1. HABERLER

  2. HABER

  3. Yunanistan’da 'Kemal Derviş Süreci'
Yunanistan’da Kemal Derviş Süreci

Yunanistan’da 'Kemal Derviş Süreci'

Borç darboğazındaki Yunanistan'da, iktidardaki PASOK ile anamuhalefetteki YDP 'milli kurtuluş hükümeti' konusunda anlaştı.

A+A-

Koalisyon hükümetinin başbakanlığını eski Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Lukas Papadimos yapacak. Krize dışarıdan teknokrat bir isimle çözüm arayışı, Türkiye'deki Kemal Derviş modelini hatırlatıyor.

İflasın eşiğindeki Yunanistan'da devam eden ağır ekonomik krize geçtiğimiz hafta eklenen siyasi kriz, 'milli kurtuluş' hükümetinin kurulması ile aşıldı. Avrupa Birliği'nden gelen yoğun tepkiler iktidardaki sosyalist PASOK lideri Yorgo Papandreu ile muhafazakâr anamuhalefet Yeni Demokrasi Partisi (YDP) lideri Andonis Samaras çetin pazarlıkların ardından koalisyon hükümetinde mutabakat sağladı. İki büyük partinin desteğiyle oluşturulacak yeni hükümetin başına uluslararası üne sahip Yunan ekonomistlerden eski Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Lukas Papadimos geçecek. Yunanistan'ın 2001'de Euro'ya girmesinin mimarlarından olan akademisyen bankacı, bu kez Euro'dan drahmiye dönüşü önlemek için çalışacak.

Yunanistan'daki ekonomik ve siyasi krizi dışarıdan teknokrat bir isimle aşma adımı, Türkiye'deki Kemal Derviş modelini hatırlatıyor. Ülkede yaşananlar, 2001 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in Dünya Bankası'nda görev yapan Kemal Derviş'i krizden çıkış için ülkeye davet etmesine benziyor. Derviş, 22 yıllık Dünya Bankası'ndaki görevinden ayrılarak 3 Mart 2001'de Ecevit hükümetinin ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı görevine getirilmişti.

PASOK ve YDP arasındaki temel anlaşmazlık başbakanlığa kimin oturacağı ve anamuhalefetin hükümette ne oranda temsil edileceğinde düğümleniyordu. Papandreu, yeni hükümette her iki partiden de siyasi isimlerin yer alması gerektiğini vurguluyordu. Samaras ise şubatta yapılacak erken seçimlerde PASOK'a kesilecek siyasi faturaya ortak olmamak için yeni hükümette aktif rol almak istemiyordu. Ancak Yunanistan'ı AB'ye üye yapma başarısı gösteren YDP, Euro'dan atılma tehlikesi ile içten ve dıştan gelen baskılar üzerine geri adım atarak koalisyon hükümetine üye vermeyi kabul etti. Samaras'ın bu kararı partiyi karıştırırken, seçimlerde kemer sıkma politikalarına imza atan PASOK'a karşı biriken öfkeden, hükümete dahil olmayı kabul eden YDP'nin de nasibini almasına kesin gözüyle bakılıyor.

'Milli kurtuluş' hükümeti, Avrupa Birliği'nin ekonomik yardım paketi karşılığında talep ettiği tasarruf kararlarını uygulayacak ve ülkeyi 19 Şubat 2012'de genel seçimlere hazırlayacak. Hükümetin, ülke için hayati öneme sahip altıncı 8 milyar Euro'luk kredi dilimini serbest bıraktırmak için Euro Bölgesi'ne, istenen tasarruf tedbirlerini harfiyen yerine getireceğine dair yazılı taahhütte bulunması gerekiyor. 19 Şubat 2012'de genel seçimlerde ise hiçbir partinin tek başına iktidarı kazanması beklenmiyor. Ülkenin siyasi geleneğinde koalisyon hükümeti tecrübesi bulunmaması ve partiler arasındaki görüş ayrılığının, Yunanistan'da uzun sürecek bir istikrarsızlık dönemini tetiklemesinden endişe ediliyor.

Hasan Hacı / Cihan 

HABERE YORUM KAT