Zalimin Zulmü Sınır Tanımıyor

29.12.2010 10:17
Zalimin Zulmü Sınır Tanımıyor
RSF tarafından “Amerika ve İnsan Hakları İle İlgili Bilmeniz Gereken 10 Nokta” başlığı ile yayınlanan raporlar, Amerika’nın kendi içinde yaşadığı inanılmaz yozlaşmayı gözler önüne seriyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF - Reporters San Frontiers) ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği tarafından "Amerika ve İnsan Hakları İle İlgili Bilmeniz Gereken 10 Nokta" başlığı ile yayınlanan raporlar, Amerika'nın kendi içinde yaşadığı inanılmaz yozlaşmayı gözler önüne seriyor. Rakamlar gerek Amerika ve gerekse onunla bir şekilde etkileşim içerisinde olan bütün insanlığı korkutacak seviyede. İşte, Mazlumder tarafından raporlaştırılan o dehşet rakamlar ve bilgiler:

DÜNYANIN EN FAZLA SUÇ İŞLENEN ÜLKESİ AMERİKA

*ABD dünyada tutuklu sayısının en fazla olduğu ülkedir. 2.3 milyondan fazla insan şu an demir parmaklıklar ardındadır.

*ABD'de kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddet olayları oldukça yaygındır. Her gün 600'den fazla kadın ya tecavüze ya da cinsel tacize uğramakta ve her gün 3 kadın aile içi cinayete kurban oluyor.

*Ölüm cezasının verilmesi ve uygulanması noktasında ayrımcılık yapılmakta, idamların çoğunlukla alt sosyal tabakalardan insanlara yönelik uygulandığı görülmektedir.

*ABD'de işkence olaylarından zarar gören hiçbir kurban bugüne kadar mahkemeye çağrılmamıştır.

*Okullarda her yıl çeyrek milyon çocuk fiziksel cezaya çarptırılmaktadır. Bu çocukların büyük çoğunluğunu siyahîler oluşturmaktadır.

AZINLIKLAR VE GÖÇMENLERE YÖNELİK UYGULAMALAR

*Irk ayrımcılığı yaygın hak ihlallerinden biri olmaya devam etmektedir. Afro-Amerikalılar, Ortadoğu kökenliler, Latin Amerikalılar ve Uzak Doğulular ırk ayrımcılığından en fazla etkilenen kesimdir.

*Göçmenlere yönelik sert politikalar devam etmektedir. Her yıl yaklaşık 400.000 erkek, kadın ve çocuk göçmen tutuklanmaktadır. Bu sayı son 10 yıl içinde üç kat artmıştır.

*ABD azınlıkların ve Amerikan yerlilerinin siyasal haklarını koruyamamaktadır. Amerikan yerlilerine karşı ayrımcılık hâlen devam etmekte ve siyasal sistemde eşit haklara sahip olmaları engellenmektedir.

*ABD, Somali ile birlikte Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzalamayan iki devletten biridir.

*ABD dünyada çocuklara ömür boyu hapis cezasının verilebildiği tek ülkedir. Bu uygulamada kefaletle serbest bırakılma hakkı bulunmamaktadır.

Birkaç gün önce gerekli malzeme "stoklarda kalmadığı" gerekçesi ile bir idam mahkûmunu "hayvan ilacı" ile öldüren Amerika, her yönü ile bir işkence devleti. Üstelik Amerika, dünyayı kana ve nefrete boğarken kendi içinde de inanılmaz bir şekilde yozlaşıyor ve tükeniyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF-Reporters San Frontiers) ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği gibi çeşitli kuruluşların araştırmalarına yansıyan rakamlar ise dünyayı ürkütüyor. İşte o rakamlar:

*ABD dünyada tutuklu sayısının en fazla olduğu ülkedir.

*2.3 milyondan fazla insan şu an demir parmaklıklar ardında.

*ABD'de ortalama her gün 600 kadın tecavüze uğruyor.

*Her gün ortalama 3 kadın aile içi şiddet nedeniyle öldürülüyor.

*Her yıl ortalama 50 kişi idam ediliyor.

*Ölüm cezalarında ayrımcılık var; sadece fakirler idam ediliyor.

*İşkence görenlerin hiçbiri şu ana kadar mahkemeye çağrılmadı.

*Her yıl 250 bin siyah derili çocuk okullarda fiziki cezaya çarptırılıyor.

*Irk ayrımı yaygın bir insan hakları ihlali sebebi.

*Göçmenlere işkence çektiriliyor. Her yıl 400 bin göçmen tutuklanıyor.

*ABD dünyada çocuklara ömür boyu hapis cezasının verilebildiği tek ülkedir.

