Cezaevlerinde Direniş

Haksöz

Uzun süreden beri cezaevlerindeki siyasi tutsakların düzenin uygulamalarına yönelik direnişleri 'ölüm oruçları'yla devam ederken, gücünü günden güne yitiren TC devletinin siyasi tutsaklara karşı giriştiği sindirme operasyonları da .devam ediyor. Rejimin eski polis şefi Adalet Bakanı, toplumun dinamik kesimleriyle dalga geçercesine cezaevleriyle ilgili mesajlar yolluyor. Yayınladığı genelgede ikiyüzlüce bir tavırla "Cezaevlerinde hiçbir şekilde kötü muamele, onur kırıcı davranış ve hakaretlere tevessül edilmemesi" ricasında (!) bulunuyor. 6-8-10 Mayıs genelgelerinin getirdiği zulüm ortamının, insan hak ve haysiyetlerini baskı altına alıcı, siyasi mahkumlar ve ailelerini sindirmeye yönelik uygulamalarını unutturmaya, üstünü örtmeye çalışıyor. Eski polis şefi Adalet Bakanı yan çiziyor, açlık grevlerinin bitirilmesini istiyor.

CHP'li komisyon yanına yakın geçmişte cezaevleri ile ilgili tavrı yakından bilinen Adalet eski bakanı Mehmet Moğultay'ı da alarak siyasi şov yapıyor. Ama tüm bu dolaplar, direnişçilerin haklı mücadelesinde eriyip gidiyor.

Sağcı-muhafazakar kesimler ise saldırgan ve devletten fazla devletçi tavırlarını sürdürmekte oldukça kararlı gözüküyorlar. İnsan haklarının ayaklar altına alındığı ve hak talebinde bulunanların hain saldırılara maruz kaldığı bu ülkede, İslami çevrelerde "bayrağın" hukuku tartışılıyor. Ve adeta egemenlere "biz sizin yanınızdayız, sizi destekliyoruz, hatta eksiklerinizi kapatmak için elimizden geleni yapıyoruz, bizi görün" mesajı geçiliyor. Adil düzenci mantık, Metin Göktepe Cinayetini Araştırma Komisyonu'nu feshedip, örtülü ödenek meselesinin üzerini örtüp, kendi zihniyetlerinden sudur eden hak ve hukuk anlayışını sistemin anlayacağı dilden sergiliyor. Dün polis şeflerine madalya takan ve ödül veren muhafazakar zihniyet de cezaevlerine yönelik baskıları seyretmeye, hatta kraldan fazla kralcı önerilerini serdetmeye devam ediyor. Sistem hak ve hukuk tanımazlığını, gücünü ve pervasızlığını bunlardan alıyor. Muhalif güçleri sindirmede bu kesimleri kendisine payanda olarak kullanıyor. Düzenin günden güne artan fiili zulümlerine sessiz kalanlar ise, teorik sistem tartışmalarıyla kendilerini avutup, her geçen gün egemenlerle olan ortaklıklarını sağlamlaştırma çabalarını sürdürüyorlar.

Bakalım böyle bir konjonktürde RP-DYP koalisyon hükümetinin RP'li Adalet Bakanı, Mehmet Moğultay ve Mehmet Ağar gibilerinden farklı olarak hangi uygulamalara gidecek. Bugüne kadar hep ekonomi anlayışına atıflar yapılan "Adil Düzen" projesinin hukuki zihniyetinin fiili uygulamalarını, kimliği hepimizce malum bir şahsiyetin İçişleri Bakanı olduğu böyle bir süreçte hep birlikte izleyeceğiz.