Ateş Hattında Kimlik İnşası

Haksöz

Ateş hattındayız. İtikadımız, kimliğimiz, değerlerimiz namlu ucunda. Hem içerden hem dışarıdan gerçekleştirilen bir kuşatma bu. "Tek dişi kalmış canavar"ın coğrafyamızı bölen sınırlarını ve yaşam biçimini aşan kazanımlarımız her geçen gün Büyük Abi'nin inanırlığını aşındırıyor. Ateş hattında kazanımlarımız büyüyor. Bu nedenle artık Büyük Şeytan Amerika üstümüze yürümenin gereksinimini bizzat kendi iliklerinde hissediyor ve bil fiil saldırıya geçiyor.

Demek ki egemenler için tüm tehditlere, baskılara, kuşatmalara rağmen işler pek de istenildiği gibi gitmiyor. Bir İran ve Lübnan yenilgisi, yıldırılamayan Filistin intifadası ve çökertilemeyen Kur'an'a yöneliş çabaları yeni isyanları alevlendiriyor. Çözülmüşlüğü yaşayan Müslüman dünya ağır darbeler alıyor ama tüm kayıplarımıza rağmen, ümmet yaşamına özlem duyan Müslüman halklar bir türlü sömürge politikalarına teslim olmuyor. Her darbeden, her kuşatmadan sonra yeni bir ümit, yeni bir filiz, kirli dünyanın atmosferini arındırmaya aday; ve alternatif inşa idealimize yeni bir soluk kazandırıyor, İslami aidiyet bilincimiz her kuşatmada, her katliamda ve yaşadığımız her trajedi de yeni bir yol, yeni bir duyarlılığı büyülüyor. Ve Kur'ani bilinç mücadelenin içinde var olduğumuz müddetçe büyüyor. Artık hayatta kalan çocuklarımız sahipsiz değil. Acılar içinde büyütülen umut, çocuklarımızın istikametine ışık tutuyor.

Yeni acılar, yeni ihanetler ve alt üst oluşlar kapımızda. Ancak direniş potansiyelimizi kıvılcımlandırmanın yükselteceği kazançlarımız da söz konusu. Bu yüzden "Emperyalist Savaşa, İşgale, Sömürüye Karşı KÜRESEL İNTİFADA" diyoruz. Ve 142. sayımızın ağırlıklı bir bölümünü bu konuya ayırıyoruz. Ayrıca savaşla ilgili yaşanan sessizlik hakkında yönelttiğimiz kısa soruları cevaplandıran Fikret Başkaya'ya, Abdurrahman Dilipak'a ve Ali Bulaç'a teşekkür ediyoruz.

Yeni yıla yeni bir iç dizaynla girdik. Ne kadar isabetli olup olmadığı sizlerin beğenisine bağlı. Bu konuda ki görüş ve tekliflerinizi mümkünse görsel malzemeler eşliğinde bize ulaştırmanızı rica ediyoruz.

Çağımız dünyadaki toplam bilginin iki senede bir katlanarak büyüdüğü bir süreci yaşıyor. İletişim ve irtibatların hızla büyüdüğü ve gündemin süratle değiştiği bir süreçte bir çok okurumuzla irtibatımız ayda bir çıkarttığımız dergi aracıyla sağlanıyor. Ve konuşmamız, değerlendirmemiz gereken er. Önemli gündemler konusunda da bir aylık gecikmeyi yaşıyoruz. Öncelikle dergimizle irtibat kurmak ve arşivinden yararlanmak isteyen okuyucularımız için kurduğumuz www.haksoz.net adresindeki web sitemizi, ifade ettiğimiz ihtiyaçlara da bağlı olarak güncelleme ihtiyacını duyduk. Artık dergimizin web sitesinden günün gelişen haberlerini, gazetelerde öncelikli önemi gereği seçtiğimiz günlük köşe yazılarını, ön plana çıkan olay ve gelişmelerin yorumlu haberlerini, gündemde olan konuların tartışmaya açıldığı forum/tartışma köşesini günlük olarak izleyebilirsiniz. Ayrıca Vakit Gazetesi'nin Almanya baskısında günlük yazılar yazan Selahattin Eş Çakırgil'in yazılarını da sitemizdeki bölümünden günlük olarak izleyebilme imkanınız söz konusu. Dergimizle daha yakın irtibat kurmak isteyen okuyucularımıza katkılarını da bekleyerek web sitemizden yararlanabileceklerini hatırlatırız.

Geçen sayımızda AB ile bütünleşme sürecine giren Türkiye'nin konumunu ve geleceğini tartışmak üzere bir "Avrupa Birliği Forumu" başlatmış ve ilk olarak Sefahattin Eş Çakırgil'in değerlendirmelerine yer vermiş idik. Bu sayımızdaki forum bölümümüzde Rıdvan Kaya'nın değerlendirmesini sunuyoruz.

Diğer yazılarımız ve kültür-sanat sayfalarında yer alan çalışmalarımızla tamamladığımız bu sayımızla da selamlarımızı iletiyoruz.