
Kaçmayın! İçinde şımardığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz!
“Kaçmayın! İçinde şımardığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz!”

“Kaçmayın! İçinde şımardığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz!” (Enbiya: 13)
Şehrinizden kaçmayın. Bol nimetler içinde süren hayatınıza, konforlu yaşayışınıza dönün. Dönün, çünkü bütün bu nimetleri nerelerde harcadınız diye sorguya çekileceksiniz.
Burada herhangi bir soru sormaya yada cevap vermeye imkân tanınmıyor. Sırf onlarla dalga geçmek, alay etmek amaçlanıyor.
Bu noktada uyanıyor ve Allah’ın her tarafı kuşatan azabı karşısında bir yere kaçıp kurtulamayacaklarının, bir sığınak bulamayacaklarının farkına varıyorlar. Kaçmak yarar sağlamayacaktır.
FİZİLALİL KUR’AN
Zemahşerî bu ayeti tefsir ederken, inkârcıların azapla yüzleştikleri o ilk dehşet anını ve ayetteki hitabın üslubunu birkaç temel boyutta açıklar:
1-Zemahşerî’ye göre buradaki "Kaçmayın! Dönün" hitabı, gerçek bir emir veya tavsiye değildir. Bu, inkârcılarla ve zalimlerle dalga geçme, onları aşağılama ve hafife alma (tebkit ve tezkîr) amacı taşır.
Azap melekleri veya müminler, inkârcıların içine düştüğü çaresizliği yüzlerine vurmaktadır.
Kendilerini dünyada çok güçlü, dokunulmaz ve kalıcı gören bu topluluğa, kaçmaya çalışırken "Nereye kaçıyorsunuz? O çok güvendiğiniz lüksünüze, saraylarınıza geri dönsenize!" denilerek acziyetleri en sarsıcı şekilde hissettirilir.
2- Zemahşerî, ayette geçen şımardığınız, lüks içinde yüzdüğünüz nimetler ifadesi üzerinde durur. İnkârcıların dünyadaki en büyük açmazının, kendilerine verilen nimetleri bir azgınlık ve gurur vesilesi yapmaları olduğunu belirtir. Ayette yurtlarına ve refahlarına geri çağrılmaları, geçmişteki o kibirli hallerine zıt düştükleri o anki perişanlıklarını yüzlerine çarpmak içindir.
3.Ayetin sonundaki "Çünkü sorguya çekileceksiniz" kısmı için Zemahşerî şu yorum sunar:
Buradaki sorgu gerçek bir hesaptır: "Dönün, çünkü o har vurup harman savurduğunuz nimetlerin, yaptığınız zulümlerin hesabı size tek tek sorulacak."
Özetle
Zemahşerî’nin penceresinden bakıldığında Enbiyâ 13. ayet; ilahi azap kapıya dayandığında inkârcıların yaşadığı panik ile dünyadaki kibirli halleri arasındaki tezatı edebi bir istihza (alay) yöntemiyle ortaya koyar. Kaçışın imkansız olduğu o anda, geçmişteki sahte güvencelerin (mal, mülk, makam) insanı nasıl yapayalnız bıraktığını en keskin şekilde tasvir eder.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT