Zamane Kubilayları!

28.12.2010 00:07

Asım Yenihaber

Sözcü yazıyor: Antalya’da bir grup genç “Kubilay yürüyüşü” yapmak istemiş. Şehrin en kalabalık meydanında. Polis izinsiz gösteriye mani olmuş. Demek istiyorlar ki, “Kubilay için izin almaya gerek yok!”

Kubilay için yürüyüş yapmak kanunun, nizamın üstündedir!

İstersek yakarız, yıkarız!

Gençler “Hepimiz Kubilayız, Atatürk’ün askerleriyiz” diye bağırıyorlarmış.

Kaç kişi dersiniz? Hepi topu 60 kişi!

Çankaya 1930’lardaki köşkünün hizmetli kadrosundan az!

Peki bu gençler Atatürk’ün askerleri ise, Genelkurmay ve ona bağlı askerler kimin askeri?

Gençler ne dediklerini bilmiyorlar! Genelkurmay da “siz kim oluyorsunuz!” diye açıklama yapmıyor.

Atatürk’ün ölümünden bunca yıl sonra askere ihtiyacı yok. Akıllı gençlere ihtiyacı var.

O akıllı gençler Kubilay için yürüyüş yapacaklarına, Kubilay vak’asını enine boyuna araştırsalardı ya!

Kim bu Kubilay?

Belki de bu isimde bir kişi yok!

Bir yedeksubay var. Adı: Hasan Fehmi. Menemen’de katledildi. Katledilmesini jandarma kumandanı makamından seyretti, engel olmaya felan çalışmadı.

İşte Cumhuriyet tarihinin bir irticai hareketi.

Ne zamana denk düşüyor?

Danışıklı Serbest Fırka’nın İzmir’de halkın büyük bir teveccühü ile karşılandıktan sonra kendini feshetmesinin sonrasına. Serbest Fırka yoklaması, rejimin kahramanlarının kurtarıcılık vasfını yerlere serdi. Danışıklı muhalif partinin liderini İzmir “kurtar bizi” tezahüratlarıyla karşıladı.

Kurtarıcılar kurtarıcılık rolünü üstlenmek için, az zaman sonra böyle bir malzemeye sahip oldular. Olay karışık! Mürettep olma ihtimali galip.

Mürettep olmasa, Jandarma kumandanı müdahele edip sonradan Kubilay olduğu söylenen yedeksubayı kurtarabilirdi.

Kubilay öldürüldü. Ankara’nın en yüksek rakımından “Menemen’i haritadan silin!” talimatı geldi.

Neyse ki bu tenkilin önüne, devletin diğer yetkilileri geçti.

Menemen’i yıkmadılar. Oraya halkı kahreden bir Anıt yapıp ona tapınmaya başladılar.

Kendi yalanlarına bütün milleti inandırmaya çalıştılar.

Başlangıçta “Kubilay” yoktu. “Hasan Fehmi” devrimciye yakışır bir isim değildi. Ona Cengiz Han’ın torununun ismini verdiler: Kubilay. Basın önce bu ismi nazıl yazacağını bilemedi. “Koplay, Kuplay” yazanlar oldu!

Hasan Fehmi, bir öğretmendi. İzmir’e muhacir olarak sığınmış bir ailenin çocuğu. Menemen’de katledildi. Bundan bir devrimci karakter, İslam karşıtı muhteva ürettiler. İrticayı böylece tecessüm ettirdiler.

Zavallıcık, evli idi. Bir süre ailesine yardım ettiler. Sonra eşinin başkaları ile ilişkisi olduğu, hatta daha fazlasını ima ederek yardımı kestiler. İnanmayan CHP arşivlerini açıp baksın!

Atatürk’ün askerleri: Önce oku, sonra yürü!

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim