Yunanistan Ciddîye Alınırsa 7 Ülkenin Daha İsminin Değişmesi Gerekecek

23.03.2008 01:00

İbrahim Sediyani

 

Komşumuz Yunanistan, bir süredir Kuzey Atlantik Antlaşması örgütü (NATO) toplantılarında “oyunbozanlık” yaparak, birliğe üye diğer devletlerin başını ağrıtıyor. Birliğin diğer ülkeleri nezdinde belki de “incir çekirdeğini dolduramayacak kadar” önemsiz bir konuyu Yunanistan kendisi için “millî dâvâ” haline getirdiğinden, koskoca NATO, nasıl bir sonuca gideceğini bilemez duruma geldi. Konu, bağımsız olan Makedonya’nın bu isimle NATO’ya üye olup olamayacağı.

Yunan halkı, kültürlü bir halktır. Köklü bir medeniyet geçmişi olan, demokrasi, felsefe ve olimpiyatlara beşiklik yapmış toprakların asil topluluğudur. Bu özelliklerine ilaveten Akdeniz insanının sıcakkanlılığını da taşıyan bu halkın basiretsiz ve seviyesiz politikalar üreten yöneticilere sahip olması, talihsizlikten başka bir şey değil.

Yugoslavya’nın dağılmasının (1991) ardından Atina ile Üsküp arasında “Makedonya” adıyla ilgili 17 yıldır süregelen anlaşmazlık öyle kolayca çözüleceğe benzemiyor. Yunanistan, bağımsızlığını kazandığı günden beri Makedonya Cumhuriyeti’nin uluslararası platformlarda bu isimle tanınmasını engellemeye çalışıyor.

Krize arabuluculuk eden Birleşmiş Milletler (BM)’in önerdiği “Makedonya – Üsküp Cumhuriyeti”, “Yukarı Makedonya” ve “Yeni Makedonya” gibi isimler Üsküp’te kabul görmedi. Makedonyalılar, “Kabul ettiğimiz tek isim, anayasamızda yazılı olan, Makedonya Cumhuriyeti ismidir” diyorlar.

Makedonya Cumhuriyeti, Türkiye dahil 120 ülke tarafından bu isimle tanınmasına rağmen “Makedonya” adını kesinlikle kabul etmeyen Atina’yla kriz yaşıyor. Kendisini “Makedonya Cumhuriyeti” olarak adlandıran ülke, Yunanistan’ın itirazları nedeniyle BM nezdinde “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya” olarak anılıyor. Çünkü Yunanistan, kendi topraklarında “Makedonya” adında bir bölge olduğunu belirterek, bu adın kullanılması halinde yanlış (?) anlamlara yol açacağını ve ayrılıkçı imâlar taşıdığını ileri sürüyor. Üsküp hükûmeti ise “Makedonya” ismini değiştirmeyi reddediyor.

Yunan devleti, “Makedonya” isim hakkının sadece kendilerinde olduğunu ve bu ismi kendilerinden başka hiç kimsenin kullanamayacağını savunuyor. Yunanistan, Makedon Kralı Büyük İskender'in anavatanı ve bugünkü Yunanistan ülke sınırları içinde bulunan antik Makedonya bölgesinin adının başka bir ülke tarafından kullanılamayacağını söylerken, Makedonya Cumhuriyeti ise “hiçbir ülkenin başka bir ülkenin adını değiştirmesine hakkı yoktur” diyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, Arnavutluk gezisi sırasında yaptığı açıklamada, 2 – 4 Nisan 2008 günleri arasında Romanya’nın başkenti Bükreş’te yapılacak olan NATO Zirvesi’nde Arnavutluk ile Hırvatistan'ın örgüte üyeliğini destekleyeceklerini söyledi. Ancak Bakoyanni, kendilerine “Makedonya” demekte ısrar etmeleri halinde, Üsküp yönetiminin üyeliğine karşı çıkacaklarını açıkladı.

* * *

Ne komik bir durum, değil mi? Sadece ticarî ürünler değil, coğrafya isimlerinde de “patent” olayının olduğunu Yunan devleti sayesinde öğrenmiş olduk.

Yaşadığımız yerde Bingöllü bir âîle var. Yıllar önce doğan kızımıza “Elif” ismini verdiğimiz için bize küsmüşlerdi. İki oğulları olan bu âîle dostlarımız, meğerse bir gün kızları olursa ismini “Elif” koymak istiyorlarmış. Bu durumda isim hakkı onlarınmış. Biz nasıl olur da, onların kendi kızlarına koymayı düşündüğü ismi kullanırmışız? (Elif şimdi 4, 5 yaşında ama onların hâlâ sadece iki oğlu var)

Yunanistan’ın yaptığı da biraz buna benziyor.

BM, NATO ve AB, Yunanistan’ın bu çocukça davranışını ciddîye alır mı? Doğrusu bunu bilmiyoruz. Bekleyip göreceğiz.

 “Peki ya ciddîye alırlarsa?” diye düşünerek elime yine bir Dünya Atlası aldım ve Makedonya gibi yarısı bağımsız, yarısı da başka bir ülkenin egemenliği altında olan daha ne kadar coğrafya var diye göz gezdirdim.

 Gördüm ki bu durumda olan 7 ülke / coğrafya daha var. Yani 2 Nisan günü Yunanistan ciddîye alınırsa, dünyada 7 ülkenin daha ismini değiştirmesi gerekiyor.