Amerika Kendi Ülkesinde De Işkence Yapıyor

Sadece işgal bölgelerinde kontrol altında tutulan hapishanelerde değil, ABD içinde bulunan cezaevlerinde de işkence ve kötü muamele olayları yaygın olarak yaşanmakta. Guantanamo cezaevinde geçmiş yıllarda ortaya çıkan işkence vakalarından sonra yetkililer tarafından yapılan açıklamalar, uluslararası standartlara göre işkence olarak tanımlanan birtakım sorgu yöntemlerinin (waterboarding-suda boğulma hissi vermek) Amerikan sistemi tarafından meşru kabul edildiğini göstermekte. Bu yaklaşım, ülke içindeki cezaevlerinde yaşanan olayların bireysel vakalar olmadığını, aksine temelde insani yaklaşım eksikliğine dayandığını göstermekte. Guantanamo mahkûmlarına, uluslararası hukukun sağladığı haklardan faydalanmamaları için "savaş esiri" statüsü vermeyen, bunun yerine "düşman savaşçı" (enemy combatant) adı altında yeni bir hukuki statü oluşturan ABD yönetimi, sorgu yöntemlerine de yeni isimler vererek bu yöntemlerin "işkence" tanımı altında değerlendirilmesini engellemeye çalışmakta.

Ayrımcılık Ülkenin Her Yerinde

ABD'de ırk temeline dayanan ayrımcılık yaygın olarak devam eden problemler arasındadır. Kıta yerlilerine yönelik ırkçı yaklaşımlar, Afrika'dan getirilen siyahî köleler ve onların torunlarına yönelik yüzyıllardır süren siyasi ve toplumsal baskılar ve genelde göçmenlere yönelik ırkçı fiziki ve psikolojik saldırılar Amerikan tarihinin ırk ayrımcılığına oldukça aşina olduğunu göstermektedir. Problem sadece devlet politikalarıyla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda siyasi, sosyal ve ekonomik alanlardaki yansımalarını değişik örneklerle göstermektedir.  Amerikan tarihinde ırkçı temayüller gözlemlenebilecek ana başlıklarda birtakım gelişmeler yaşanırken son 10 yılda bu temayülün özelde Ortadoğu kökenliler ve genelde Müslümanlar üzerine yoğunlaştığı gözlenmektedir. Bu durum, toplumda ırkçı yaklaşımların azalmadığı, sadece hedef değiştirmeye başladığı şeklinde yorumlanabilmektedir.

Guantanamo Cezaevi'nde Işkence Devam Ediyor

Raporda ayrıca Amerika'daki diğer insan hakları ihlallerine de yer verildi. Buna göre Guantanamo Üssü'nde hâlen yaklaşık 215 esir insani olmayan koşullarda tutulmaktadır. Başkan Obama göreve başladığı Ocak 2009'da hapishanenin kapatılması için emir vermiş ve seçimlerde verdiği sözü tutacağına dair umutları artırmıştı. Hapishanenin kapatılması için bir yıllık bir süre öngörülmüş ve 2010 başında kapatılma sürecinin tamamlanacağı belirtilmişti. Guantanamo'da faaliyet gösteren askerî mahkemenin görevleri, işlerliklerinin tespiti amacı ile Obama tarafından ocak ayında 3 ay süre ile askıya alınmıştı. Ancak 3 aylık sürenin bitiminin ardından mayıs ayında mahkemeler tekrar göreve başlamıştır. Ancak hapishanenin kapatılacağının açıklanmasına rağmen, 7 yıl boyunca her türlü hukuksuz uygulamaya imza atan askerî mahkemelerin 120 gün süre ile devre dışında kalmasının ardından tekrar göreve başlaması, yönetimin Guantanamo ile ilgili plânları hakkında şüphe doğmasına sebep olmuştur. Esirlerin akıbetleri ise hâlen belli değildir.

ÖZELLİKLE KADIN MAHKÛMLAR İÇİN TAM BİR ZULÜM

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından yapılan araştırma, göçmen mahkûmların içinde bulunduğu ağır yaşam koşulları hakkında önemli bilgiler içermektedir. Şu an ABD cezaevlerinde yaklaşık 30.000 göçmen mahkûm bulunmaktadır ve bu sayı 10 sene öncesine göre göçmen mahkûmların sayısında üç kat artış yaşandığını göstermektedir. Bu mahkûmlar arasında insan ticareti yolu ile ülkeye kaçak giren göçmenler bulunduğu gibi, uzun zamandır ülkede yaşayan, ikamet izni olan ancak bir şekilde suça karışmış ve uzun zamandır herhangi bir hukuki sürece dâhil edilmeyen göçmen mahkûmlar da bulunmaktadır.

Mahkûmların içinde bulunduğu sağlık koşulları hakkında yapılan araştırmalar, ABD cezaevleri sisteminin insani standartlara uygun yaşam koşullarını sağlayamadığını göstermektedir. Anavatan Güvenlik Departmanı (Department of Homeland Security - DHS) tarafından son üç sene içerisinde konu ile ilgili yapılan araştırmalar, özellikle göçmenlerin tutulduğu cezaevlerinde sağlık koşullarının yetersiz olduğunu göstermektedir. DHS tarafından Aralık 2009'da yayınlanan rapor, cezaevleri sağlık sisteminin Birleşik Devletler Göçmenlik ve Gümrük Talimatı'na (U.S. ICE-Immigration and Customs Enforcement) uygun olmadığına ilişkin kanıtlar ortaya koymaktadır. Bu raporda dikkati çeken en önemli husus, özellikle kadın mahkûmların, hamilelerin ve periyodik tedaviye muhtaç mahkûmların olumsuz şartlardan en çok etkilenen gruplar olduğudur.

MUSTAFA R. ÖZGÜR / YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim