1. YAZARLAR

  2. Gülay Göktürk

  3. Zorunlu eğitim olmasa olmaz mı?
Gülay Göktürk

Gülay Göktürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Zorunlu eğitim olmasa olmaz mı?

A+A-

Hadi bakalım; bütün "çağdaşların" gözü aydın!

Türkiye daha "çağdaş" bir ülke olmaya doğru bir adım daha attı. Milli Eğitim Şur'ası'dan 13 yıllık zorunlu eğitim kararı çıkmış. Milli Eğitim bakanlıkları şur'a kararlarını önemser, o yüzden bu karara Milli Eğitim Bakanlığı'nın kararı olarak da bakabiliriz. Zaten şur'ada kararı oybirliği ile almış.

Geçen yayın döneminde Bugün TV'de yaptığım "Olmasa Olmaz Mı?" programında ele almayı not ettiğim konulardan biri de zorunlu eğitimdi. Sıra gelmedi, yapamadım...

Ama şimdi, 18. Milli Eğitim Şur'ası'nın "gururla sunduğu" 1artı 4 artı 4 artı 4 kararından sonra yazmam farz oldu.

Bir kere, herhangi bir konuda gönüllülüğün terk edilip zorunluluk uygulamasına geçilmesi nasıl oluyor da çağdaşlık sayılıyor? Çağdaşlığın olmazsa olmazı daha çok özgürlük değil midir? Herhangi bir alanda özgürlüğün budanıp zorunluluğa geçilmesi neden böyle alkışlarla karşılanıyor?

Tam tersine, bir ülkenin ne kadar çağdaş olduğunu anlamak istiyorsanız, zorunlulukların listesini çıkaracaksınız. Ne kadar az şey zorunlu, ne kadar çok şey gönüllü ise o ülkenin o kadar uygar olduğuna karar vereceksiniz. İnsan mutluluğunun bir bakıma, "zorunluluklar dünyasından özgürlükler dünyasına geçiş" demek olduğunu kavrayacaksınız.

Bizde maşallah, zorunlu askerlik, zorunlu eğitim, zorunlu sosyal güvenlik, zorunlu din dersi, zorunlu oy kullanma, zorunlu kıyafet, zorunlu deprem sigortası ve hatta zorunlu Atatürkçülükle (Anayasamıza göre) liste uzayıp gidiyor... Çünkü bizim devlet herhangi bir şeyin kendince doğru ve halkın iyiliğine olduğuna inanmışsa, onu hayata geçirmenin tek yolunun zorunlu kılmak olduğuna inanıyor.

Devlet ya da hükümet, lise öğretimi yaşındaki nüfusun yüzde yüzünü okullaştırmayı bir hedef haline getirebilir elbette. Bu konuda fırsat eşitliği sağlamak, liseleri isteyen herkes için ulaşılabilir hale getirmek üzere plan ve programlar yapabilir, daha doğrusu yapmalıdır. Ama zorunlu kılması, yani toplumu oluşturan bireylerin iradesine doğrudan müdahale etmesi, özgürlükçüyüm diyen kimse tarafından savunulabilir mi?

Peki "çağdaş" eğitimcilerimiz, aydınlarımız, basınımız bunu neden bu kadar ateşli bir şekilde savunuyor?

Aslında zorunlu eğitim yaşının yükseltilip durmasının arka planında devletin ve sahte modernlerin en müzmin korkusu yatıyor: Çocukları anne babaların "ellerine" terk ederlerse ya üfürükçü ya satanist yapacaklarını sanmaları...

Oysa ideolojik bağnazlık gözlerini bu kadar körleştirmemiş olsa, bu halkın en büyük tutkusunun çocuğuna iyi bir eğitim vermek olduğunu; hatta bunu hayatının en büyük ideali olarak algıladığını; çocuğunu okula göndermek için hapis tehdidine hiç de ihtiyacı olmadığını görecekler.

X x x

Doğrusunu isterseniz, başlıktaki "Zorunlu eğitim olmasa olmaz mı?" sorusu oldukça geç kalmış bir soru. Zira şu anda dünyanın birçok ülkesinde, mesela ABD'de, İngiltere'de, Kanada'da, Fransa'da, Belçika'da, Danimarka'da, Finlandiya'da, Macaristan'da, İtalya'da, Rusya'da, Norveç'te, Polonya'da, Portekiz'de, İsviçre'de, Avustralya'da böyle bir zorunluluk yok. Yani bu ülkelerde anne babalar çocuklarını okula göndermek zorunda değil.

Peki bu durumda bu ülkeler çağdaş olmaktan çıkmış mı oluyor?

Ya da zorunluluk kalktı diye çocuklarını okula göndermekten vaz mı geçiyorlar? Elbette velilerin çok büyük bir çoğunluğu çocuklarını okullara gönüllü olarak göndermeye devam ediyor. Ama küçük bir grup var ki birbirinden farklı nedenlerle çocuklarının formel okul sistemi içinde yer almasını istemiyor.

Peki ne yapıyor? Evde eğitim sistemiyle ( ABD'de homeschooling İngiltere'de home education deniyor) çocuğunu okula göndermeden eğitiyor.

Şu anki verilere göre ABD'de 1,5 milyon, İngiltere'de 80 bin kadar çocuk okul dışında eğitim görüyor ve daha da önemlisi rakamlardaki artış hızı çok yüksek. Ayrıca "homeschooling" denen şey daha şimdiden, eğitim malzemelerinin teminiyle, danışmanlık kuruluşlarıyla ciddi bir sektör olmaya doğru gidiyor.

Evde eğitimin yükselen bir trend olması sebebiyle, konu ABD başta olmak üzere bütün dünyada eğitimciler sosyologlar, pedagoglar arasında en fazla tartışılan, incelenen, hakkında binlerce araştırma yapılan bir konu... Ve bu araştırmalardan çok ilginç sonuçlar çıkıyor.

Gelecek yazımda biraz bu araştırmalardan söz edeceğim.

BUGÜN

YAZIYA YORUM KAT