* * *

Avrupa’da, Benelüks bölgesinde bulunan Lüksemburg’un adını değiştirmesi gerekiyor. Çünkü Belçika’nın bir vilayetinin ismi “Lüksemburg”dur, bu durumda ismin patenti Belçikalılar’dadır.

Peki Lüksemburg’a verilecek yeni isim ne olmalıdır? Ülkenin yerli dildeki ismi olan “Lëtzebuerg” ismini kullansınlar diyeceğim ama, bu isim Belçika Lüksemburgu’nda da kullanılıyor. Sonuçta aynı etnik kökenden gelen insanlar.

İsmi bir yana bırakalım da, Lüksemburg’un gururla taşıdığı uluslararası trafik plaka işareti olan “L” harfi ne olacak? Bu plakayı ismi L harfiyle başlayan hangi ülkeye vereceğiz?

L harfli plakayı Afrika’daki Liberya’a verelim diyeceğim ama bunu vicdanım kabul etmiyor. Çünkü ismi “özgürlük ülkesi” anlamına gelen bu ülkede “liberty” (özgürlük)’nin L’si bile yok. Bunu Libya için teklif etmeye ise çekiniyorum. Zira Albay Muammer Qaddafî bu L harfini “Lockerbie” isminin başharfi zannedip ürkebilir. Saddam’ın başına gelenlerden sonra adam çadırında bile korkudan uyuyamıyor, bir de biz ürkütmeyelim. Satrançta atlar L çizerek hareket ettikleri ve Türkler de “at, avrat, silâh” kültürüyle büyüdükleri için bunu Orta Asya’daki devletlerden birine verelim diyeceğim ama Türkî cumhuriyetler içinde L harfiyle başlayan devlet yok.

Buldum! Biz bu L harfli plakayı saklayalım ve günün birinde “Lazistan” kurulursa, ona verelim. (Bunu iyi akıl ettim gerçekten. Kendimle ne kadar gurur duysam, azdır.)

İrlanda Cumhuriyeti’nin de adını değiştirmesi gerekiyor. Çünkü Birleşik Krallık’ı meydana getiren dört parçadan birinin adı “Kuzey İrlanda” olup, bu durumda “İrlanda” isminin patenti Britanya’ya aittir. Hem, bu isim İrlanda dilinde “yeşil ada” demektir ve bu isimde dünyanın birçok yerinde adalar bulunur. Hatta Türkiye’de bile var; Isparta’daki Eğirdir Gölü’nde bulunan adanın ismi “Yeşilada” değil mi?

Kafkasya’daki Azerbaycan Respublikası’nın da adını değiştirmesi gerekiyor. Çünkü İran’da “Azerbaycan” isminde eyâlet var; hem de bir değil, tam iki tane. Birin adı “Doğu Azerbaycan”, birinin adı da “Batı Azerbaycan”. (Başkenti Tebriz olan Doğu Azerbaycan’ı anladım da, başkenti Urmîye olan eyâlete hangi mantıkla Batı Azerbaycan dendiğini anlamış değilim)

Ortadoğu’da, Iraq’ın kuzeyinde bulunan Kürdistan Özerk Bölgesi’nin de hiç şansı yok. Kürt devleti kurulsa bile “Kürdistan” ismini kullanamaz, çünkü İran’da “Kürdistan” isminde eyâlet var. “Azerbaycan” adında olduğu gibi “Kürdistan” adında da patent İran’ın elinde.

Bağımsız olmadan önceki ismi “Doğu Pakistan” olan Bangladeş’in de ismini değiştirmesi gerekiyor. Çünkü “Batı Bangladeş” Hindistan’ın bir eyâletidir ve başkenti Kalküta’dır. Bu durumda ismin patenti Hindistan’ın elindedir. Bangladeşliler kendilerine başka bir isim bulmak zorundadırlar. (“Doğu Pakistan” dediler olmadı, “Bangladeş” dediler olmadı. Bence “Avare” olsun!)

Yecuc ve Mecuc’un çıktığı topraklar olan Moğolistan’ın da adını değiştirmesi gerekiyor. Çünkü Rusya’da “İç Moğolistan Otonom Bölgesi” var. Orda insan yaşıyor mu, yaşamıyor mu, bilmiyorum ama bu isimde bir bölge var ya, siz ona bakın.

Afrika’daki Sudan da ismini değiştirmek zorunda, bu durumda. Zira anlamı “siyâhlar” olan Sudan, bütün İç Afrika için kullanılan tarihî ve coğrafî bir isimdir.

* * *

Söylediklerimi ciddîye alsanız da almasanız da bir şey değişmeyecektir ama şayet 2 Nisan günü “uluslararası toplum” Yunanistan’ı ciddîye alırsa, yukarıda söylediklerimin hepsi “şaka” olmaktan çıkabilir.

Bu arada aklıma harika bir fikir geldi: Gelin, biz de Arnavutluk, Bosna – Hersek ve Polonya’nın isimlerini veto edelim ve bu ülkelerden isimlerini değiştirmelerini taleb edelim.

“Şimdi bunu da nereden çıkardın?” demeyin. İstanbul’da “Arnavutköy”, “Yenibosna” ve “Polinezköy” yok mu?

 

ibrahim.sediyani@hotmail.de

  • Yorumlar 6
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim