1. HABERLER

  2. HABER

  3. Zaman’dan Genç Sivillere Silivri Daveti
Zaman’dan Genç Sivillere Silivri Daveti

Zaman’dan Genç Sivillere Silivri Daveti

Türkiye'nin demokrasi tarihini yazanlar için Silivri müthiş bir laboratuvar. Ergenekon soruşturmasında yakın dönemin karanlık noktaları ortaya çıkarken, Balyoz davasında ise ülke demokrasisinin nasıl tehlikeden geçtiğini görmek mümkün.

A+A-

Zaman gazetesinden Ali Akkuş'un haber yorumu:

Her ne kadar sanık sandalyesinde sivil kıyafetleri ile otursalar da, bir orduda bu kadar kalabalık bir kitlenin darbeden yargılanması, olayın vahametini anlatmaya yeter.

Dün duruşmanın ikinci oturumu yapıldı. İlkine göre katılım daha fazlaydı. Destek için gelen komutan eşleri ve yakınlarının tavırları dikkat çekiciydi. Sanıklar salona girerken bazı kadınlar alkışlarla tempo tuttu. Mahkeme adabına uygun olmayan bu tavrı engellemeye çalışan cezaevinde görevli subay, çok sert şekilde uyarıldı. Rütbeli bir subaya 'sana ne oluyor be' diyen kadın, komutan eşi olsa gerek.

Darbe planını konuşurken, 'Bu kez acıma yok tepeleme var' diyen Çetin Doğan dün daha dikkatliydi. Geçen duruşmada emrindeki askerlere ayakkabılarını sildirmesi tepki çekince, çantasını taşımak isteyen ere bu kez müsaade etmedi. Bazı sanık avukatlarının 'dava uzayacak, müvekkilim zarar görecek, bizi vareste tutun' talepleri üzerine söz alan Doğan, bütün sorumluluğun kendisinde olduğunu belirterek 'suç isnadı varsa bana yapılmalı' dedi. Bazı sanıklar kendisini alkışlamaya kalkınca mahkeme başkanının uyarısı sert oldu: Alkışlayanı salondan çıkarırım. Çetin Doğan'ın kızı Pınar ve damadı Dani Rodrik, sanıklar tarafından kahraman gibi karşılandı. Dava için Amerika'dan gelen ikiliyle tokalaşanlar kendini şanslı hissetti. Hatta bazı sanıklar, damat beyin yazdığı kitabın daha çok satılması için çaba gösterilmesini bile istedi.

Balyoz planında kapatılması düşünülen dernekler, hapsedilmesi planlanan gazeteciler, ordudan uzaklaştırılacak askerler yer alıyordu. Bunlardan bazıları haklı olarak davaya müdahil olmak istedi. Dün sanık avukatlarının en büyük korkusu müdahilliğin kabul edilme ihtimaliydi. Çoğu avukatın iki talebinden biri müdahilliği kabul etmeyin şeklinde oldu.

İstanbul Barosu dün yine kendine yakışanı yaptı. Başta başkan olmak üzere yönetim kurulu üyeleri, sanık avukatlarının yanındaydı. İlk duruşmada özel avukatları olan sanıklara bile adli yardım çerçevesinde avukat gönderen Baro, bu kez gözlemci sıfatı ile Silivri'deydi. Ergenekon soruşturmasında CHP'li vekillerin verdiği desteği Balyoz davasında İstanbul Barosu gösterdi. CHP'liler sanık avukatlarının yerinde fakat ayrı oturuyordu. Baro yönetimi buna bile dikkat etme gereği duymadı. Genç Siviller, Baro yönetimi Taksim'de yürüyüş yapınca 'Darbeci Baro Taksim'e hoşgeldin' diyen bir pankart asmıştı. Dün bütün gözler onları aradı. Baro Silivri'de Genç Siviller nerede?

HABERE YORUM KAT