçların ancak %25’ini karşılayabiliyordu. İsrail, 2006 yılında İslami Direniş Hareketi ya da daha iyi bilinen adıyla Hamas, El Fetih’e karşı parlamento seçimlerini kazandığında Gazze kuşatmasını başlattı. Hamas, 2007 yılında Fetih’le savaşıp onları Gazze’den çıkardığında da İsrail, Gazze ablukasını daha da sıkılaştırdı. O tarihlerde Mısır da Refah Kapısını kapattı ve sonucunda Gazze’de kıtlık başladı.

2008 yılında yaklaşık 750.000 Filistinli ihtiyaçları olan şeyleri satın almak için Mısır sınırını geçti. Bu olay üzerine Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek Kahire’deki bir kitap fuarında yaptığı konuşmada silahsız Filistinlilerin Mısır’a giriş çıkış yapabileceklerini söyledi.

Bu tarihten sonra, tünellerin sayısı çok fazla arttı. Son zamanlarda yapılan bir hesaplamaya göre tünellerin sayısı 1500’e ulaştı. Gazze’nin 1,5 milyar dolarlık ithalatının %60’ı tüneller aracılığıyla yapılıyor. İthalatın geri kalan kısmı İsrail’in kontrolündeki Kerm Ebu Salim Kapısından gerçekleştiriliyor. Refah Kapısından sadece insan geçişine izin veriliyor, o kapıdan ticarete izin verilmiyor. Ekonomist Muin Receb’e göre, yıllık 1 miyar dolarlık ticaret gerçekleşmesine rağmen tüneller vasıtasıyla yapılan ticaretin miktarını hesaplamak oldukça zor. Tünellerden yapılan ticaret politik ortama göre dalgalanma gösteriyor. İsrail, Kerm Ebu Salim Kapısını kapattığında ticaret hacmi artıyor, Mısır tünelleri yıktığında ticaret hacmi düşüyor ve sonucunda Gazze’de fiyatlar yükseliyor.

Kazı Çalışmaları Devam Ediyor

Daha fazla tünel inşa edildikçe rekabet ortamı, işi daha az kârlı hale getiriyor. Bir işçi, tünel inşa etmenin ilk adımının Mısır tarafında bir ortak bulmak olduğunu söylüyor. İşçilerin büyük çoğunluğu tünellerin nasıl inşa edildiği hakkında konuşmak istemiyor. Sadece birkaç işçi teknik olarak tünellerin nasıl inşa edildiğini anlatıyor. Bir işçinin anlattığına göre, ilk adım baca şeklinde bir kuyu kazmak. Bu kuyu yaklaşık 1,5 metre çapında olmalı, daha sonra buradan çıkan toprak büyük çuvallara konuluyor ve atlarla taşınıyor. İşçiler daha sonra bu baca şeklindeki kuyunun yanlarını çimento ile sıvıyorlar ve kuruyana kadar bekliyorlar. Daha sonra baca 20 metre derinliğe inene kadar kazıyorlar. Bu noktada tünelin yatay kısmının inşası başlıyor. Bu inşa süreci işin en zor kısmı. İşçiler, tünel inşa etmek için harita ve koordinatlara gereksinim olduğunu aksi takdirde diğer tünellere denk gelme ihtimalinin olduğunu ifade ediyorlar. Tünel işçileri, Mısırlıların tünelleri suyla doldurdukları yönündeki bilgilerden habersiz görünüyorlar. İşçilerden birisi birkaç gün öncesine kadar gece gündüz çalıştıklarını, diğer bir işçi de çalışmaya genellikle Cuma günü geç saatte başladıklarını söylüyor.

Gazze’de yaşayanlar da tünellerin suyla doldurulduğu iddiasından habersiz görünüyorlar. 7 çocuk annesi 32 yaşındaki Ümmü Subhi, “Biz de bu olayı işittik ama pazara yansımasını görmedik. İşin gerçeği son birkaç aydır bazı ürünlerin fiyatları ya düştü ya da aynı kaldı.” diyor. Ümmü Subhi’ye göre 3 kg’lık Mısır yağının fiyatı 22 Şikel’den 18 Şikel’e düşmüş bulunuyor. Makarnanın fiyatı ise 8 Şikel’den 5 Şikel’e düşmüş. Ve bazı peynir çeşitleri, konserve edilmiş ton balığı ve pirincin fiyatları aşağı yukarı aynı seviyede. Subhi’nin eşi tünellerin suyla doldurulduğu haberinin Mısır kamuoyuna yönelik bir haber olduğu kanaatinde.

İnşaat Malzemeleri Ticareti

Haziran ayında tünel ticaretinin önemli oranda azaldığını gösteren emareler mevcut. Tünel sahiplerinin söylediğine göre Mısır ordusu Mursi’yi görevden almak için düzenlenen 30 Haziran gösterilerine hazırlık amacıyla tünelleri kapatmış. İnşaat firması sahibi Seyyid Ebu Şamala’nın dediğine göre tüneller kapatılır kapatılmaz inşaat malzemelerinin spot piyasada fiyatları iki katına çıkmış. Çimentonun ton fiyatı 410 Şikel’den 820 Şikel’e yükselmiş. Ebu Şamala, bu durumdan şikâyetçi olmadığını söylüyor. “Sadece böyle bir kapatma kararının önceden resmi olarak duyurulmasını istiyorum.” diyor ve ekliyor: “Biliyorsunuz Mısır tarafında yanlış giden her şey için biz suçlanıyoruz.”

Yapı malzemeleri, Gazze için yaşamsal bir öneme haiz. İnşaat piyasası hakkında bilgi sahibi olan Ebu Muhammed, yaklaşık 50 tünelin sadece yapı malzemelerinin taşınması için kullanıldığını ifade ediyor. İsrail, Kerm Ebu Salim Kapısından yalnızca uluslararası örgütlerin yardım faaliyetlerinde kullanacakları yapı malzemelerinin geçişine izin veriyor. Ancak izin verilen bu miktar Gazze’nin gereksinimlerinin karşılanması için yeterli değil. İsrail roketleri sürekli olarak binaları vurduğu ve tahrip ettiği için Gazze’de yapı malzemeleri talebi oldukça önemli. Receb, bu konuda şu görüşleri dile getirdi: “İsrail, silah yapılır korkusuyla herhangi bir yapı malzemesinin Gazze’ye girişine izin vermiyor. İsrail, ayrıca diğer hammaddelerin girişine de izin vermiyor. İsrail’in amacı ekonominin gelişimini engellemek ve Filistinlileri üretim dışı bırakarak işsiz kalmalarını sağlamak.” Günlük olarak yaklaşık 2000 ton çakıl ve 2000 ton çimento Gazze’ye giriyor. Gazze ayrıca Türk yapımı demir takviyeli çubuklar ithal ediyor. Endüstri uzmanlarına göre Mısır demirinin kalitesi şu anda düşükmüş. İnşaat uzmanı Ebu Muhammed’e göre Gazze’deki binaların mermi ve şarapnele karşı uygun bir şekilde güçlendirilmesi gerekiyor. Ebu Muhammed, Filistinlilerin geçmişe oranla daha az demir çubuk ithal ettiklerini çünkü yıkılan binalardaki hurda demirleri kullanmayı öğrendiklerini belirtiyor.

Yapı malzemelerinin taşınması için kullanılan tüneller bu özel fonksiyon için tasarlanmış. Tünelin yanında 25 metrekarelik geniş bir çukur açılıyor. Bu çukur, yetkililer onay verene kadar, taşınacak yapı malzemelerinin depolanması için kullanılıyor. Malzemelerin kaldırılması için jeneratörle çalışan elektrikli vinç kullanılıyor. Vinç, bir defada 50 kg’lık üç dolu varili kaldırma kapasitesine sahip. Bu variller, tünelin içerisinde tahta şeritlerin üzerine konuluyor ve sınırın bir tarafından diğer tarafına raylar üzerinde çekiliyor.

Gazze şeridine hatırı sayılır miktarda yapı malzemeleri girdiğinden dolayı, inşaat çalışmaları göreceli olarak daha hızlı ilerliyor. Öyle ki son yaptığım ziyarette İsrail’in 2012 yılının Kasım ayında gerçekleştirdiği bombalamanın yol açtığı yıkımın izlerinin kalmadığını gördüm.

Riskli İş

20 yaşındaki Filistinli zayıf genç Cihad, varilleri taşıyıp onları geniş bir çukura yerleştiren birkaç işçiden bir tanesi. Cihad, düzenli işini bırakıp buraya çalışmaya geldiğini fakat tünelde çalışmanın çok yorucu ve tehlikeli olduğunu belirtiyor.

Cihad, inşaat işiyle ilgili şunları söylüyor: “İnşaat işi düzensiz bir iş ama tünelde her gün iş bulmak mümkün ve parası da daha iyi.” Cihad, bir ton çakıl başına 14 Şikel kazanıyor ve gün sonunda 140 Şikeli oluyor. O, tehlikeli bir iş olmasına rağmen parası iyi olduğundan bu işte kalmaya karar vermiş.

Bazı tüneller yeterince güçlendirilmediği için mağara durumunda. Bazıları da İsrail bombardımanı yüzünden yıkılmış. Cihad, son Sekiz Gün Savaşında üç arkadaşının kendi çalıştığı tünelin yakınında İsrail’in fırlattığı roketin patlaması sonucu öldüğünü söylüyor ve “Siz olsaydınız ne yapabilirdiniz?” diye soruyor. Tünellerde yaklaşık 4000 Filistinli çalışıyor ve bunların 200’ü geçen yıl tünel çalışmaları sırasında öldü. Bu sayı son İsrail saldırısında ölenlerin sayısından daha fazla. İsrail, 14 Kasım 2012’de Gazze’ye karşı bir saldırı başlattı ve bu saldırı sekiz gün sürdü. Bu saldırıda, Hamas hükümet yetkililerin verdiği bilgilere göre toplam 189 sivil öldürüldü. Öldürülenler arasında 5 yaşından küçük 18 çocuk da bulunuyordu. Savaş, Mısır’ın arabuluculuğu ile iki tarafın da bombalamaları sonlandırması sonucunda bitti.

Yapı malzemelerinin taşındığı tünelin birkaç adım ötesinde yoğun bir hayvan ölüsü kokusu havayı kaplamış durumda. Tavuklar taşınmak için plastik kafeslere doldurulmuş halde bekliyor. Yakındaki bu tünel inşaat malzemeleri taşınan tünelden farklı gözüküyor. Bu tünel daha düşük bir tavana sahip ve sona doğru bir yokuş halini alıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir işçi tavukların yarım saatlik tünel yolculuğu esnasında bozulduklarını söylüyor. Tavuk kafesleri sınırın bir yanından öte yanına raylar üzerinde çekilerek götürülüyor. Tüneller, balık ticareti için de kullanılıyor. İsrail, Filistinlilerin kıyıdan 6 mil uzaklıkta balık avlamalarına imkân sağlayan anlaşmayı ihlal ettiği için Gazze’de balığa büyük talep var. İsrail, şu anda sadece üç mil uzaklığa izin verdiği için balıkçılar pazara daha az balık getirebiliyorlar. İsrail, Selefi militan Haysam El Meşal’i katlettikten sonra avlanma bölgesi sınırlamasına gitti. İsrail iç istihbarat servisi ŞABAK, 29 yaşındaki El Meşal’i patlayıcı imal ettiği için öldürmeye karar verdi. Katledilen Meşal, İsrail kentlerine fırlatılan füzelerden de sorumlu tutuluyordu. 1993 yılında, Washington’da İsrail ve Filistin Kurtuluş Örgütü arasında Filistinlilerin kıyıdan 20 mil uzakta balıkçılık yapmalarına izin veren bir anlaşma imzalanmıştı. Şu anda balıkçılar 3 millik bir alana sıkışmış durumda ve Gazzeliler, İsrail’in 3 millik sınırı korumak için açtığı uyarı atışlarını sık sık duyuyorlar.

Arap İdolü

Gazzeliler, Muhammed Asaf’ın Amerikan menşeli “Arap İdolü” yetenek yarışmasını kazanmasından gurur duydular. Asaf’ın kazanmasının yarattığı heyecan sadece onun bir Gazzeli olmasından kaynaklanmıyor, onun yarışmanın yapıldığı Beyrut’a yaptığı seyahatten kaynaklanıyor. Onun yaşındaki Filistinliler için alışılmadık bir şans bu. Mısır, söz gelimi 18-40 yaş aralığındakilerin Refah Sınır Kapısını kullanmalarına izin vermiyor. Hamas da hareket mensupları haricindekilere seyahat kısıtlamaları uyguluyor. Sonuç olarak Gazze bir hapishaneye dönüşmüş durumda. Ariş’te ikamet eden ve bir seyahat acentesinde çalışan Ebu Ziyad, tünelleri kullanarak geçiş yapmak isteyen bir kişinin önceleri 200 dolar, şimdi ise 50 dolar ücret ödediğini söylüyor. Fakat seyahat için Hamas hükümetinin de onay vermesi gerektiğini ekliyor. Tünel işleticileri tünelleri görme isteğimizi reddediyorlar. Onlardan birisi “Hamas tüneller konusunda çok katı, problem yaşamak istemiyoruz.” diyor. Kendisini Ebu Memun olarak tanıtan bir kişi insanların seyahat için insan taşımacılığı için kullanılan tünelleri tercih ettiklerini ancak ticaret için kullanılan tünellerden de insan taşımacılığı yapıldığını belirtiyor. Ebu Memun, bir insanın bir kargo kutusunda 20 metre aşağıya inebileceğini ve daha sonra yürüyerek Mısır’a geçebileceğini belirtiyor. Kendisini Ebu Halil olarak tanıtan diğer bir kişi araç taşımacılığı için kullanılan tünellerin nispeten daha büyük olduğunu anlatıyor.

Sıradan Hüzün

Merhum Filistinli şair Mahmud Derviş “Sıradan Hüzün Günleri” başlıklı bir şiir kitabı yayınlamıştı. O, bugün yaşasaydı Gazzelilerin yaşadıkları zorlukları anlatan bir kitap daha yazardı. Kuzeydeki Erez Kapısından Güneydeki Refah Kapısına uzanan 45 km’lik Selahaddin yolunda araba kullanan birisi billboardları okurken sanki hüzün kitabını okur gibi oluyor. Billboardlarda İsrail’in Gazze’ye karşı açtığı savaşlarda İsrail füzeleriyle katledilen gençlerin ve çocukların yüzlerini ve isimlerini görüyorsunuz. Onlardan bir kısmı 2008 saldırısında ölmüşken, diğer bir kısmı da 2012 saldırısında ölmüş. Hamas’ın henüz kaldırmadığı büyük bir Yaser Arafat posterinin üzerinde şu slogan göze çarpıyor: “Kudüs, benim rüyam sen olmadan tamamlanmayacak!” Bir Fetih yetkilisi Hamas’ın Gazze’de El-Fetih’in varlığını gösteren her şeyi kaldırdığını hatta cadde isimlerini bile değiştirdiğini söylüyor. Aynı yetkili, Yaser Arafat’ın posteri ile ilgili şunları söylüyor: “Bu rüya bizim başaramadığımız bir rüya, Kudüs bizim değil ve bir devletimiz de yok!”

2011 yılındaki Mısır Devriminden sonra göstericiler Fetih ve Hamas arasında barışı sağlamak için Gazze’ye gittiler. Genç eylemcilerden bazıları Arafat ve Hamas’ın kurucusu Ahmed Yasin’i yan yana gösteren resimler düzenlediler ve bunları bir billboarda astılar. Bu billboard, hâlâ Arafat resminin 3 km ötesinde duruyor.

Selahaddin yolu üzerindeki billboardlarda Coca Cola ve Pepsi gibi Amerikan ürünlerinin reklamları da görünebiliyor. Bu ürünler, Gazze’ye tüneller vasıtasıyla geliyor. Amerika’nın İsrail’e karşı olan eğilimi, tüketim malzemeleri söz konusu olduğunda bile değişmiyor. Billboardların birinde şöyle bir ilan da mevcut: “Düşük gelirlileri ev sahibi yapacak Katar projesi.” Ebu Memun, bu projenin ancak yapı malzemelerinin tünelleri kullanarak getirilmesiyle mümkün olabileceğini belirtiyor. Arap müteahhitler, bu proje için Ocak ayında Gazze’nin Yeniden İnşası Komitesiyle bir işbirliği anlaşması imzaladı. Katar, bu projeye 400 milyon dolar katkıda bulundu. Önceki Katar Emiri Hamid Bin Halife El- Tani bu yılın başlarında Gazze’ye gideceğini açıkladı. Ve ilk kez bir Arap devlet başkanı Hamas yönetimi altındaki Gazze’ye ziyarette bulundu. Ziyaret tartışmalı bir hale dönüştü. Gazzeli siyaset bilimcisi İbrahim İbraş bazı kimselerin, Katar Emirinin inşa projeleri için değil, Hamas’ın yönetiminde bir Gazze Emirliğinin son rötuşlarını yapmak üzere geldiği korkusunu taşıdıklarını belirtti.

Tünel alanındaki kapının sağ tarafında İbni Teymiye Camii bulunuyor. Bu cami, 4 yıl önce kanlı çatışmalara sahne oldu. 2009 yılının 14 Ağustosunda caminin imamı Abdüllatif Musa, Gazze’de İslam devleti ilan etti. İmam Musa, cihadî bir grup olan Cundi Ensarullah’ın bir üyesiydi. Hamas, ertesi gün camiye baskın düzenledi; Musa ve yanındaki arkadaşları yaşanan çatışma sonucu öldüler.

Bölgede rehberlik yapan Ebu Halil ayrıca 7 yıl önce Mısırlı diplomat Hüssam el Museli’nin kaçırılması olayını hatırlattı. 10 Şubat 2006 tarihinde kendilerini Özgür Tabur olarak tanımlayan grup, Museli’yi kaçırmış ve iki gün boyunca Selahaddin yolu üzerindeki Musab Bin Umeyr Camiinde alıkoymuştu. Çıkan söylentilere göre Hamas, parlamento seçimlerinde kazandığı zaferi Mısır’a kabul ettirebilmek için bu kaçırmayı organize etmişti…

Gazze’deki birkaç meydanda tramadol isimli hapa karşı başlatılan ulusal bir kampanyanın afişlerini görüyorsunuz. Taksi şoförlüğü yapan Robin, tünellerde çalışan bazı gençlerin fiziksel ve ruhsal problemlerini hafifletmek için tramadol kullandıklarını söylüyor. Onun söylediğine göre tramadolun bir kutusu karaborsada 5 Şikel’e satılıyor. Pazarda dolaştığımızda polisin bazı dükkânlarda arama yaptığı fark ediliyor. Söylenenlere göre polis tramadol isimli hapları arıyormuş.

Seçenekler Nelerdir?

Birçok kişi tünellerin Mısır ve Gazze arasında problem oluşturduğunu düşünüyor. Bu problemlerin çözümü nasıl olacaktır? Süpermarket sahibi Nebil El Yezci ve ekonomist Muin Receb, Mısır ve Gazze’nin serbest ticaret bölgesi oluşturmaları gerektiğini düşünüyor.

Buna karşılık Ebu Mdallala, Gazze ve Mısır arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmanın Filistinliler arasındaki bölünmeyi artıracağını ve ulusal uzlaşıyı zorlaştıracağını ifade ediyor. Mdallala, serbest ticaret bölgesi oluşturmanın Gazze’nin problemlerini Mısır’a havale edeceğini ve bunun da İsrail’e yardım anlamına geleceğini ifade ediyor.

Mısır’ın İsrail Büyükelçisi Yaser Osman da ticaret bölgesinin Gazze’nin problemlerini çözmek yerine artıracağını ifade ediyor. Birkaç ay önce Mısır Ordusu, Hamas tarafından teklif edilen serbest ticaret bölgesi oluşturulması teklifini güvenlik sebebiyle reddetti.

Ebu Mdallala’ya göre tünellerin yol açtığı problemleri çözmenin en iyi yolu, İsrail’e Gazze’ye karşı uyguladığı kuşatmayı kaldırması için baskı yapmak. Fetih ve Hamas arasında uzlaşı sağlamanın da problemlerin çözümünde katkı sağlayacağına inanıyor Mdallala. Mısır merkezli Güvenlik ve Politik Çalışmalar ve Araştırma Merkezi Başkanı Semih Seyf El Yezel kapıları açmanın Mısır’a tüneller kadar zarar vermeyeceğini düşünüyor. Yezel, Hamas’a Mısır’ın ulusal güvenliğine tehdit oluşturan tünelleri kapatması çağrısında bulunuyor. Seyf, Gazze’ye yardım etmenin tek yolunun Gazze’nin ismini uluslararası alanda temize çıkarmak ve Gazze için ciddi gelişme sağlayacak yardımları sağlamak olduğunu belirtiyor.

 

Ahram Weekly / 7 Temmuz 2013 / Çev: Murat Yürükoğulları